<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Urfa Haber | Şanlıurfa Son Dakika ve Güncel Haberler</title>
                      <link>https://www.urfaguncel.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.urfaguncel.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Urfa Güncel haber sitesi olarak kullanıcılarımıza siyaset, asayiş, kültür, sanat, kaza haberleri, köşe yazıları, ekonomi, biyografi, yemek ve spor haberleri hizmeti vermekteyiz.</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Thu, 11 Jun 2026 01:33:58 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Urfa Haber | Şanlıurfa Son Dakika ve Güncel Haberler - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Urfa Haber | Şanlıurfa Son Dakika ve Güncel Haberler</copyright><item><title><![CDATA[Bağımlılıkla Mücadelede Şanlıurfa’dan Kritik Adım]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-bagimlilikla-mucadelede-sanliurfadan-kritik-adim-5584.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-bagimlilikla-mucadelede-sanliurfadan-kritik-adim-5584.html</link>
                    <description><![CDATA[ Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile Yeşilay Şanlıurfa Şubesi arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, özellikle tütün, alkol, uyuşturucu, kumar ve teknoloji bağımlılığına karşı kapsamlı çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 





Şanlıurfa’da bağımlılıkla mücadeleye yönelik önemli bir adım atıldı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile Yeşilay Şanlıurfa Şubesi arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, özellikle tütün, alkol, uyuşturucu, kumar ve teknoloji bağımlılığına karşı kapsamlı çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor.

Gerçekleştirilen imza törenine Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın yanı sıra Genel Sekreter Yardımcısı Emrah Karaca, Yeşilay Şanlıurfa Şube Başkanı Aziz Çiftçi, yönetim kurulu üyeleri ve belediye temsilcileri katıldı.

Protokole ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Gülpınar, Yeşilay’ın toplum sağlığını koruma noktasında önemli bir rol üstlendiğini vurgulayarak, bu iş birliği sayesinde bağımlılıkla mücadelede daha etkin ve geniş kapsamlı projelerin hayata geçirileceğini ifade etti.

Yeşilay Şanlıurfa Şube Başkanı Aziz Çiftçi ise yapılan anlaşmanın hayırlı olmasını temenni ederek, verilen desteklerden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar’a teşekkür etti.






 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Bağımlılıkla Mücadelede Şanlıurfa’dan Kritik Adım - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:45:46 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/bagimlilikla-mucadelede-sanliurfadan-kritik-adim-204746-20260408.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/bagimlilikla-mucadelede-sanliurfadan-kritik-adim-204746-20260408.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/bagimlilikla-mucadelede-sanliurfadan-kritik-adim-204746-20260408.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Nar suyu yeşil çaydan daha antioksidan]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-nar-suyu-yesil-caydan-daha-antioksidan-5555.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-nar-suyu-yesil-caydan-daha-antioksidan-5555.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Lezzeti ve tıbbi faydalarından dolayı dünya genelinde gittikçe popülerleşen bir meyve olan nar, bireylerin antibiyotiklere karşı direnç kazanmasına destek oluyor.İSTANBUL (İGFA) - Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Nar suyunda bulunan maddeler hücre yenilenmesini uyararak vücut direncini yükselttiğini ve bağışıklığı güçlendirdiğini söyledi.

Folik asit, potasyum, fosfor, demir, C vitamini ve lif bakımından oldukça yüksek içeriklere sahip olan nar, Japon patentli ilaçlarda yer alan 9 bitkisel gıda arasında yer aldığına dikkati çeken Eren, "Yapılan çalışmalara göre nar suyunun antioksidan aktivitesi yeşil çaydan neredeyse 3 kat daha fazla. Bütün bunlara bağlı olarak da narın üretim ve tüketimine talep giderek artıyor” dedi.



100 gram narın, yetişkin bir kişinin günlük ihtiyacı olan C vitamini dozunun yaklaşık yüzde 16’sını tek başına karşıladığını ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Narın birden fazla tüketim şekli bulunuyor. Genel olarak taze haliyle tercih edilse de ek olarak pekmez haline getirilerek, ekşi sosu yapılarak, meyve suyu ve sirke gibi farklı formlara dönüştürülerek, içecek gruplarına ferahlatıcı bir aroma olarak eklenerek ya da çay haline getirilerek de tüketilebilir. Nar çayı; ezilmiş nar taneleri, kurutulmuş nar çiçekleri veya nar suyu konsantresinin sıcak suya eklenmesi ile kolayca demlenebilir” diye konuştu.

Derya Eren, narın 16 faydasını şöyle sıraladı:


 Çekirdeğinden çıkarılan yağın içeriğinde bulunan maddeler kalp hastalıklarından korunmaya yardımcı olur.&nbsp;
 Nar suyu ekstresinde bulunan biyoaktif kimyasal bileşikler, hücresel anormal çoğalmayı ve tümör yayılımını önleyebilir.
 Nar meyvesinden elde edilen ekstre; akciğer, meme, kolon ve prostat kanserlerinin agresif etkilerinden korunmaya yardımcı olur.
 Kolesterolü dengeler.
 Kandaki glikoz seviyesini dengeleyerek şeker hastalığının önlenmesine yardımcı olur.
 Sistolik kan basıncını düşürücü etki gösterebilir.
 Prostat kanserinin önlenmesine katkıda bulunur.
 Kemikleri besler, kireçlenmenin önlenmesine yardımcı olur.
 İshal semptomlarını giderebilir.
 Otooksidasyonla meydana gelen hücre hasarının önlenmesine yardımcı olur.
 Hücreler arası iletişimde görev alan proteinlerin oluşumuna katkı sağlar.
 Kemik ve eklem iltihaplarının önlenmesine yardımcı olur.
 Karaciğer üzerinde koruyucu etki gösterir.
 Üreme sağlığına katkıda bulunur.
 Kas ağrılarının hafiflemesini sağlar ve ağır antrenmanlardan sonra vücudun toparlanmasını kolaylaştırır.
 Ağız sağlığını korumaya yardımcı olur.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Nar suyu yeşil çaydan daha antioksidan - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 16 Aug 2024 14:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/17082024100322_407203a1133d6d7cdab627e515104d81.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/17082024100322_407203a1133d6d7cdab627e515104d81.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/17082024100322_407203a1133d6d7cdab627e515104d81.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Maymun çiçeği virüsü nedir ve nasıl bulaşır?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-maymun-cicegi-virusu-nedir-ve-nasil-bulasir-5556.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-maymun-cicegi-virusu-nedir-ve-nasil-bulasir-5556.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), artış gösteren maymun çiçeği virüsü vakaları nedeniyle acil durum ilan etti. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), artış gösteren maymun çiçeği virüsü vakaları nedeniyle acil durum ilan etti. Maymun çiçeği virüsünün belirtileri, bulaşma yolları, tedavisi ve Türkiye’de görülüp görülmediği merak konusu olurken, Nev Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları bölümünden Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, maymun çiçeği virüsü hakkında açıklamalarda bulundu.

Maymun çiçeği virüsü, son günlerde Afrika’da görülme sıklığının artmasıyla beraber dünyada en çok konuşulan konulardan birisi haline geldi.

&nbsp;

Covid-19 salgını sonrası yeni bir pandemi tehlikesiyle karşı karşıya kalan dünyada, benzer bir durum 2022 yılında da yaşanmıştı. Alınan önlemler sayesinde kontrol altına alınan salgından iki yıl sonra, bu kez de Afrika Hastalık Kontrol Merkezi’nde benzer bir acil durum uyarısı yapıldı.

&nbsp;

Nev Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları bölümünden Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, maymun çiçeği virüsü hakkında açıklamalarda bulundu.

&nbsp;

Uzm. Dr.&nbsp;Mustafa Fevzi Özsoy, “DSÖ, dört kriterden ikisinin geçerli olması durumunda acil durum ilan ediyor. Bunlar arasında halk sağlığına ciddi etkisi, durumun beklenmedik olması, uluslararası yayılma riski ve seyahat/ticaret üzerindeki olası etkileri bulunuyor. 2022'de Avrupa'da da görülen çiçek virüsü salgını, özellikle Nijerya’dan gelen yolcularla ilişkilendirilmişti. Amerika Birleşik Devletleri salgın döneminde 119 milyon dolarlık çiçek aşısı tedarik etmişti. 2022'den bu yana Afrika'da yaklaşık 40.000 vaka ve 1.500 ölüm bildirildi. Vakaların çoğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde kaydedildi” dedi.

&nbsp;

Çiçek virüsünün, pox virüs ailesinden bir DNA virüsünden olup, hayvanlar arasında da yayılabildiğini ifade eden Özsoy, konuyu “İnsana bulaşan çiçek virüsü, 1980 yılında aşılarla tamamen eradike edilen son derece tehlikeli bir hastalıktı. Ancak hayvanlardan insanlara bulaşabilen Maymun Çiçeği Virüsü (Monkeypox) ise ilk kez 1958’de laboratuvarda tespit edilmiş ve 1970'te Afrika’da Kongo’da zoonotik bir hastalık olarak kaydedilmiştir” ifadeleriyle açıkladı.

&nbsp;

“MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜNÜN İKİ FARKLI TÜRÜ BULUNUYOR”

“Maymun çiçeği virüsünün iki farklı türü bulunuyor ve bunlar Kongo türü ile Batı Afrika türüdür. Kongo türü daha ölümcül olup yüzde 10’a varan ölüm oranına sahipken, Batı Afrika türü daha hafif seyrediyor. Bu virüs, COVID-19 gibi solunum yoluyla değil, daha çok yakın temas ve vücut sıvıları yoluyla veya cinsel temas ile bulaşıyor” diyen Uzm. Dr. Özsoy ifadelerine şu şekilde devam etti: “Halk arasında Maymun çiçek virüsü ile ilgili bazı yanlış bilgiler ve komplo teorileri de dolaşmaya başladı. Ancak bu virüs yakın temasla bulaşan bir hastalıktır ve bu hastalıktan doğru önlemlerle korunmak mümkündür. Özellikle yüksek risk gruplarına yönelik aşı ve tedavi seçenekleri mevcut. Aşısız bireyler için ise dikkatli olmak ve koruyucu önlemler almak büyük önem arz ediyor. Ülkemizde ve dünyada 1980 sonrası çiçek hastalığının eradike edilmesi nedeniyle durdurulan aşılama sebebiyle bu tarihten önce aşılanan kişiler için bulaş söz konusu değildir. Ancak yüksek riskli kişiler için halihazırda kullanılmakta olan aşı ve antiviral ilaçlar mevcuttur” dedi.

&nbsp;

“BÖLGEMİZ VE ÜLKEMİZ İÇİN BİR SALGIN RİSKİ KESİNLİKLE YOKTUR”

Dr. Özsoy, “Bu tür salgınlar ırk veya bölge fark etmeksizin herkesi etkileyebilmektedir.&nbsp; Şu anki salgın Afrika’da. 2022’deki salgın Avrupa’da, 2003’teki salgın ise Amerika’daydı. Ancak şu an için bölgemiz ve ülkemiz için bir salgın riski kesinlikle yoktur. Reyting amaçlı halk arasında panik yaratmaya yönelik sansasyonel haberlere özellikle sosyal medyada çıkan haberlere kesinlikle itibar etmemek gerekiyor. Pandemi planlanıyor, kurgu, film gibi söylemlere kesinlikle itibar edilmemelidir” şeklinde açıklamalarda bulundu.

&nbsp;

“ÜLKEMİZDE ŞU AN İÇİN VAKA GÖRÜLMÜŞ DEĞİLDİR”

Virüslerin milyarlarca yıldır gezegenimizde yer aldığını ifade eden Nev Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Bölümünden Uzm. Dr.&nbsp;Mustafa Fevzi Özsoy, “Virüsler doğanın bir gerçeğidir. Virüsler var olmaya ve salgınlar yapmaya da devam edecekler. Ayrıca ayrı bir safsata ise Kovid hastalığı için üretilen Sinovac aşısında maymun hücrelerinin kullanıldığı ve hastalığın oradan özellikle yayıldığı saçmalığıdır ki, bunun bilimsel bir dayanağı olmadığı gibi akıl ve mantıkla bağdaşır bir yanı da yoktur. Sinovac aşısı ilk defa Kovit salgınında üretildi, maymun çiçeği virüsü ise yıllar önce ilk defa 1953 senesinde tanımlandı ve ilk hastalık 1970 yılında zoonotik yani hayvandan geçen bir hastalık olarak ortaya çıktı. Bilim ve mantığa dayalı bilgilendirme ve önlemlerin salgınların etkisini azaltmada en önemli araçlardan biri olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir. Ülkemizde şu an için Sağlık bakanlığımızın açıkladığı gibi vaka görülmüş değildir, Maymun çiçeği hastalığı ile ilgili özel bir durum ya da risk söz konusu değildir” dedi.

BURSA (İGFA) -
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Maymun çiçeği virüsü nedir ve nasıl bulaşır? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 16 Aug 2024 13:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/17082024100404_c6e8e64eeccbbba6ff4f0cb848cf7c9e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/17082024100404_c6e8e64eeccbbba6ff4f0cb848cf7c9e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/17082024100404_c6e8e64eeccbbba6ff4f0cb848cf7c9e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Harran Üniversitesi Dr.Neriman Sıla Koç, Sicak Havalara Karşi Uyardı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-harran-universitesi-drneriman-sila-koc-sicak-havalara-karsi-uyardi-5549.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-harran-universitesi-drneriman-sila-koc-sicak-havalara-karsi-uyardi-5549.html</link>
                    <description><![CDATA[Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji bölümü Dr. Öğr. Gör. Neriman Sıla Koç, vatandaşları sıcak havalar karşı uyardı. Dr. Koç, sıvı kaybına dikkat edilmeli ve günlük 1.5-2.5 lt sıvı tüketilmesi gerektiğini vurguladı.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji bölümü Dr. Öğr. Gör. Neriman Sıla Koç, vatandaşları sıcak havalar karşı uyardı. Dr. Koç, sıvı kaybına dikkat edilmeli ve günlük 1.5-2.5 lt sıvı tüketilmesi gerektiğini vurguladı.

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bölümü Dr. Öğr. Gör. Neriman Sıla Koç, son dönemde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarına karşı vatandaşları uyardı.

Dr. Koç, yaptığı açıklamada, yaz aylarının kendini fazlasıyla hissettirdiği bu günlerde hava sıcaklıklarının sağlığı olumsuz yönde etkilediğini kaydetti.

Dr. Koç, “Şanlıurfa ülkemizin en sıcak illerinden biri, iklim değişikliği ile beraber tüm dünyada olduğu gibi Şanlıurfa’da da sıcaklardan daha fazla etkileniyoruz. Özellikle bakıma muhtaç, yatağa bağımlı izlenen, sıvıya erişimi zor olan hastalarda sıvı kaybında artış ve buna bağlı böbrek yetmezliği nedeniyle hastaneye yatışların arttığını görüyoruz. Bu tip hastalara bakım veren kişilerin hastalara yeterli sıvı alımlarını arttırmaları gerekiyor” dedi

Sağlıklı bireylerin günlük 1.5-2.5 Lt. sıvı tüketmeleri gerektiğine vurgu yapan Dr. Koç, “Sağlıklı bireylerde yeterli sıvı alımı günlük 1.5-2.5 lt olması gerekirken, bu durum böbrek yetmezliği olanlar için farklı olabiliyor. İleri böbrek yetmezliği olan hastalarda böbreğin su atma kapasitesini aşan durumlarda vücutta fazla sıvı birikmesine neden olabiliyor. bu durumdan kaçınmak için Böbrek yetmezliği olan hastaların mutlaka nefrologlarına danışarak sıvı alımlarını arttırmaları gerekiyor” diye konuştu.

Dr. Koç sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böbrek yetmezliği, Kalp yetmezliği, diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları olan hastalarımızın özellikle öğlen saatlerinde dışarı çıkmamalarını, terlemeyle beraber fazla sıvı kaybı olduğu durumlarda sıvı alımlarını yeterli miktarda arttırmalarını öneriyoruz. Terlemeyle beraber sadece sıvı değil sodyum ve potasyum kaybı da oluyor, bu nedenle suyun yanı sıra soda, tuzlu ayran gibi mineralli içecekler ile sıvı alımı arttırılmalı. Şapka şemsiye gibi güneşten koruyucu ürünleri mutlaka kullanmalarını, düzenli kan basıncı takibi yapmalarını, doktor kontrollerini ve ilaçlarını aksatmamalarını öneriyoruz. Aynı zamanda sıcak havalarda gıda güvenliği de önemli bir konu. Artan hava sıcaklığı bakterilerin hızlı şekilde çoğalmasına ve &nbsp;gıda zehirlenmelerine neden oluyor. kusma ishal ile ciddi miktarda sıvı kayıpları böbrek yetmezliğine neden olabiliyor bu şekilde takip ettiğimiz hasta sayısı çok fazla. Bu konuya da özellikle dikkat edilmesi gerekiyor”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Harran Üniversitesi Dr.Neriman Sıla Koç, Sicak Havalara Karşi Uyardı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 22 Jul 2024 14:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/harran-universitesi-dr-koc-sicak-havalara-karsi-uyardi-170857-20240722.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/harran-universitesi-dr-koc-sicak-havalara-karsi-uyardi-170857-20240722.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/harran-universitesi-dr-koc-sicak-havalara-karsi-uyardi-170857-20240722.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kanser genç yetişkinlerde hızla artıyor! ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-kanser-genc-yetiskinlerde-hizla-artiyor-5487.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-kanser-genc-yetiskinlerde-hizla-artiyor-5487.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2022 yılında dünyada 19 milyon 976 bin yeni kanser vakası görüldü. Her yıl yaklaşık 10 milyon insan kanser nedeniyle hayatını kaybediyor, bu da kanseri yaklaşık altı ölümden birinin nedeni ve küresel olarak en büyük sağlık sorunlarından biri haline getiriyor.İSTANBUL (İGFA) -&nbsp;Türkiye’de de 2022 yılında 240 bin insana kanser teşhisi konuldu ve 679 binden fazla insan kanser tanısı ile hayatına devam ediyor. Günümüzde görülme sıklığı giderek artan kanserin 2030 yılında dünyada 26 milyon insanın daha kapısını çalacağı öngörülüyor. Bu yükselişin büyük ölçüde nüfus artışı ve yaşam süresinin uzaması nedeniyle yaşanacağı belirtiliyor. &nbsp;Üstelik eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kanser günümüzde genç yaş grubunu da tehdit ediyor!&nbsp;Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, &nbsp;son yıllarda kanserin 50 yaş altındaki kişilerde görülme oranının 1990 yılına göre yüzde 80 oranında artış gösterdiği uyarısında bulunuyor. &nbsp;Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er,&nbsp;hatalı yaşam tarzının ve çevresel risk faktörlerine erken yaşta maruz kalmanın genç erişkinlerde kanser riskini artırdığına dikkat çekerek, “Genç yaş grubunda kanserin yaygınlaşmasında en önemli etkenler ise hatalı beslenme alışkanlıkları, çağımızın önemli sorunu olan obezite, sigara kullanımı ve alkol tüketimi &nbsp;gibi risk faktörleridir” diyor. &nbsp;



SON 30 YILDA YÜZDE 80 ARTTI!&nbsp;

Günümüzde 50 yaşın üzerindeki yetişkinlerde ortaya çıkan ve geç başlangıçlı olarak ifade edilen kanserlerin görülme oranı daha yüksek olsa da, 50 yaşın altındaki yetişkinlerde ortaya çıkan erken başlangıçlı kanserlerin küresel görülme sıklığı giderek artıyor. Bir çalışmada bilim insanları; 204 ülke ve bölgede 2019 veri tabanını temel alarak, 50 yaş altındaki kişilerde teşhis edilmiş olan 29 kanserin küresel yükünü araştırdı. 14-49 yaşları arasında teşhis edilen kanser vakaları erken başlangıçlı kanserler olarak kabul edildi. Yapılan araştırmada; kanserin 50 yaş altındaki kişilerde görülme oranında 1990 yılına göre yüzde 80 oranında bir artış yaşandığı tespit edildi. Araştırmada; geniz ve prostat kanserinin erken yaş grubunda en hızlı artış eğilimi gösteren kanser türleri olduğu belirlendi. Ölüm oranlarına bakıldığında ise en hızlı artış eğilimi böbrek ve yumurtalık kanserlerinde görüldü. Yine uzmanlar tarafından; 50 yaş altında görülen kanserlerin görülme sıklığının 2030 yılında yüzde 31 oranında artacağı tahmin ediliyor. &nbsp;



EN ETKİLİ ÖNLEM DÜZENLİ TARAMA PROGRAMLARI&nbsp;

Günümüzde pek çok kanser türünün düzenli olarak yapılan tarama programları ile erken dönemde tespit edilebilmesi ise yürekleri ferahlatıyor.&nbsp;Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er,&nbsp;kanser tarama programlarının genç yaş grubunda görülen kansere ve buna bağlı hastalık yüküne karşı en etkili önleyici tedbir olduğuna işaret ederek, “Örneğin kolon ve rahim ağzı kanseri gibi bazı kanser türleri tarama programları ile henüz kanser gelişmeden tespit edilebilmektedir. Bu nedenle tarama programlarını düzenli olarak yaptırmak yaşamsal öneme sahiptir” diyor.



KANSER ARTIK TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIK

Kanser, tıp dünyasında yaşanan son gelişmeler sayesinde artık tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer alıyor. Öyle ki pek çok kanser türü günümüzde kronik hastalık olarak değerlendiriliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, son yıllarda ‘hassas onkoloji’ yaklaşımının kanseri yenmek için en iyi yeni silahlardan biri olduğuna dikkat çekerek,&nbsp;“Hassas onkoloji, her bir hastada kanserin genetik yapısının ve moleküler özelliklerinin incelenmesini içerir. Bu yaklaşım&nbsp;kanserin büyümesine ve yayılmasına neden olabilecek hücrelerdeki değişiklikleri tanımlar. Daha sonra bu bilgiler ışığında hastaya en uygun olan kişiselleştirilmiş tedaviler belirlenmektedir” diyor.

&nbsp;

HEDEFE YÖNELİK TEDAVİ İLE BAŞARILI SONUÇLAR&nbsp;

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, meme, bağırsak ve böbrek kanserleri başta olmak üzere günümüzde birçok kanser türünde hedefe yönelik tedavilerden oldukça başarılı sonuçlar alındığına işaret ederek, “İmmünoterapi onkolojik tedavilerde son birkaç yılda ön plana çıkan yöntemlerden. İmmünoterapi tedavisinde amaç hastanın kendi savunma sistemlerinin yeniden aktive olmasını, böylece hastalıkla mücadele etmesini sağlamaktır. Bu yöntem günümüzde standart tedavi yaklaşımı olarak yerini almıştır” diyor. &nbsp;Prof. Dr. Özlem Er, kemoterapi ilaçlarının da günümüzde sayılarının arttığını ve daha az yan etki yapması için uygun destek tedavilerin geliştirildiğini söylüyor.&nbsp;



KANSERDEN KORUNMAK İÇİN 7 ÖNLEM!&nbsp;

Yaşam alışkanlıklarında yapılacak olan düzenlemeler ile kanserin gelişme riski düşürülebiliyor. Prof. Dr. Özlem Er, kanserden korunmak için almanız gereken en önemli önlemleri şöyle özetliyor:&nbsp;

Sigara ve alkolden uzak durunSebze ve meyve tüketinDüzenli egzersiz yapınİdeal kilonuzu koruyunİşlenmiş yiyeceklerden kaçının&nbsp;Gazlı içecekler tüketmeyinGüneşe maruziyeti günde 15 dakika ile sınırlayın


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Kanser genç yetişkinlerde hızla artıyor!  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 28 Mar 2024 10:23:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/28032024133528_64bec5250c5877574d878066cef2ba60.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/28032024133528_64bec5250c5877574d878066cef2ba60.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/28032024133528_64bec5250c5877574d878066cef2ba60.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gece terleyerek uyanıyorsanız dikkat! Gece terlemesine 5 önlem!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-gece-terleyerek-uyaniyorsaniz-dikkat-gece-terlemesine-5-onlem-5485.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-gece-terleyerek-uyaniyorsaniz-dikkat-gece-terlemesine-5-onlem-5485.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Aşırı sıcak havalar, yine aşırı ısıtılmış bir oda veya kalın bir yorganla örtünme gece terlemelerinin basit bir nedeni olabiliyor. Uyku sırasında oluşan gece terlemelerinin şiddeti orta derecede yaygın terlemeden, yatak çarşaflarının değiştirilmesini gerektirecek boyutlara ulaşabilen terlemelere kadar değişebiliyor.  Uzmanlar, gece terlemesine karşı şu önerilerde bulundu.İSTANBUL (İGFA) - Vücudumuzun ısısını kontrol etmek için gerekenden fazla ter salgılaması ‘aşırı terleme’ tıp dilinde de hiperhidroz olarak tanımlanıyor. &nbsp;Aşırı terleme sadece gün içinde değil, gece ataklar halinde de gelişebiliyor. &nbsp;

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yıldız Okuturlar, ateş ve kilo kaybı eşlik etmediği sürece gece terlemelerinin hemen tetkik edilmesinin gerekli olmayabileceğini belirterek, “Ancak ateş olmasa bile yatak örtülerini ya da atlet değiştirmeyi gerektiren şiddetli gece terlemelerinin ise enfeksiyon veya kanser varlığı açısından değerlendirilmesi çok önemlidir” dedi.&nbsp;İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yıldız Okuturlar, gece terlemelerine yeni başlanmış olan reçeteli ya da reçetesiz ilaçların da yol açabileceğine işaret ederek, “Kullanılan ilaçların mutlaka göz önünde bulundurulmaları gerekmektedir. Zira ilaçlar, artan terleme ve gece terlemelerinin yaygın bir nedenini oluşturmaktadır” diyor. Prof. Dr. Yıldız Okuturlar, gece terlemelerine sebep olabilen bazı hastalıkları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu! &nbsp;&nbsp;

ENFEKSİYONLAR

Gece terlemesine ateş eşlik ediyorsa, nedeni bakteriyel ve virüs kaynaklı enfeksiyonlar olabiliyor. &nbsp;

Tüberküloz: Öksürük, balgam çıkarma, yorgunluk ve kilo kaybı &nbsp;olması, bakteriyel bir enfeksiyon olan tüberküloz hastalığından kaynaklanabiliyor.&nbsp;

Zatürre: Özellikle ateş, yeşil renkli balgam, üşüme, titreme, nefes darlığı ve öksürük de varsa, zatürre habercisi olabiliyor.&nbsp;

Sıtma, tifo, kene: Sıtma, tifo ve kene ile bulaşan hastalıklar (Lyme hastalığı vb) açısından ikamet edilen veya seyahat edilen bölge önem taşıyor.&nbsp;

Covid-19: &nbsp;Covid – 19 enfeksiyonunda da gece terlemeleri görülebiliyor.&nbsp;

Brusella: Özellikle evcil hayvanı olan veya hayvansal ürünler ile çalışan ya da çiğ süt veya pastörize edilmemiş sütle yapılan peynir tüketenlerde görülen brusella gece terleme nedeni olabiliyor.&nbsp;

Kalp kapağı enfeksiyonları: Deri ve tırnaklarda döküntü veya tırnak içi kanamalar gibi değişiklikler varsa, endokardit, yani kalp kapağı enfeksiyonlarına işaret edebiliyor. Ayrıca özellikle avuç içi ve ayak tabanlarında renk değişikliği de gelişebiliyor.&nbsp;

Kemik iltihabı: Sırt ve eklem yerlerinde lokalize ağrı varsa, gece terlemesinin nedeni kemik iltihabı olabiliyor.&nbsp;

GECE TERLEMESİNE KARŞI 5 ÖNLEM!&nbsp;

Gece terlemelerinde altta yatan etkenin mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor. Prof. Dr. Yıldız Okuturlar, farmakolojik tedaviler dışında evde alabileceğiniz önlemleri şöyle sıralıyor:


 Cildi serin tutmak için odayı soğutun
 Pamuklu iç çamaşırları kullanın&nbsp;
 Pamuklu çarşafları tercih edin&nbsp;
 Bol su içmeye özen gösterin
 Baharatlı besinler ve kafeinden kaçının

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Gece terleyerek uyanıyorsanız dikkat! Gece terlemesine 5 önlem! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 26 Mar 2024 13:34:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/26032024221234_3a6bf712acfddfbca12cb4adf60aa658.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/26032024221234_3a6bf712acfddfbca12cb4adf60aa658.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/26032024221234_3a6bf712acfddfbca12cb4adf60aa658.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gençleri daha çok etkiliyor... Bahar alerjisine dikkat!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-gencleri-daha-cok-etkiliyor-bahar-alerjisine-dikkat-5478.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-gencleri-daha-cok-etkiliyor-bahar-alerjisine-dikkat-5478.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Baharla birlikte alerji mevsimi de geldi. Uzmanlar, bahar alerjisinin, bitkilerin polenlerine karşı hassas kişilerin geliştirdiği bir çeşit bağışıklık reaksiyonu olduğunu belirtti.İSTANBUL (İGFA) - Türkiye’de yapılan çalışmalarda en sık çimen, yabani ot, tahıl ve genel olarak ağaç polenlerine alerji olduğu görülüyor. Bunlarla karşılaşma oranının yüksek olduğu kırsal alanlarda alerjilerin görülme sıklığının daha fazla olduğunun altını çizen Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Saltürk, “Alerjiye karşı alınabilecek en kesin önlem alerjenden korunmaktır. Bu nedenle maske takılması, olabildiğince alerjen olan ortamdan uzak durulması ve evde bitki varsa evin sık sık havalandırılması gibi önlemler alınabilir” dedi.

TUZLU SU İLE BURUN YIKAMAK ALERJEN YOĞUNLUĞUNU AZALTIYOR

Bahar alerjisi tespitinde en yaygın testin deri testi olduğunu paylaşan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Saltürk, “Bu testler alerji kliniği olan merkezlerde yapılabilir. Cilt altına yerleştirilen alerjenlere hassasiyet ölçülür.&nbsp; Bu sayede bahar alerjisinin kaynağı tespit edilebilir” diye konuştu.



Alerji semptomları için en basit uygulamanın burun yıkamak olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ziya Saltürk, “Tuzlu su ile burun yıkama, alandaki alerjen yoğunluğunu düşüreceği için şikayetleri de azaltacaktır. Burun tıkanıklığı ve hapşırma günlük yaşam kalitesini etkiliyorsa tedaviye başlanması gerekir” dedi.

EVDEKİ BİTKİLER BALKONA ÇIKARILMALI VE EV SIK SIK HAVALANDIRILMALI

Alerjide ilk tedavi basamağının antihistaminikler olduğunu söyleyen Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Saltürk, “Tuzlu suyun yeterli gelmediği durumlarda montelukast sodyum içeren ilaçlara başvurulabilir. Burun tıkanıklığı yoğun hastalarda kısa süreli dekonjestan ilaçlar verilebilir. Nazal steroidler burundaki ödemi azaltmak için kullanılan diğer bir ilaç grubu. Alerjileri azaltmak için alerjen olan ortamlarda maske kullanılması, bitki varsa balkon gibi yerlere çıkarılması, araçlarda bulunan sirkülasyon özelliğini kullanarak dışarıdaki alerjen bulunan havaya karşı izolasyon sağlanması veya evin havalandırılmasına özen gösterilmeli.

Bahar alerjilerinde aşıların da bir seçenek olduğunu paylaşan Prof. Dr. Ziya Saltürk, “Alerji aşıları deri testinde tespit edilen alerjene karşı uygulanan duyarsızlaştırma tedavisidir. Düzenli olarak alerjene maruz bırakılarak bağışıklığın ona karşı duyarsız hale gelmesi amaçlanır. Cilt altı uygulamaları dil altına göre daha etkilidir. Tedavi 5 yıl kadar sürüyor ve yüzde 60 dolaylarında ciddi kalıcı başarı sağlanıyor. Hastaların yüzde 80’inde belli bir seviyeye kadar rahatlama elde edilebiliyor” şeklinde konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Gençleri daha çok etkiliyor... Bahar alerjisine dikkat! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 21 Mar 2024 15:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/21032024182752_13ee585b7f2207dc215f42927b4c048d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/21032024182752_13ee585b7f2207dc215f42927b4c048d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/21032024182752_13ee585b7f2207dc215f42927b4c048d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ramazanda İlaç Kullanımını İhmal Etmeyin!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-ramazanda-ilac-kullanimini-ihmal-etmeyin-5449.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-ramazanda-ilac-kullanimini-ihmal-etmeyin-5449.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Sağlıklı bir yetişkin belirli bir dönem oruç tutmaya dayanabiliyor. Ancak uzmanlar, hasta ve aşırı yaşlıların, vücutlarında bozukluk veya yetersizlik olması nedeniyle, ilaçlarını aksatmaları durumunda oruç tutmaya dayanamayabileceği veya bozukluk ve yetersizliklerinin daha da artabileceğine dikkat çekiyor.

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turgay Çelik, Ramazan ayında doğru ilaç kullanımına ilişkin bilgi vererek ilaç kullanımın aksatılmaması uyarısında bulundu. 

Hasta ve yaşlı kişilerin Ramazanda ilaç kullanmamasının hastalıkların alevlenmesine veya yeni hastalıkların tetiklenmesine, tedavinin durmasına, hastalıkların tekrar başlamasına yol açabileceğine dikkat çekti. Turgay Çelik, “Özellikle, yaşlılık, hamilelik ve emzirme gibi bazı özel sağlık durumlarında ve hastalıkların iyileşme dönemlerinde oruç tutma başka bir zamana ertelenebilir. Aksi durumda, orucun, sağlık durumunu kötüleştirebileceği veya hastalık dönemini uzatabileceği unutulmamalıdır” dedi. 

“İlacı Saatinde Almak Hayati Önem Taşıyabilir”

Hekimlerin hastanın ilacını “vücutta hastalığı tedavi edecek miktarda olmasını sağlayacak şekilde” yazdığını ifade eden Turgay Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
 “İlaç alım saatinin ertelenmesi, vücuttaki ilaç miktarını azaltır. Ramazanda, özellikle kalp, şeker, hipertansiyon, astım, tiroid, romatizma, kanser, epilepsi gibi kronik hastalıkları olan kişilerin ilaçlarını aksatmadan almaları hayati önem taşır. Kronik hastalığa bağlı sürekli ilaç kullanması gereken kişilerin, ilaç saatlerini değiştirirken mutlaka doktorlarına danışması gerekir. Bu durumlarda, öncelikle doktorunuzun sağlığınızın oruç tutmaya müsait olup olmadığını ortaya koyması gerekir. Doktorunuzun oruç tutmanıza izin vermesi halinde, ilaç saatleri onun önerisine göre planlanmalı ve sürdürülmelidir. Ayrıca, dengeli ve ölçülü beslenmeye ve yeterli sıvı almaya da özen gösterilmelidir.”  

Mutlaka Oruç Tutmak İstiyorsanız Doktorunuza Danışın

“Eğer hastalığınız tedavi edildiyse, daha iyi hale geldiyse, o zaman hekiminizle konuşarak, sahurda ve iftarda ilaçlarınızı kullanarak orucunuzu tutabilirsiniz” diyen Turgay Çelik, şunları kaydetti:

“Ancak oruç tutmak hastalığı artırıyorsa ve farklı hastalık belirtileri göstermeye başladıysa, kesinlikle oruç tutmayı ertelemek veya bırakmak gerekir. Günde 2 veya 3 defa alınan ilaçlarla süren tedavilerde, bunların yerini değiştirmek mümkün olmadığı için orucu bırakmak gerekir. İlaçlar belirli saatlerde belirli aralıklarla alınmak zorundadır. Gün içinde alınan ilaç varsa veya sıkıntılar ortaya çıkmaya başladığında alınan ilaçlar varsa, o zaman oruç kesinlikle ertelenmeli veya bırakılmalıdır. Her şeye rağmen oruç tutma isteği var ise hekim kontrolünde hastalık durumu ve ilaç dozajı gözden geçirildikten sonra oruca başlanmalıdır.”

“Oruç Bebek Gelişimine Zarar Veriyor”

Hamileler ve emzirenlerin oruç tutmasına ilişkin de uyarılarda bulunan Prof. Dr. Turgay Çelik, “Hamileyseniz veya emziriyorsanız oruç tutmamalısınız. Oruç tutmayı doğum sonrasına veya emzirme dönemi sonrasına erteleyebilirsiniz. Çocuk ve kendisi için annenin, iyi ve gıda değeri yüksek besinleri alması ve su tüketmesi gerekir. Hamilelerin oruç tutmasının, bebek gelişimi üzerinde ciddi sağlık sorunları oluşturduğu değerlendirilmektedir. Anne-bebek sağlığı ve gelişimi için bu dönemlerde oruç mutlaka ertelenmelidir” diye konuştu.

Yine de oruç tutmayı tercih edenler için de önerilerde bulunan Turgay Çelik, şöyle devam etti:

“Doktor kontrolünde güneş batımı ile doğumu arasında gıda değeri yüksek yemek ve yeterli içecek almaya çok özen gösterilmesi gerekir. Özellikle, oruçlu dönemde aşırı fiziksel aktivitelerden uzak durmaya özen gösterilmelidir. Bu dönemde bebek hareketlerinde azalma, baş dönmesi, yorgunluk, bulantı veya kusma belirtileri gözlendiğinde oruç bırakılmalı ve hemen hekim kontrolü ve desteğine geçilmelidir. Bu arada hamilelik döneminde zaten iyi beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesine özen gösterilmeli ve gerekirse ilgili uzman hekimlerden yardım alınmalıdır.”

Oruç Tutarken Bunları Yaşıyorsanız Mutlaka Doktora Başvurun

Oruç tutarken açlık nedeniyle rahatsızlık hissedilebileceğini ancak bazı durumların hastalık belirtisi olabileceğini belirten Prof. Dr. Turgay Çelik, şu durumlarda doktora başvurulması gerektiğini kaydetti:   


	
	İstirahatle azalmayan yorgunluk, baş dönmesi varsa, düşük tansiyona bağlı olabilir.
	



	Bulantı, baş dönmesi ve odaklanma sorunu varsa, susuz kalmaya veya ve az sıvı alımına bağlı olabilir. 
	Ramazanda az sıvı alımına bağlı böbrek taşı oluşma riski ve belirtileri artabilir.
	Oruç sırasında kabızlık, kötü sindirim ve mide ekşimesi gibi belirtilerle sık olarak karşılaşılır. Bunların sıklığını azaltmak için sağlıklı ve doğru beslenme gerekir.
	Çoğu kişi oruç tutarken baş ağrısı ve migren gibi belirtilerin olduğunu belirtir: Bu belirtilerin geçmemesi ve artması halinde doktora başvurulmalı.
	Oruç sırasında aşırı spor ve fiziksel aktiviteden uzak durmak gerekir. Buna rağmen, spor yapılması gerekli ise günün sonunda hafif spor yapılması tavsiye edilir.


Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Ramazanda İlaç Kullanımını İhmal Etmeyin! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 11 Mar 2024 11:04:56 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/11032024232555_2306d88c3fb685ee694076a6edee0998.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/11032024232555_2306d88c3fb685ee694076a6edee0998.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/11032024232555_2306d88c3fb685ee694076a6edee0998.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ramazan'da Böbrek Hastalarına 6 Önemli Uyarı!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-ramazanda-bobrek-hastalarina-6-onemli-uyari-5448.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-ramazanda-bobrek-hastalarina-6-onemli-uyari-5448.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Oruç tutmak fiziksel ve ruhsal sağlığımız üzerinde pek çok fayda sağlasa da, bazı kurallara dikkat etmediğimizde böbrekleri etkileyebiliyor. Beslenmenin hastalıkların tedavisinde, ilerlemesinde veya gerilemesinde önemli olabileceğini belirten Acıbadem International Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Bilal Görçin, “Ramazan’da beslenme alışkanlıkları değişebileceği için özellikle böbrek hastalarında daha da önemlidir. Kronik böbrek hastalarının oruç tutmadan önce mutlaka hekimleriyle görüşmeleri gerekmektedir” diyor. Nefroloji Uzmanı Dr. Bilal Görçin, kronik böbrek hastalarının Ramazan’da sağlıklı ve yeterli beslenmenin yanı sıra bol su tüketmeye de önem vermeleri gerektiğini belirterek, “Böbreklerimizin, vücudumuzda her gün oluşan zehirleri ve zararlı maddeleri atmak, kan yapmak, su ve tuz dengemizi sağlamak, tansiyonumuzu ayarlamak, kemiklerimizi kuvvetlendiren   D vitaminini yapmak gibi birçok işlevi vardır. Zararlı maddeleri atmak ve su – tuz dengesini ayarlamak için günlük alınan sıvının miktarı önemlidir. Günlük sıvı ihtiyacımız 1 – 1,5 litredir. Ramazan, bu yıl normal sıcaklık aylarına geldiği için aynı miktarda sıvı alımı yeterlidir. Aşırı zorlanmamalıdır” diye konuşuyor. Nefroloji Uzmanı Dr. Bilal Görçin, “Böbrek hastalıkları genellenemez. Bu nedenle böbrek hastalığına sahip kişilerin Ramazan’da beslenme yaklaşımları farklı olmalıdır” diyerek, böbrek hastalarının oruç tutarken dikkat etmeleri gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. 

İftar ve sahurda bol su için

Az sıvı almak böbrek fonksiyonları üzerine olumsuz etkiden ziyade idrar yolları taşı ve enfeksiyon hastalıklarında önem taşıyor. Dolayısıyla sık idrar yolları enfeksiyonu geçiren veya taş, kum döken kişilerin Ramazan’da daha dikkatli olmaları gerekiyor. Nefroloji Uzmanı Dr. Bilal Görçin, “Bu hastalıklar oruç tutmaya engel değildir. Ancak hastalar iftar ve sahurda içtikleri su miktarını artırabilirler. Ramazan’da iftar yemeği ile sahur arasında en az 1 – 1.5 litre su içilmesi çok önemlidir. Çay ve kahve vücuttan su atılımına neden olduğu için sıvı alımında ana kaynak ise mutlaka su olmalıdır” diyor.

Midenize aniden yüklenmeyin

Hastalıkların şiddetlenmesi veya rahatsızlık vermesi susuzluktan çok aşırı yemek yemekten oluşuyor. Normal zamanda bile aşırı yemek sonrası kalp krizleri, beyin kanamaları artıyor. Açlığın ise olumlu etkileri bile olabiliyor. Nefroloji Uzmanı Dr. Bilal Görçin, “Hipertansiyon hastaları, tek böbrekli kişiler, böbreğinde kist veya kistler olanlar bir anda aşırı yemekten kaçınmaları kaydıyla özel bir önleme gerek duymadan oruç tutabilirler. Bu hastalar, suyu iftar ve sahurda bol içmeli, sahura mutlaka kalkmalı, tüketilen tuz miktarına dikkat etmeli, ilaçlarını hekimlerinin önerilerine göre iftar, sahur ve yatmadan önceki zamanlarda düzenli almalıdırlar” diyor.  

Tuz tüketimini kısıtlayın

Dünya Sağlık Örgütü, tüketilmesi gereken günlük tuz miktarını 5 gram   olarak öneriyor.  Bu miktar silme bir tatlı kaşığına denk geliyor. Böbrek yetmezliği olan hastaların ise tuz tüketimini daha fazla kısıtlamaları gerekiyor. Nefroloji Uzmanı Dr. Bilal Görçin, böbrek yetmezliği hastaları için en önemli sorunun tuz tüketimi olduğu uyarısında bulunarak, “Vücudumuzda su tek başına hareket etmez. Mutlaka tuza eşlik eder. Örneğin idrar söktürücü dediğimiz ilaçlar idrarı söktürmez, tuzu atar, tuz da yanında suyu götürür. Bu nedenle özellikle böbrek ve kalp yetmezliği olan hastalarda tuz beraberinde suyu da tutacağı için tansiyon yükselmesi, kalp ve akciğer yetmezliği, böbrek yetmezliğinin şiddetlenmesine yol açabilir. Bunu önlemek için tuz içeriği yüksek turşu, salamura besinler, dondurulmuş gıdalar, tuzlu kuruyemişler, peynir ve zeytinin tuzlusu gibi gıdalardan uzak durulması çok önemlidir” diyor.

Bu besinlere dikkat! 

Böbrek yetmezliği dışındaki ılımlı böbrek hastalarında aşırı diyet kısıtlamasına gerek görülmüyor. Nefroloji Uzmanı Dr. Bilal Görçin, “Ancak üre, ürik asit, fosfor ve potasyum yüksekliği, kemik metabolizma bozukluğu varsa diyet önem taşımaktadır” uyarısında bulunarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kronik böbrek yetmezlikli hastaların kanlarında böbreğin atamadığı üre, ürik asit, fosfor ve potasyum başta olmak üzere birçok zehirli madde birikime uğramaktadır. Eğer hastanın fosfor miktarı yüksek ise fosfor içeren süt ve süt ürünleri ile balık gibi besinlerden kaçınılmalıdır. Diyabet, kronik böbrek yetmezliği ve potasyum tutucu etkisi olan tansiyon ilacı kullanan kişilerin de potasyumdan zengin gıdalar olan kayısı, muz, üzüm, şeftali, kivi, incir gibi meyveler ile bunların suyu, kurusu, reçeli ve marmeladından uzak durmaları gerekmektedir. Ürik asit hem gut hastalarında hem böbrek yetmezliği hastalarında yüksek olabilir. Ürik asit proteinlerin yıkım ürünüdür. Özellikle gut hastalarının hayvansal proteinleri daha az tüketmeleri yararlı olabilmektedir”

Sahura mutlaka kalkın

Oruç tutarken yapılan en önemli hatalardan biri sahura kalkmamak oluyor. Ancak tüm gün aç kalacak olmanın kaygısıyla sahurda ağır yemekler tüketilmesi de susamaya yol açmasının yanı sıra hazımsızlık ve reflü gibi sindirim sistemi yakınmalarını artırırken böbrek ve kalp sağlığını da olumsuz etkiliyor. 

Kahve ve çay vücudu susuz bırakmasın

Gazlı içecekler, soda, kahve ve çay da içerdikleri sodyum ile idrar söktürücü (diüretik) etkileri sebebiyle fazla tüketildiklerinde kan basıncını ve kalp hızını yükseltebiliyorlar. Ayrıca kafein içeriği yüksek olan kahve ve çay sanılanın aksine sıvı ihtiyacını karşılamak yerine idrar söktürücü özellikleri nedeniyle vücutta su kaybına yol açabiliyor. Dolayısıyla kahve ve çay yerine sıvı ihtiyacınızı su, bitki çayları, şekersiz komposto, ayran ile karşılamaya özen gösterin. 

‘Her hastalık ayrı değerlendirilmeli’ 

Nefroloji Uzmanı Dr. Bilal Görçin, her hastalığı ve oruç tutmanın hastalık üzerine etkilerini ayrı ayrı değerlendirmek gerektiğinin önemini vurguluyor. Dr. Bilal Görçin, şunları ekliyor: “Böbrek hastalıklarını 5 evreye ayırıyoruz. Evrelemeyi hastanın kan kreatin değerine göre yapıyoruz. I. ve II. evre en rahat evredir. Kreatinin normal veya çok az yükselmiştir. Bu evrede hastaların beslenme alışkanlıklarında belirtilen hususlara ve ilaçlarına dikkat etmek kaydıyla oruç tutmalarında sakınca yoktur. Evre IV ve V ise diyaliz hazırlık ve diyaliz aşamasıdır. Diyaliz hastaları oruç tutamaz. Çünkü hiç idrarları yoktur ve diyaliz işlemi sırasında verilen ilaçlar elektrotla kana karışır, kanları birçok madde ile temas edilir. Diyaliz hazırlık dönemi dediğimiz evre IV hastalarına da orucu önermiyoruz. Çünkü bu dönem ilaç kullanımı ve damar hazırlık dönemidir. Sorunsuz sonuçlanan böbrek nakli hastalarının ve böbrek vericilerinin ise oruç tutmalarında sakınca yoktur. İlaç kullanım zamanlarını ayarlamaları yeterlidir. Ancak böbrek hastalığı olanların hangi evrede olup olmadığına bakılmaksızın mutlaka nefroloji hekimiyle görüşüp, bu konuda bilgi almaları gerekmektedir”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Ramazan'da Böbrek Hastalarına 6 Önemli Uyarı! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 11 Mar 2024 11:03:43 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/11032024232535_d39ad6686535152fccb3b754b1381fe4.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/11032024232535_d39ad6686535152fccb3b754b1381fe4.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/11032024232535_d39ad6686535152fccb3b754b1381fe4.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İşyeri ortamı çalışanların mutluluğunu etkiliyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-isyeri-ortami-calisanlarin-mutlulugunu-etkiliyor-5440.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-isyeri-ortami-calisanlarin-mutlulugunu-etkiliyor-5440.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Modern iş dünyasında rekabet avantajı elde etmek için ofis ve iş ortamları vazgeçilmez unsurlar arasında yer alıyor. Mutlu çalışan ve çalışma ortamı için şirketlerin çalışanların yaşam kalitesini artıracak ve çalışanların gelecekteki başarılarını etkileyecek adımlar atması gerekiyor. İşte mutlu çalışma ortamının 5 yoluİSTANBUL (İGFA) - Dünyada 45 ülkede her gün 100 milyon insana dokunan Sodexo, çalışanlarının motivasyonunu ve sadakatini artırmak için, iş yerlerinde geçirdikleri her bir dakikaya büyük bir önem veriyor.

Günümüz iş dünyasında şirketlerin yalnızca rekabet avantajı sağlayan ürün ve hizmetlerle değil, aynı zamanda sağlıklı, verimli ve etkileşimli çalışma ortamlarıyla da ön plana çıkmaları gerektiğini vurgulayan Sodexo İş Geliştirme Direktörü Bora Koçak, “Özellikle iş hayatına yeni başlayan Z kuşağı için çalışma hayatlarında yaşadıkları her deneyim, süreci baştan sona etkiliyor” dedi.

MUTLU ÇALIŞMA ORTAMININ 5 YOLU

Sağlıklı çalışma ortamı: Vital Spaces, çalışanların sağlığını destekleyen bir iş ortamını ifade ediyor. İyi aydınlatılmış ofisler, temiz alanlar, ergonomik mobilyalar ve temiz hava kalitesi, çalışanların fiziksel ve zihinsel sağlığını olumlu yönde etkiliyor. Bu da hem iş gücü verimliliğini artırıyor hem de iş yerindeki memnuniyeti yükseltiyor.

Etkileşim ve iletişim: Vital Spaces, çalışanların birbirleriyle etkileşimde bulunabilecekleri, fikir alışverişi yapabilecekleri ve ekip ruhunu geliştirebilecekleri bir ortam sağlıyor. Ortak çalışma alanları, toplantı odaları ve sosyal alanlar, çalışanların bir araya gelmesini teşvik ediyor ve bu da iş birliği ve iletişimi artırıyor.

Esnek çalışma alanları: Vital Spaces, çalışanlara esneklik sunan bir yapıya işaret ediyor. Evden çalışma seçenekleri, uzaktan erişim imkanları ve esnek çalışma saatleri, çalışanların iş-yaşam dengesini kurmalarına yardımcı oluyor. Bu da sadakati artırmanın önemli bir yolu olarak ortaya çıkıyor.

Mental ve duygusal refah: Vital Spaces, stresi azaltan, yaratıcılığı destekleyen ve çalışanların motivasyonunu artıran bir ortam sağlıyor. İş yerlerinde sunulan leziz, dengeli ve besleyici menüler, herhangi bir teknik sorun olması durumunda konunun en kısa zamanda çözüme kavuşması gibi iş yeri yolculuğunda sunulan her türlü hizmetin kusursuzca devam etmesi çalışanların mental ve duygusal refahını sağlıyor. Bu, uzun vadeli bir iş birliği ve sadakatin temelini oluşturuyor.

Sürdürülebilirlik ve çevresel bilinç: Vital Spaces, çevresel sürdürülebilirliği vurguluyor. Geri dönüştürülebilir malzemeler, enerji tasarruflu sistemler ve çevre dostu uygulamalar, çalışanların iş yerinde gurur duyacakları bir çevresel bilinci oluşturuyor. Bu da iş yerine duyulan bağlılığı artırıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[İşyeri ortamı çalışanların mutluluğunu etkiliyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 15 Feb 2024 15:53:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/15022024202934_d3a6dc32e1b63216d3500297f0e192a1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/15022024202934_d3a6dc32e1b63216d3500297f0e192a1.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/15022024202934_d3a6dc32e1b63216d3500297f0e192a1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Lösemi, çocukluk çağı kanserlerinde ilk sırada]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-losemi-cocukluk-cagi-kanserlerinde-ilk-sirada-5434.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-losemi-cocukluk-cagi-kanserlerinde-ilk-sirada-5434.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ LÖSEV, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü kapsamında çocuklarda kanser vakalarının artışına dikkat çekti.  Çocuklarda en çok görülen kanser türünün ise lösemi olduğunu belirten vakıf yetkilileri, erken teşhisin tüm kanser türlerinde olduğu gibi lösemi tedavisinde başarıyı önemli ölçüde etkilediğini bildirdi.İSTANBUL (İGFA) -&nbsp;LÖSEV'den "15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Farkındalık Günü" dolayısıyla yapılan açıklamada, Türkiye'de her yıl 5 binden fazla çocuğun kanser tanısı aldığı kaydedildi.

Çocukluk çağı kanserlerinin en sık ilk 5 yaşta görüldüğü vurgulanan açıklamada, şu ifadeler yer aldı: "Çocukluk Çağı kanserleri arasında en çok görülen kanser türü lösemi. Halk arasında kan kanseri olarak bilinen lösemi, çocuk kanserlerinin yüzde 30'unu oluşturuyor. Çocukluk çağı kanserlerinde erken teşhis, tüm kanser türlerinde olduğu gibi tedavide başarıyı etkiliyor. Erken teşhisle çocukluk çağı kanserlerinde tedavi oranı yüzde 80'lere ulaşıyor. Bu nedenle LÖSEV olarak, ailelere belirtiler konusunda dikkat etmelerini öneriyoruz. Bu notada ebeveynlerin farkındalığının artması ise hayat kurtarıcı rol oynamaktadır. Çocuklarda görülen kanser belirtileri genellikle yetişkin kanser hastalarında görülen belirtilerden farklıdır. Lösemilerde ateş, kemik ağrıları, halsizlik, solukluk, morarmalar ve lenf bezlerinde büyüme en çok görülen belirtiler arasında yer almaktadır."

LÖSEV: “KANSERLE MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

Türkiye’de gün geçtikçe kanser vakalarının arttığını belirten LÖSEV, çevresel faktörlerden tüketilen kanser yapıcı gıdalara kadar bir çok unsurun vakaları arttırdığına dikkat çekti. &nbsp;Lösemi ve kanserin, uzun ve zorlu bir süreç olsa da tedavi edilebilen bir hastalık olduğu aktarılan açıklamada, " LÖSEV olarak , çocuk veya yetişkin farketmeksizin tüm kanser tanılarına maddi ve manevi yönden destekliyoruz. Bu dönemde her açıdan çocuklarımızın ve ailelerin yanındayız. Tedavi masraflarından kuru gıda ve et ihtiyaçlarına, eğitim ve sosyal yardımlardan psikolojik &nbsp;desteklere kadar bütüncül bir anlayışla lösemi ve kanser mücadelecisi çocuklarımızın ve ailelerinin yanındayız. LÖSEV olarak 25 yıldır her alanda mücadelemizi sürdürüyoruz. lösemi ve kanserle mücadelimize ailelerimiz, gönüllülerimiz ve bağışçılarımızla birlikte devam edeceğiz." denildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Lösemi, çocukluk çağı kanserlerinde ilk sırada - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 14 Feb 2024 13:41:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14022024165242_f60aae411c2046ae5bdacaac6eebbc4d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14022024165242_f60aae411c2046ae5bdacaac6eebbc4d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14022024165242_f60aae411c2046ae5bdacaac6eebbc4d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Uzmanları uyardı!  Erzincan'da altın madenindeki toprak kayması korkuttu!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-uzmanlari-uyardi-erzincanda-altin-madenindeki-toprak-kaymasi-korkuttu-5435.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-uzmanlari-uyardi-erzincanda-altin-madenindeki-toprak-kaymasi-korkuttu-5435.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Metal madenlerinde bu tip göçükler ve kaymaların fazla rastlanan olaylar olmadığını kaydeden İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Fizibilite çalışması sistematik olarak maden kurulmaya başladığı andan itibaren başlar. O cürufun oraya atılacağı planlandığı andan itibaren başlar. Nereye atılacak, zemin sağlam mı?” dedi.İSTANBUL (İGFA) - Erzincan İliç’te bir altın madeninde meydana gelen toprak kayması nedeniyle, siyanürlü toprak altında kalan 9 işçi için süren arama kurtarma çalışmaları iş sağlığı ve güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Erzincan’da bir altın madeninde meydana gelen toprak koyması ve işçilerin siyanürlü toprak altında kalmasını değerlendirdi.

“ALTIN MADENİNDE YÜZDE 1 KADAR ALTIN VAR”

Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, özellikle altın madeninde yüzde 1 kadar altın var olduğunu, yüzde 99 ise altını siyanürle, hidrojen sülfürle karıştırarak altın elde edildiğini kaydederek, “Kalan cüruf içinde 39’a yakın toksik madde var olduğu söyleniyor, bilimsel yayınlarda. Bu, bir şekilde yığılmış. Bu yığılırken kontrollü bir yığılma gözükmüyor. Ve bu aniden heyelan gibi geliyor. Heyelan gibi bu, toplam cüruf geliyor. Çok tehlikeli bir malzeme. İnşallah akarsulara ulaşmaz” dedi.&nbsp;&nbsp; &nbsp;

Pasa içindeki siyanürün yağmur ya da suya karışarak hidrojenin siyanür buharına döneceğini, havada uçup kaybolana kadar çok tehlikeli olduğunu ifade eden Uçan, “Burada sorun pasa içindeki ağır elementler. HM (ağır metal) iyonları karmaşık biyokimyasal reaksiyonlarda önemli bir rol oynar. Ag (Gümüş), As (Arsenik), Cd (Kadmiyum), Pb (Kurşun)ve Hg (Civa) gibi esansiyel olmayan HM'lerin canlı organizmalar için biyolojik önemi yoktur ve ekosistemde bulunduklarında çok toksiktirler, yer altı sularına geçip geçmediklerini incelemek lazım.” şeklinde ifade etti.

Sıvı olan kısmının gölet gibi bir yerde tutulduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Ama madenin yüzde 1’ini alıyorsun, yüzde 99’u dışarıda kalıyor. Toprağı inşaat hafriyatı gibi. Çok az bir kısmını aldın yüzde 1 gibi, yüzde 99 kaldı. Bu yüzde 99’u bir yerlere dökülüyor. Döküldüğü vakit de böyle bir kayma riski olan yerlere değil daha düz alanlara dökülmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Erzincan’daki madende kontrollü bir yığılma gözükmediğini, toplam cürufun heyelan gibi geldiğini dile getiren İSG Uzmanı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Çok tehlikeli bir malzeme. İnşallah akarsulara ulaşmaz.” değerlendirmesini yaptı.

Uçan, yaklaşık 40 yıldan beri biriken bir şey olduğunun söylendiğini de dile getirerek, “Çevreyle ilgili problem çok büyük. Toprak altında kalan 9 kişinim bulunması çok zor. Dünyada bunun gibi 18’e yakın kaza olmuş. Hepsindeki büyüklük hemen hemen bizdekinin onda biri gibi.” dedi.

Yamaç gibi bir alanda kaymaya başladığında, onu durduracak bir güç bulunmasının çok zor olduğunu da ifade eden Uçan, “Onun için daha düzlük alanlara konulması lazım. Bu yamaca konulmuş ve geliyor. Ve gelmeye başladığı zaman aynı kar yığını gibi devamı geliyor. Büyük bir çevre felaketi gözüküyor.” dedi.

Kayan toprağın siyanürle ve diğer sülfürik asitle karıştırılarak içinden altın bulunmaya çalışılmış altın olmayan kısım olduğunu hatırlatan Uçan, “Bu malzeme akıyor. Görünen o, çünkü o sabit bir şey değil. Bir kaya olsa bir yere tutunur. Bu ise taşınan toprak. Bu tür bir heyelan riski olan bir yere koyulmaması lazım." şeklinde sözlerini tamamladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Uzmanları uyardı!  Erzincan'da altın madenindeki toprak kayması korkuttu! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 14 Feb 2024 13:22:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14022024165253_9c330fa7c3f43248f6c5cae49b96d8c4.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14022024165253_9c330fa7c3f43248f6c5cae49b96d8c4.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14022024165253_9c330fa7c3f43248f6c5cae49b96d8c4.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Obeziteli bireyler için yılda bir kez iç hastalıkları muayenesi şart]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-obeziteli-bireyler-icin-yilda-bir-kez-ic-hastaliklari-muayenesi-sart-5436.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-obeziteli-bireyler-icin-yilda-bir-kez-ic-hastaliklari-muayenesi-sart-5436.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Nev Bandırma Dahiliye Bölümü’nden Uzm. Dr. Cem Balta, obezite ile ilişkili hastalıklar, obezitenin tedavi süreci ve en geç yılda bir kez yapılması gereken iç hastalıkları muayenesinin obeziteli bireyler için önemi hakkında bilgiler verdi.BALIKESİR (İGFA) -&nbsp;Dünya genelinde halk sağlığını tehdit eden en önemli hastalıklardan biri obezite olarak karşımıza çıkıyor.

Nev Bandırma Dahiliye Bölümü’nden Uzm. Dr. Cem Balta, obezite ile ilişkili hastalıklar, obezitenin tedavi süreci ve en geç yılda bir kez yapılması gereken iç hastalıkları muayenesinin obeziteli bireyler için önemi hakkında bilgiler verdi.

Obezitenin vücut yağ kütlesi miktarının yağsız kütleye göre artmış olması durumu olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Cem Balta, “21.yy’da çağımızın sağlık sorunu olan obezite fizyolojik, psikolojik, genetik, çevresel ve sosyoekonomik nedenleri olan multifaktöriyel bir hastalıktır. Obezite ile ilişkili hastalıklar ve sorunlar çeşitli organları etkileyerek yaşam süresini kısaltmaktadır. Araştırmalar yüksek Vücut Kütle İndeksi (VKİ) ‘nin genel yaşam beklentisini 10 yıla kadar azalttığını göstermektedir” dedi.



BİRÇOK HASTALIK OBEZİTE İLE İLİŞKİLİ

Tip 2 Diyabet, hipertansiyon, dislipidemi, kalp yetmezliği, obstrüktif uyku apne sendromu, karaciğer yağlanması-siroz, prediyabet, osteoartrit, polikistik over sendromu gibi birçok hastalığın obeziteyle ilişkisi olduğunu belirten Uzm. Dr. Cem Balta, bu hastalıkların kardiyovasküler ölüm riskini de artırdığını vurguladı.

OBEZİTE YETERİNCE TANI ALAMAMAKTA VE YETERİNCE TEDAVİ EDİLEMEMEKTE

Uzm. Dr. Balta, “Obezite dünya genelinde 650 milyon yetişkini etkilemektedir. Bu sayı, dünya nüfusunun ’üne tekabül etmektedir. Hem sağlık çalışanları hem de obeziteli bireyler, obezitenin kronik bir hastalık olduğunu kabul etseler de; obezite yeterince tanı alamamakta ve yeterince tedavi edilememektedir. Kanıta dayalı obezite tedavisi olan bireyler %20’nin altında kalmaktadır” diye belirtti.

YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAK İÇİN TEDAVİ ELZEM

Obezite tedavisinin hem sağlıklı yaşlanmayı sağlamak hem de yaşam kalitesini iyileştirmek için elzem olduğunu belirten Uzm. Dr. Cem Balta, “Kalp sağlığı için, Tip-2 Diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi, non-alkolik steatohepatit (karaciğer yağlanması) ve buna bağlı siroz gelişiminin önüne geçilmesi için tedavi hedefi belirlenmelidir. Tedavide uygun diyet eğitimi, beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi kilo yönetiminin temel taşıdır. Bunun yanında farmakolojik (ilaçlı) tedavi de günümüzde kanıtlı, oldukça etkin tedavi yöntemidir. Bariyetrik cerrahi, obezite yönetimi için üçüncü basamakta önerilen mevcut en etkili müdahaledir ve obezite ile ilişkili ciddi komplikasyonların yönetimi için uygulanır” dedi.

EN GEÇ YILDA BİR KEZ İÇ HASTALIKLARI MUAYENESİ GEREKLİ

Uzm. Dr. Balta, “Obeziteli bireylerin mutlaka en geç yılda bir iç hastalıkları muayenesi yaptırması, karaciğer fonksiyon testleri, kan lipid profili, açlık kan şekeri ve/veya HbA1c testlerini kontrol ettirmesi önerilir. Yaş, genetik faktörler, eşlik eden hastalıklar dikkate alınarak, obezite tedavi seçeneği belirlenmelidir” diyerek sözlerine son verdi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Obeziteli bireyler için yılda bir kez iç hastalıkları muayenesi şart - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 14 Feb 2024 10:55:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14022024165311_177660281ff0cbd1a961a8974aea6756.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14022024165311_177660281ff0cbd1a961a8974aea6756.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14022024165311_177660281ff0cbd1a961a8974aea6756.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Akciğer kanserini en çok o etkiliyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-akciger-kanserini-en-cok-o-etkiliyor-5384.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-akciger-kanserini-en-cok-o-etkiliyor-5384.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Akciğer kanserinin genetik olmaktan ziyade sigara, kötü hava, çalışma ortamı gibi dış etkenlerden kaynaklandığını ifade eden uzmanlar, akciğer kanserini en çok etkileyenin sigara olduğunu söylüyor.İSTANBUL (İGFA) - Akciğer kanseri ve aşı tedavisi hakkında bilgi veren Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer,&nbsp; akciğer kanserini en çok etkileyen sigara olduğunu kaydetti.

Dünya ve ülkemizde hızla yaygınlaşan kanserin, erkeklerde prostat kanserinden, kadınlarda ise meme kanserinden sonra en sık görülen türünün akciğer kanseri olduğunu belirten Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Akciğer kanserini en çok etkileyen sigaradır. Akciğer kanseri ani kilo kaybı, nefes darlığı ve çeşitli ağrılarla kendini gösterebilir. Kanser tanısını koyduktan sonra, en önemli nokta akciğer patolojisini saptamaktır.” dedi.

Akciğer kanserinin, küçük hücreli olan ve küçük hücreli olmayan olmak üzere ikiye ayrıldığını ifade eden Prof. Dr. Atamer, “Küçük hücreli akciğer kanseri sigara ile eşleşiyor. Yüzde 15-20 oranında küçük hücreli akciğer kanseri görülüyor. Akciğer kanseri genetik olmaktan ziyade dış etkenlerden etkileniyor.&nbsp; Bunların başında sigara, kötü hava, çalışma ortamı gibi unsurlar geliyor. Akciğer kanseri tanısı konduktan sonra tedavi edilmesi için evrelendirilmesi yapılıyor. Akciğer kanserinin patolojisine ve evresine göre tedavi yolu belirleniyor.” dedi.



Akciğer kanserinde cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi ya da bunların birleşimiyle oluşan tedavi yollarının izlenebildiğini anlatan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Akciğer kanseri ufak bir alandaysa lobektomi denilen tedavi kullanılır. Kanser büyük bir alandaysa prörektomi tedavisi yani akciğerin bir kısmı ya da hepsi alınır. Akciğerin tamamı çıkarıldığı durumlarda fonksiyonel etkilenmekle birlikte normal hayatın sürmesi devam ediyor. Küçük bir kısım yani bir lob alındığı zaman ise fonksiyonel etkisi çok az olacaktır. Akciğer kanseri tedavisinden sonra cerrahi operasyonlardan geri kalan akciğer dokusu kısmen kendini yenileyebilirken, bir karaciğer hücresi gibi kendini tamamen yenileyemez. Akciğerin tamamı çıkarılsa da yaşam devam ediyor. Bununla birlikte bireyin eforu da artıyor.” diye konuştu.

AKCİĞER KANSERİNDE AŞI TEDAVİSİ

Akciğer kanseri tedavisinin, erken teşhis durumunda hastalığın tamamen iyileştirilmesine olanak tanıdığını da kaydeden Prof. Dr. Aytaç Atamer, ilerleyen evrelerde ise tedavi ile hastalığın baskılanması veya semptomların kontrol altına alınmasının hedeflendiğini söyledi.

Akciğer kanseriyle ilgili yeni tedavi yöntemleri üzerindeki çalışmaların sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Son yıllarda aşı tedavisi de söz konusu. Özellikle ileri evre akciğer kanserinin tedavisinde aşı tedavisi kullanılmalıdır.” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Akciğer kanserini en çok o etkiliyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 09:19:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/30012024162148_57ae2e84954bf467f3ef4cc1eeaeec99.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/30012024162148_57ae2e84954bf467f3ef4cc1eeaeec99.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/30012024162148_57ae2e84954bf467f3ef4cc1eeaeec99.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Vitamin ve Antioksidan Zengini Portakalın 10 Faydası]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-vitamin-ve-antioksidan-zengini-portakalin-10-faydasi-5302.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-vitamin-ve-antioksidan-zengini-portakalin-10-faydasi-5302.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Kış mevsiminin vazgeçilmez meyvesi portakal, içeriğinde bulunan yüksek C vitamini oranıyla en faydalı meyveler arasında bulunuyor. Narenciye türü olan ve turunçgiller ailesinden gelen portakal, taze meyve olarak tüketiminin yanı sıra;   taze sıkılmış suyu ve kurutulmuş haliyle de günlük beslenmede önemli bir yer tutuyor. Bireylerin günde 1-2 adet portakal yemesi C vitaminin alınması için yeterli olurken, bu meyvenin tüketimi kişilerde hücre hasarını önleme, bağışıklık sistemini destekleme ve göz sağlığını koruma gibi yararlar sağlıyor. Asitli bir meyve olan portakalı özellikle gastrit, reflü, ülser gibi şikayeti olan hastaların sınırlı tüketmesi, bir yaş altı bebeklere de verilmemesi gerekiyor.  Memorial Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Ceyda Nur Kınay, portakalın faydaları ile ilgili bilgi verdi. 

C vitamini kaynağı

C vitamini ve antioksidanlardan zengin bir narenciye türü olan portakal en çok ABD, Meksika ve Çin’de üretilirken, Alanya ve Finike portakalı sadece ülkemizde yetiştirilmektedir. Tatlı ve ekşi pek çok farklı çeşidi bulunan portakal, taze meyve olarak tüketilmesinin yanı sıra, taze sıkılmış suyu ve kurutulmuş haliyle de günlük beslenmede önemli bir yer tutmaktadır. Bir orta boy portakal yetişkin bir bireyin günlük C vitamini ihtiyacını karşılamak için yeterli gelirken; A vitamini, folik asit ve diyet lifi kaynağı olan portakalın faydaları şu şekilde sıralanabilir: 


	İçerdiği C vitamini sayesinde hücre hasarını engeller ve kansere neden olan serbest radikaller ile savaşır.
	Bağışıklık sistemini destekler ve mikroorganizmalara karşı korur.
	Yaşa bağlı makula dejenerasyonunu yavaşlatarak göz sağlığını destekler.
	Demir emilimini artırarak anemiyi iyileştirmeye yardımcı olur.
	C vitamini stres hormonu olan kortizolü baskılayarak kan basıncının düzenlenmesine destek olur.
	Diyabet, kalp ve damar hastalıkları, artrit ve Alzheimer gibi hastalıklarda inflamasyonu azaltmayı sağlar.
	İçeriğindeki folik asit özellikle hamilelerde folik asit alımını destekleyerek doğumsal defektleri önlemeye yardımcı olur.
	İçeriğindeki sitrat, böbreklerde kalsiyum birikimini önleyerek taş oluşumunun önüne geçebilir.
	Portakal yağı bazı bakteri ve mantar türlerinin üremesini durdurmaya destek olup, stres düzeyini azaltarak anksiyete ve depresyonun azaltılmasına yardımcı olur. 
	Kabuğu ile birlikte kurutulmuş portakal iyi bir diyet lifi kaynağıdır. Bu nedenle bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine ve kabızlığın önlenmesine yardımcı olurken; sindirim sistemi sağlığını da destekler. 


Portakal içeriğindeki asit sindirim sistemi rahatsızlıklarına neden olabilir

Bu kadar çok faydası olan portakalın asitli bir meyve olması bazı kişilerde sıkıntılara yol açabilmektedir. Özellikle gastrit, reflü veya ülser gibi sindirim sistemi rahatsızlığı olan kişilerde mide yanması, şişkinlik veya gaz gibi şikayetlere neden olabilmekte, kumarin grubu kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin ise günlük portakal tüketimini bir adet ile sınırlandırması gerekmektedir. Ayrıca diyabet veya insülin direnci olan kişilerin daha iyi bir kan şekeri kontrolü sağlayabilmek adına portakalı ara öğünlerinde; yanına kavrulmamış kuruyemiş veya süt, yoğurt gibi bir protein kaynağı ile birlikte tüketmesi ve porsiyon kontrolüne özen göstermesi önerilmektedir.

Yüksek tansiyon ve kolesterolü olanlara portakal suyu önerilmiyor

Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan beta bloker grubuna giren celiprolol içeren ilaçları kullanan kişiler yüksek miktarda portakal suyu tüketiminden kaçınmalıdır. Çünkü yüksek miktarda portakal suyu tüketimi vücutta celiprolol düzeyini arttırabilmektedir. Yine yüksek kolesterolü olan kişilerin kullandığı pravastatin portakal suyu ile etkileşime girebilmektedir. Ayrıca ürtiker gibi alerjik semptomların tedavisinde kullanılan ve etken maddesi fexofenadin olan ilaçlar da portakal suyu ile etkileşim gösterebilmektedir. Portakal suyunun kandaki düzeyini yükselttiği ilaçlardan birisi de parazit tedavisinde kullanılmaktadır. İlaç kullanımı esnasında portakal suyu tüketim miktarına dikkat etmek yarar sağlamaktadır. Bununla birlikte alerji oluşturma sebebiyle bir yaşından önce bebeklere portakal ve portakal suyu verilmemesi önerilmektedir. 


Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Vitamin ve Antioksidan Zengini Portakalın 10 Faydası - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 22 Dec 2023 07:26:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113711_291028dfcb53cf0f6d1b329e2b4d5e13.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113711_291028dfcb53cf0f6d1b329e2b4d5e13.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113711_291028dfcb53cf0f6d1b329e2b4d5e13.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kilolardan kurtuluyor, sağlıklı yaşama kavuşuyorlar]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-kilolardan-kurtuluyor-saglikli-yasama-kavusuyorlar-5301.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-kilolardan-kurtuluyor-saglikli-yasama-kavusuyorlar-5301.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Gaziemir Belediyesi’nin sağlık hizmetleri kapsamında sunduğu Sağlıklı Beslenme ve Diyet

Danışmanlığı’yla yurttaşlar fazla kilolarından ve hastalıklardan kurtuluyor, sağlıklı bir yaşam

sürüyor.

Gaziemir Belediyesi’nin, yurttaşların bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan daha güçlü olmaları için

verdiği sağlık hizmetlerinden her yıl binlerce kişi faydalanıyor. Belediyenin sağlık alanındaki

çalışmalarından biri olan Sağlıklı Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Hizmeti’yle, Gaziemir’de

yaşayan vatandaşların yanlış beslenme alışkanlıkları saptanıyor, yetersiz ve dengesiz beslenmenin

yol açtığı sağlık sorunlarına karşı önlemler alınıyor. Sağlık Köyü’ndeki merkezde, destek isteyen

yurttaşlara sağlık hizmeti veren diyetisyen, Evde Hasta ve Yaşlı Bakım ekibinin belirlediği hastaları,

evlerinde tedavi ediyor. Hizmet kapsamında hastalara özel diyet programları hazırlanıyor, hastalar

sürekli takip ediliyor. Sağlıklı ve ekonomik beslenme yöntemleri konusunda eğitimlerin de verildiği

diyetisyen hizmeti kapsamında, Nisan 2019’dan bu yana 629 hastaya evlerinde, 4 bin 443 kişiye de

merkezde hizmet verildi.

“Kilolarımdan ve ilaçlarımdan kurtuldum”

Belediyenin Sağlıklı Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Hizmeti’ni internetten öğrenen Seher Dursun,

komşusunun da bu hizmetten faydalanıp mutlu olduğunu öğrenince kendiside bu hizmeti almak için

belediyeye başvuruyor. Eşiyle birlikte bu hizmetten yararlandıklarını dile getiren Seher Dursun,

“Sağlıklı Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Hizmeti sayesinde eşim 35 kilo, ben yaklaşık 30 kilo

verdim. Yaklaşık 12-13 yıldır kullandığım ilaçlarım vardı. Bu hizmet sayesinde artık o ilaçları

kullanmıyorum. Fazla kilolarımdan kurutulduğum için daha sağlıklı bir yaşama kavuştum. Bu

hizmetten çok memnunum. Belediyemize ve diyetisyenimize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Belediyenin sağlık hizmetlerinden çok memnunum”

İlerleyen yaşı nedeniyle yaşadığı sağlık sorunlarıyla mücadele Aynur Yıldırtan, belediyenin, sağlık

hizmetleriyle her zaman yanında olduğunun altını çiziyor. Belediyenin sağlık çalışanlarını çocukları

olarak gördüğünü söyleyen Aynur Yıldırtan, “Yaşadığım hastalıkların tedavisinde belediyenin sağlık

hizmetlerinden faydalanıyorum. Belediyenin ambulansı beni hastaneye taşıyor, doktorları evime

gelip muayenemi yapıyor. Belediyemizin diyetisyen hizmetinden de faydalanıyorum. Diyetisyen

düzenli olarak evime gelip ölçümlerimi, tartımlarımı yapıyor. Diyetisyenimizin uyguladığı diyet

programı sayesinde 9 kilo verdim. Tansiyon hastalığım kontrol altında bu sayede. Diyetisyen

gelmezse bu kadar kilo veremezdim. Diyetisyenimizden de doktorumuzdan da hemşirelerimizden de

çok memnunum. Belediye Başkanımız Halil Arda’da da ziyaretime geliyor. Hepsine çok teşekkür

ediyorum” dedi.


Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Kilolardan kurtuluyor, sağlıklı yaşama kavuşuyorlar - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 22 Dec 2023 07:19:02 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113704_37a001ba981263ec6b8b6ca50703943f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113704_37a001ba981263ec6b8b6ca50703943f.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113704_37a001ba981263ec6b8b6ca50703943f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-kuvvetli-yagis-ve-firtina-uyarisi-5299.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-kuvvetli-yagis-ve-firtina-uyarisi-5299.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bugün öğleden sonra Marmara'nın doğusu, Doğu Akdeniz, Güneydoğu Anadolu'nun kuzeyinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yerel dolu yağışı, ulaşımda aksamalar ve yağış anında kuvvetli rüzgâr gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması uyarısı yapıldı.ANKARA (İGFA) -&nbsp;Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları hariç tüm bölgelerimizin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle yağmur ve sağanak, Akdeniz kıyılarında gök gürültülü sağanak, Batı Akdeniz'in Toroslar mevkii, İç Anadolu'nun kuzey ve doğusu, Batı ve Doğu Karadeniz'in iç ve yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu'nun yükseklerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görülecek olan yağışların; öğleden sonra Marmara'nın doğusu, Doğu Akdeniz, Güneydoğu Anadolu'nun kuzeyi ile Düzce, Zonguldak, Bartın, Antalya'nın doğu ilçeleri, Bingöl, Bitlis, Muş, Hakkari ve Şırnak çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

HAVA SICAKLIĞI:&nbsp;Önemli bir değişiklik olmayacağı, yurt genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

RÜZGAR:&nbsp;Genellikle güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde kuvvetli olarak (40-70 km/saat) esmesi bekleniyor.

UYARILAR

KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; öğleden sonra Marmara'nın doğusu, Doğu Akdeniz, Güneydoğu Anadolu'nun kuzeyi ile Düzce, Zonguldak, Bartın, Antalya'nın doğu ilçeleri, Bingöl, Bitlis, Muş, Hakkari ve Şırnak çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yerel dolu yağışı, ulaşımda aksamalar ve yağış anında kuvvetli rüzgâr gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgârın, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli (40-70 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.



BÖLGELERİMİZDE HAVA

MARMARA

Çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde bölge genelinin aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde bölgenin doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ÇANAKKALE&nbsp;°C,&nbsp;14°C

Çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde aralıklı yağmurlu

EDİRNE&nbsp;°C,&nbsp;8°C

Çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde aralıklı yağmurlu

İSTANBUL&nbsp;°C,&nbsp;13°C

Çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde Anadolu Yakasında yerel kuvvetli olması bekleniyor.

KOCAELİ&nbsp;°C,&nbsp;15°C

Çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

EGE

Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

A.KARAHİSAR&nbsp;°C,&nbsp;10°C

Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı yağmurlu

DENİZLİ&nbsp;°C,&nbsp;15°C

Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak yağışlı

İZMİR&nbsp;°C,&nbsp;15°C

Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak yağışlı

MUĞLA&nbsp;°C,&nbsp;11°C

Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak yağışlı

AKDENİZ

Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak, Toroslar mevkisinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek olan yağışların; öğleden sonra Doğu Akdeniz ile Antalya'nın doğu ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ADANA&nbsp;°C,&nbsp;15°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam ve gece saatlerinde doğu ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ANTALYA&nbsp;°C,&nbsp;17°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra doğu ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

HATAY&nbsp;°C,&nbsp;13°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam ve gece saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

MERSİN&nbsp;°C,&nbsp;17°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmurlu, gece saatlerinde bölgenin kuzeyinin yükseklerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA&nbsp;°C,&nbsp;9°C

Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı yağmurlu, gece saatlerinde kuzeyinin karla karışık yağmurlu

ESKİŞEHİR&nbsp;°C,&nbsp;10°C

Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı yağmurlu, gece saatlerinde yüksekleri karla karışık yağmurlu

KONYA&nbsp;°C,&nbsp;11°C

Çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde aralıklı yağmurlu

SİVAS&nbsp;°C,&nbsp;6°C

Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu, yüksekleri karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı

BATI KARADENİZ

Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle yağmur, zamanla iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görülecek yağışların; akşam saatlerinde Düzce, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde yerel kuvvetli olamsı bekleniyor.

BOLU&nbsp;°C,&nbsp;8°C

Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu, akşam ve gece saatlerinde yüksekleri karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı

DÜZCE&nbsp;°C,&nbsp;13°C

Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

KASTAMONU&nbsp;°C,&nbsp;8°C

Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu, akşam ve gece saatlerinde yüksekleri karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı

ZONGULDAK&nbsp;°C,&nbsp;13°C

Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ORTA ve DOĞU KARADENİZ

Çok bulutlu, Orta Karadeniz ile Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur, Doğu Karadeniz'in iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor. Rüzgârın; bölgenin iç kesimlerinde güneyli yönlerden (40-70 km/saat) kuvvetli olması bekleniyor.

ARTVİN&nbsp;°C,&nbsp;10°C

Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu, yüksekleri karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı

SAMSUN&nbsp;°C,&nbsp;16°C

Çok bulutlu, gece saatlerinde aralıklı yağmurlu

TOKAT&nbsp;°C,&nbsp;8°C

Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu

TRABZON&nbsp;°C,&nbsp;16°C

Çok bulutlu

DOĞU ANADOLU

Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Güneybatı kesimlerde yağmur, yağış alan diğer yerlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek olan yağışların; Bingöl, Bitlis, Muş, Hakkari ve Şırnak çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ERZURUM&nbsp;°C,&nbsp;3°C

Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı kar yağışlı

KARS&nbsp;°C,&nbsp;3°C

Çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı kar yağışlı

MALATYA&nbsp;°C,&nbsp;6°C

Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu

VAN&nbsp;°C,&nbsp;5°C

Çok bulutlu, öğleden sonra karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde Adıyaman, Diyarbakır, Batman ve Siirt çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

DİYARBAKIR&nbsp;°C,&nbsp;8°C

Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

GAZİANTEP&nbsp;°C,&nbsp;8°C

Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı

MARDİN&nbsp;°C,&nbsp;7°C

Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı

ŞANLIURFA&nbsp;°C,&nbsp;11°C

Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı

DENİZLERDE HAVA

Batı Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de fırtına; Doğu Karadeniz, Marmara, Ege ve Batı Akdeniz’de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.

KARADENİZ

Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, Batı ve Orta Karadeniz aralıklı sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Karadeniz'de batı ve güneybatıdan 4 ila 6, akşam saatlerinden itibaren 5 ila 7, yer yer 8; Doğu Karadeniz'de güney ve güneydoğudan 3 ila 5, gece saatlerinden itibaren batı ve kuzeybatıdan 5 ila 7 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, batısı 1,5 ila 2,5 m, akşam saatlerinden itibaren geneli 2,0 ila 3,0 m, Görüş: İyi.

MARMARA

Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı, sabah saatlerinde puslu yer yer sisli, Rüzgar: Güney ve güneybatıdan 4 ila 6, akşam saatlerinde 5 ila 7 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, Görüş: İyi, pus anında orta, sis anında zayıf.

EGE

Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı, Rüzgar: Kuzey Ege'de batı ve güneybatıdan 4 ila 6, akşam saatlerinde kuzeybatıdan 5 ila 7; Güney Ege'de batı ve güneybatıdan 4 ila 6, akşam saatlerinden itibaren kuzeybatıdan 5 ila 7 kuvvetinde, Dalga: 1,5 ila 2,5 m, akşam saatlerinden itibaren 2,0 ila 3,0 m; Görüş: İyi.

AKDENİZ

Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Akdeniz'de doğu ve güneydoğudan, batısı kuzeybatıdan 4 ila 6, akşam saatlerinden itibaren batı ve güneybatı, batısı kuzeybatıdan 5 ila 7; Doğu Akdeniz'de doğu ve kuzeydoğudan, doğusu güneydoğudan 6 ila 8, öğle saatlerinden itibaren 4 ila 6 kuvvetinde, Dalga: 1,5 ila 2,5 m, yer yer 2,0 ila 3,0 m, Görüş: İyi, yağış anında orta.

VAN GÖLÜ

Hava Durumu: Parçalı bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı, Rüzgar: Doğu ve kuzeydoğudan, zaman zaman güneydoğudan, akşam saatlerinde batı ve güneybatıdan 2 ila 4 kuvvetinde, Dalga: 0,25 ila 0,50 m, Görüş: İyi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 22 Dec 2023 04:58:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113612_5b9cdaeaa10dbf6867071bb9a004041b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113612_5b9cdaeaa10dbf6867071bb9a004041b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113612_5b9cdaeaa10dbf6867071bb9a004041b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şişkinlik ve Sindirim Sorunlarınız Varsa SIBO Testi Yaptırın]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-siskinlik-ve-sindirim-sorunlariniz-varsa-sibo-testi-yaptirin-5303.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-siskinlik-ve-sindirim-sorunlariniz-varsa-sibo-testi-yaptirin-5303.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Talatpaşa Laboratuvarlar Grubu Biyokimya Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Var, “İnce Bağırsakta Aşırı Bakteri Çoğalması” anlamına gelen SIBO’nun teşhisinde uygulanan nefes testi hakkında önemli bilgiler verdi.

Prof. Dr. Var, SIBO'nun huzursuz bağırsak sendromu, fibromiyalji, çölyak, gül hastalığı ve egzama gibi cilt hastalıklarıyla depresyona yol açabildiğini söyledi.

Talatpaşa Laboratuvarlar Grubu olarak, SIBO testini İzmir'de ilk defa uyguladıklarını kaydeden Prof. Dr. Ahmet Var, sözlerini şöyle sürdürdü: “SIBO, çölyak, crohn veya huzursuz bağırsak sendromu gibi gastrointestinal bozuklukları olan hastalarda normal kişilere göre daha yaygındır. SIBO için risk faktörleri arasında antiasit ilaçların kronik kullanımı, kronik pankreatit, diyabet ve bağışıklık sisteminin zayıflaması sayılabilir. SIBO'nun bakteriyel çoğalmaya karşı bir veya daha fazla savunma mekanizmasının zayıflamaya başlamasıyla geliştiği ortaya konmuştur. SIBO sıklıkla spesifik olmayan sindirim bulguları içerir. Bu bulgular, besinlerle alınan bazı karbonhidratların bakterilerce fermantasyonu sonucu meydana gelir”

Kronik ishal, kabızlık, karında şişkinlik, kramp, mide bulantısı, asit reflü, mide gazı ve geğirmenin SIBO'nun yaygın bulguları olduğunu hatırlatan Var, “SIBO ilerledikçe kilo kaybı, yetersiz beslenme ve kemik erimesi gibi sindirim bozukluğu belirtileri baskın olabilir. Bağırsaklarımızda bulunan koruyucu bariyerin çoğalan bakterilerce bozulması sistemik semptomları ortaya çıkabilir; eklem ağrıları, deri döküntüleri, ruh hali değişiklikleri, yorgunluk veya hashimato gibi otoimmün hastalıklar eşlik edebilir” diye konuştu.

 

BAŞARILI SONUÇLAR VERİYOR

Talatpaşa Laboratuvarlar Grubu olarak SIBO'nun tespiti için SIBO nefes test kiti kullandıklarını ve bu cihazın Türkiye distribütörü olduklarını kaydeden Prof. Dr. Ahmet Var, SİBO tanısı koymada yüzde 90'ın üzerinde başarı elde ettiklerini dile getirdi. 

Var, “SIBO tanısı için zor ve pahalı olan bakteri sayımı yerine kullanımı kolay ve düşük maliyetli olan SIBO nefes testini seçmek hastalara avantaj sağlıyor. Bu testin kullanımından önce hazırlık aşamaları bulunuyor. Eğer hasta antibiyotik kullanmış ise mutlaka üzerinden 4 hafta geçmesini bekliyoruz. Hastanın testten 24 saat öncesi uygulaması gereken, yüksek lifli gıdaların ve fermente olabilen şekerlerin kısıtlandığı 1 günlük bir diyeti var. Son 12 saat aç kaldıktan sonra hastaya 10 gram laktüloz 1 su bardağı suda çözülerek içirilir. 2 saat boyunca hastadan alınan nefes örnekleri analiz edilerek SIBO olup olmadığı ortaya konuyor. Testi pozitif çıkan hastalarımızı bir an önce tedavi sürecine başlamaları için mutlaka SIBO konusunda deneyimli uzman hekimlere yönlendiriyoruz” diye konuştu. 

 

SIBO TESTİ İZMİR'DE TALATPAŞA LABORATUVARLAR  GRUBU'NDA

SIBO nefes test kitinin bireysel olarak da kullanılabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Var, şunları söyledi: “SIBO nefes testi İzmir'de sadece Talatpaşa Laboratuvarlar Grubu'nda uygulanıyor. SIBO belirtileri taşıdığınızı düşünüyorsanız veya hekiminiz sizde SİBO'nun varlığından kuşkulanmış ise Talatpaşa Laboratuvarlar Grubu'nda hidrojen / metan testini yaptırabilirsiniz. Nefes testi için gerekli solunum hava örneğini size sağladığımız ev kiti yardımıyla kendi ev ortamınızda kolayca toplayabilirsiniz. Dilerseniz laboratuvarlarımızdan randevu alıp uzman personelimiz yardımıyla da Mavişehir veya Alsancak şubelerimizde nefes örneğinizi verebilirsiniz”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Şişkinlik ve Sindirim Sorunlarınız Varsa SIBO Testi Yaptırın - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 22 Dec 2023 02:29:47 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113735_795c41b0f7eba35e09a37b825942a2da.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113735_795c41b0f7eba35e09a37b825942a2da.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/22122023113735_795c41b0f7eba35e09a37b825942a2da.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Havalar soğudu çocuklarda enfeksiyon riski arttı!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-havalar-sogudu-cocuklarda-enfeksiyon-riski-artti-5297.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-havalar-sogudu-cocuklarda-enfeksiyon-riski-artti-5297.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kış aylarında havaların soğuması çocuklarda üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarına adeta davetiye çıkarıyor. Öyle ki çocuklar yaşamlarının ilk yıllarında 8-10 kez üst solunum yolu hastalığına yakalanabiliyor.İSTANBUL (İGFA) - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Sapmaz Deniz, bağışıklık sistemleri henüz tam gelişmediği için çocukların sık hastalandıklarını belirtti.

Evde okula giden bir kardeş varsa enfeksiyon kolaylıkla bulaşabildiğine dikkati çeken Deniz, "Ayrıca çocuk anne sütüyle beslenmiyor ise risk daha da artıyor. Gözlerini kaşıyan, burunlarını silen veya ağızlarına dokunup tekrar oyuncaklara dokunan çocuklar eller ve oyuncaklar yoluyla enfeksiyon etkenlerinin diğer çocuklara yayılmasına neden oluyor” dedi.

Kapalı ve havalandırılmayan ortamların da mikropların yayılma riskini artırdığını söyleyen Dr. Deniz, “Ayrıca el yıkama, diş fırçalama ve tuvalet sonrası temizlik gibi&nbsp; öz bakım becerilerinin henüz tam gelişmemesi de çocukların sıkça hastalanmalarına yol açıyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları çoğunlukla yakınmalara yönelik uygulanan tedavilerle geçseler de bazen kulak enfeksiyonu, sinüzit ve zatürre gibi önemli sorunlar oluşturabiliyor. Bu nedenle kış aylarında çocukları mikroplardan korumak büyük öneme sahip” diye konuştu.

EN ETKİLİ ÖNLEM: ELLERİNİ SIK SIK SABUNLA YIKAYIN!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Sapmaz Deniz, “Mikroplardan korunmanın en güçlü panzehiri ellerin sabunla yıkanmasıdır” dedi.

Enfeksiyonların yayılmasının önlenmesi için çocukların aşılarının tam ve zamanında yapılması da büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Serap Sapmaz Deniz, çocukları kış enfeksiyonlarından korumak için alınması gereken diğer önlemleri şöyle anlattı:

“Kapalı ortamların sık havalandırılması,&nbsp; ortamın serin tutulması (20-22 derece), gözler kaşınacaksa parmak uçlarıyla değil el sırtıyla kaşınmasının öğretilmesi gerekiyor. Çocukların spor yapmaları, olabildiğince erken uyumaları, yeterli ve dengeli beslenmeleri bağışıklık sistemlerinin gelişmesinde önem taşıyor. Anne sütüyle beslenme bebeklerin hastalıklara daha az yakalanmalarını ve daha hızlı iyileşmelerini sağlıyor. Renk renk, çeşit çeşit, mevsimsel sebze ve meyvelerin bol olduğu, et-balık-yumurta-bal- soğan- sarımsak-yoğurt-kefir-ceviz gibi gıdalardan zengin, paketli gıdalar ve şekerli içeceklerin tüketilmediği bir beslenme ve idrarın açık sarı renkte olacağı kadar su tüketilmesi de dikkat edilmesi gereken diğer önlemleri oluşturuyor”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Havalar soğudu çocuklarda enfeksiyon riski arttı! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 21 Dec 2023 09:01:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/21122023152253_092f53c742a711bafd0658214e7f32d4.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/21122023152253_092f53c742a711bafd0658214e7f32d4.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/21122023152253_092f53c742a711bafd0658214e7f32d4.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Devteyşti Mahallesi’ne semt polikliniği kazandırıldı
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-devteysti-mahallesine-semt-poliklinigi-kazandirildi-5199.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-devteysti-mahallesine-semt-poliklinigi-kazandirildi-5199.html</link>
                    <description><![CDATA[Devteyşti Mahallesi’ne semt polikliniği kazandırıldı
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, nüfus yoğunluğunun olduğu bölgeye kazandırılan ağız ve diş sağlığı hastanesinin bölgeye nefes aldırdığını kaydetti.Haliliye Belediyesi bünyesinde bulunan 9 katlı bina, Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın girişimleriyle Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’ne dönüştürüldü. Şanlıurfa Valiliği, Belediye ve İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan protokolün ardından Devteyşti Mahallesi’ndeki 15 bin metrekarelik kapalı alana sahip bina, ağız ve diş sağlığı hastanesi ile çocuk acil poliklinik olarak hizmet vermesi için Sağlık Bakanlığına devredildi.Hastaneye dönüştürülmesine ilişkin projelendirme çalışmalarının ardından iç tefrişatı Haliliye Belediyesi tarafından tamamlanan Haliliye Semt Polikliniği, 50 ünite ve 5 yatak kapasiteli diş poliklinikleri, 2 adet dahiliye servisi, 2 adet 7/24 çocuk acil polikliniği ve çocuk acil servisiyle vatandaşların hizmetine sunuldu.Bölge halkının talebi olan hastane projesini hizmete sunmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Başkan Mehmet Canpolat, yaptığı açıklama ile “Söz vermiştik, buraya en kısa sürede sağlık hizmetiyle ilgili bir binayı kazandıracağız demiştik. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.Hem mahallenin hem de bölgenin sağlık noktasında yaşadığı soruna çözüm olan Haliliye Semt Polikliniği, vatandaşlara da büyük kolaylık sağladı. Hastaneden hizmet alan vatandaşlar, nüfus yoğunluğunun olduğu mahallenin sağlık sorununun çözüldüğünü ifade ederek, Canpolat’a teşekkürlerini iletti. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Devteyşti Mahallesi’ne semt polikliniği kazandırıldı
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 14 Nov 2023 13:52:27 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14112023165227_1ab7896e7e4bf4bfdc8d1abeea7f83ee.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14112023165227_1ab7896e7e4bf4bfdc8d1abeea7f83ee.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/14112023165227_1ab7896e7e4bf4bfdc8d1abeea7f83ee.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Diş gıcırdatmak yüzü yaşlandırıyor ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-dis-gicirdatmak-yuzu-yaslandiriyor-5168.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-dis-gicirdatmak-yuzu-yaslandiriyor-5168.html</link>
                    <description><![CDATA[İSTANBUL (PHA) - Dünya genelinde pek çok insan, diş gıcırdatmaktan şikayet ediyor. Bu problemi çeşitli tedavi yöntemleriyle çözmenin mümkün olduğunu söyleyen Diş Hekimi Güzin Kırsaçoğlu ise diş gıcırdatmanın stres ile açıklarken yüzü daha hızlı yaşlandırdığını belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Stresli bir hayat yaşamak, dişlerimizi sıkıp gıcırdatmamıza yol açarak bizi hem fiziksel hem de duygusal olarak yaşlandırıyor. Anti-aging çalışmaları ise bize stresten uzak durmanın ve anı yaşamanın yollarını gösteriyor. Diş Hekimi Güzin Kırsaçoğlu, stresin dişlere ve yüze verdiği zararları önlemenin yollarını paylaşırken Mindfulness tekniğinin detaylarını açıkladı.
“Diş gıcırdatmak, yüzde çökmeye neden oluyor"
Diş gıcırdatmanın sadece stresle ilgili olmadığını, aynı zamanda dişlerin uyumsuzluğu, yüksek dolgu veya kaplama, kas rahatsızlıkları gibi fiziksel etkenlerin de diş sıkma ve gıcırdatmaya neden olabileceğini belirten Kırsaçoğlu, diş gıcırdatmanın hem diş sağlığını hem de zamanla yüz estetiğini bozduğunun altını çizerek “Diş gıcırdatmak, dişlerin çiğneyici yüzeyindeki küçük tepecikleri aşındırarak diş boylarının kısalmasına ve böylece yüzün alt kısmının çökmesine neden oluyor. Bu da dudak kenarlarında çizgilenme ve çökme, yani Çin bıyığı dediğimiz görüntüye yol açıyor. Çin bıyığı görüntüsü ise kişinin yaşından daha büyük görünmesine sebep oluyor" dedi.
Diş gıcırdatmanın tedavisi mümkün
Diş gıcırdatmanın tedavisinde öncelikle temel nedenin bulunması gerektiğini söyleyen Kırsaçoğlu, “Eğer diş gıcırdatmanın kökeninde fiziksel bir problem varsa, dişlerin düzenlenmesi veya botoks gibi yöntemlerle kasların gevşetilmesi gerekir. Psikolojik bir problem varsa da gece plağı veya nöralterapi gibi yöntemlerle dişlerin zarar görmesi engellenebilir. Diş gıcırdatmanın tedavisi için kliniğimizde hem fiziksel hem de psikolojik nedenlere yönelik tedaviler sunuyoruz. Botoks, gece plağı, nöralterapi gibi yöntemlerle gıcırdatmayı önleyip dişleri koruyoruz. Bu tedaviler sayesinde kişi hem daha rahat uyuyor hem de daha güzel gülümsüyor" ifadelerini kullandı.
“Dişlerin onarılması yüzü gençleştiriyor"
Dişlerin onarılmasının yüzü gençleştirdiğini söyleyen Kırsaçoğlu, diş sağlığı ile gençleşme arasındaki ilişkiyi şöyle açıkladı:
“Dişler öyle organlardır ki kullanılan yapıştırma teknikleri ile kolaylıkla onarılırlar. Ancak bunun garantisi yoktur. Dişlerin yıllar içinde kırılması ve aşınması kaçınılmazdır. Bu nedenle, dişlerin düzenli olarak kontrol edilmesi, ağız bakımı rutininin oluşturulması ve koruyucu önlemler alınması gerekir. Dişlerin onarılması, kasların da doğru çalışmasını sağlar. Kaslar doğru çalıştığında cilt de gerginleşir, beslenir, oksijen alır ve gençleşir. Hepsi aslında sistemin kendi kendini iyileştirme gücüdür. Şifa içeriden gelir."
“Mindfulness tekniği stresi azaltıyor"
Son olarak Mindfulness tekniği ile stresi azaltmanın ve yaşlanmayı geciktirmenin kolaylaştığını belirten Dr. Güzin Kırsaçoğlu, “'anda kalabilmeyi' odağına alan bu teknik, kişinin dikkatini şimdiki zamanda tutarak geçmiş ve gelecek kaygılarından uzaklaştırıyor. Stres azaldığında, diş gıcırdatma da oranı da azalıyor, yüz kasları gevşiyor. Böylece hem diş sağlığı hem de yüz güzelliği korunuyor. Mindfulness tekniği ile stresten uzak duran kişilerde doğal olarak anti-aging etkiler gözleniyor. Bu etkiler genel sağlığı, cilt kalitesini, kan dolaşımını, bağışıklık sistemini ve hormon dengesini olumlu yönde etkiliyor. Bu teknikle yaşlanmayı geciktirmek ve ömrü uzatmak işte bu şekilde mümkün oluyor" ifadelerini kullandı.
&nbsp;
Kaynak : PHA  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Diş gıcırdatmak yüzü yaşlandırıyor  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 04 Nov 2023 10:25:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/04112023141648_a326c0669ebd1d871f71f630f2cecbb3.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/04112023141648_a326c0669ebd1d871f71f630f2cecbb3.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/04112023141648_a326c0669ebd1d871f71f630f2cecbb3.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Mevsim geçişleri bizi nasıl etkiliyor? ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-mevsim-gecisleri-bizi-nasil-etkiliyor-5158.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-mevsim-gecisleri-bizi-nasil-etkiliyor-5158.html</link>
                    <description><![CDATA[GAZİANTEP (PHA) - SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Merve Türkmen, mevsim geçişleriyle birlikte vücutta ani sıcaklık değişimleri oluşumuyla, özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerin hastalıklara yakalanma oranının arttığını söyledi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Değişen hava şartları nedeniyle vücut ısısı dengesinin tam sağlanamadığı ve bağışıklık sisteminin zayıfladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, “Bağışıklık sistemi savunma mekanizmasıdır ve vücudumuzu zararlı cisimlerden uzak tutarak, korur” dedi.&nbsp;
Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, “Özellikle havanın bir anda ısınıp soğuması, güneşe aldanıp ince kıyafetler giyilmesi, beslenme ve uyku düzenindeki değişiklikler vücut direncini düşürür. Bu yüzden nezle, grip, farenjit gibi enfeksiyonlar ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.
"Mevsim geçişlerinde en sık karşılaştığımız hastalıklar soğuk algınlığı (nezle) ve griptir” diyen Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Grip belirtilerinde ateş, baş ağrısı ve kas ağrıları daha fazla görülürken, soğuk algınlığında daha çok burun akıntısı, burunda tıkanıklık, hapşırma görülür. Kırgınlık, yorgunluk, halsizlik ise her iki hastalıkta da görülebilir. Her ikisine de virüsler neden olmaktadır. Grip daha ağır geçirilirken, soğuk algınlığı gribin daha hafif bir formu olarak düşünülebilir.”
Mevsim geçişlerinden en çok çocukların ve 65 yaş üstü kişilerin etkilendiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, bu durumun bağışıklık sistemlerinin daha zayıf olmasından kaynaklandığını anımsattı.
Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, erişkinlerin bütün gün kapalı ortamlarda çalışmaları ya da çocukların okullarda bir arada olmalarının bağışıklık sistemlerini zayıflatabildiği gibi mikropların çoğalması için ortam hazırladığına dikkat çekti.
Grip ve nezlenin daha çok hava yoluyla bulaşan hastalıklar olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, şu bilgileri paylaştı:&nbsp;
“Maske kullanmak, öksürürken ve hapşırırken ağzı kapatmak, sık sık el yıkamak korunma yöntemlerinin başında gelmektedir. Bu hastalıkların el temasıyla bulaşma olasılığı yüksek olduğundan elleri sık yıkamak bulaşma riskini düşürmektedir”
Hastalığa uygun tedavi yönteminin o hastaya göre hekim tarafından belirlendiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, şu önerilerde bulundu:
“Dinlenmek ve bol su içmek önemlidir. Ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Burnu ve ağzı okyanus suyuyla temizlemek tedaviye yardımcı olur. Kişinin ateşi yükseliyorsa ve burun akıntısı koyu renge dönüştüyse bakteriyel enfeksiyon olabileceği akılda tutulmalıdır.”
Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, mevsim geçişlerinde yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
“- Grip olan kişilere 1,5 metreden fazla yaklaşılmamalı,
&nbsp;- Ortak kullanımı olan masa, telefon, kalem gibi nesneler sık temizlenmeli,
&nbsp;- Okul, hastane, fabrika gibi kalabalık ortamlarda el antiseptikleriyle eller temizlenmeli,
&nbsp;- Kapalı ortamlar sürekli havalandırılmalı,
&nbsp;- Düzenli beslenilmeli,
&nbsp;- Uyku düzeni olmalı,&nbsp;
&nbsp;- Stresten olabildiğince uzak durulmalı,
&nbsp;- Sigaradan uzak durulmalı,
&nbsp;- Bol sıvı tüketilmeli,
&nbsp;- Grip hastalığına karşı aşı olunmalı,
&nbsp;- Tuzlu su, karbonatlı su ile gargara yapılabilir,
&nbsp;- Ilık suyla duş alınabilir,
&nbsp;- C vitamini deposu portakal, mandalina, greyfurt ve limon tüketilebilir,
&nbsp;- Takviye gıda olarak C vitamini kullanılabilir,
&nbsp;- Özellikle kronik hastalığı olanlar, çocuklar ve 65 yaş üstü kişiler dikkatli olmalıdır.”
&nbsp;
Kaynak : PHA  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Mevsim geçişleri bizi nasıl etkiliyor?  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 03 Nov 2023 08:55:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/03112023154545_fc1826262cb3d7ea9c05e5d0815244c4.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/03112023154545_fc1826262cb3d7ea9c05e5d0815244c4.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/03112023154545_fc1826262cb3d7ea9c05e5d0815244c4.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye’de 30 bin kişi organ bekliyor ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-turkiyede-30-bin-kisi-organ-bekliyor-5159.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-turkiyede-30-bin-kisi-organ-bekliyor-5159.html</link>
                    <description><![CDATA[İSTANBUL (PHA) - Organ bağışı bekleyen hasta sayılarının son yıllarda artmaya devam ettiğine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, "Bütün organları işin içine katacak olursak, Türkiye’de dokular da dâhil 30 bin civarında organ ve doku bekleyen hasta var. Bunların çoğunluğunu böbrek bekleyen hastalar oluşturmaktadır” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası dolayısıyla organ bağışının önemi hakkında açıklamalarda bulundu.
100’üncü yaşı kutlanan Cumhuriyetin son çeyreğine damga vuran sağlık alanındaki yeniliklerden birisinin de organ nakli ameliyatları olduğunu dile getiren Prof. Dr. Dinçkan, “Organ nakli ameliyatlarına ihtiyaç duyan hastaları, sadece bir organında hastalığı olan ve tek bir organını ilgilendiren hastalıklara sahip olan hastalar olarak düşünmemek gerekir. Bu kişiler, organ yetmezliği yaşadıkları için hayati tehlikesi olan hastalardır. Organ nakline ihtiyaç duyan bu hastaların tedavi olmaları için başka bireylerden canlı organ bağışı ya da beyin ölümü neticesinde organ nakli yapılması gerekmektedir. Diğer sağlık tedavilerinden ayrılan en önemli farkı budur. Dolayısıyla, organ nakli imkanları konusunda oldukça iyi durumda olan ülkemiz maalesef henüz organ bağışı konusunda iyi durumda değildir. Gelişmiş ülkelerde milyon nüfus başına 30-40 olan bağış oranları, ülkemizde milyon nüfus başına 5-6’dır. Bu yüzden organ bağışında iyiyiz diyebilmemiz için bağış oranımızı en az 5-6 kat daha artırmamız gerekmektedir” diye konuştu.
Pandemiden sonra bağış sayıları artmadı
Pandemi bittikten bağış sayılarının ne durumda olduğu hakkında bilgiler paylaşan Prof. Dr. Dinçkan, “Pandemide insanlık ciddi bir sınavdan geçti. Ama bu süreçte organ nakline ihtiyaç duyan, organ yetmezliği çeken, kronik organ hastalığı olan hastaların bu tedaviye olan ihtiyaçları ortadan kalkmadı. Dolayısıyla, bu hastalar bu sorunlarıyla da pandemi dönemi boyunca uğraştılar. Ama pandemi döneminde bağış sayıları azaldı. Bunun birkaç sebebi vardı. Hastaneler, yoğun bakımlar farklı tedavilere odaklandı. Bu yüzden organ bağışındaki duyarlılık bir miktar azaldı. Pandemi bitti. Hayatımızdan neredeyse çıktı. Normal rutinimize döndük ama pandemide kaybettiğimiz bağış oranındaki düşüşü hala kapatamadık. Hala bağış sayılarımız pandemi öncesindeki oranlara gelmedi. Burada inanılmaz bir değişimle kronik organ yetmezliği olan hastaların tedaviye olan ihtiyaçları ortadan kalkmadı. Organ bağışına hala şiddetle ihtiyaç var. Ancak pandemi ve sonrasında zaten iyi durumda olmayan bağış oranımız biraz daha geriye gitti. Dolayısıyla, tekrar eski ivmeyi yakalayarak eski günlerimize geri dönmemiz gerekiyor. Cumhuriyetin 100’üncü yılında bu konu tekrar gündeme gelmeli, tekrar toplumu aydınlatmaya çalışmalıyız” dedi.
Böbrek nakli bekleyen hastalar daha fazla
Organ bağışı bekleyen hasta sayılarının son yıllarda çok değişkenlik göstermemekle birlikte artmaya devam ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Dinçkan, “Bütün organları işin içine katacak olursak, dokular da dâhil 30 bin civarında organ ve doku bekleyen hasta var. Bunların çoğunluğunu böbrek bekleyen hastalar oluşturuyor. Bu hastaların yüzde 15’i de çocuk hastalarımızdır. Çocuk hastalar, ailelerinde başta anne babaları olmak üzere uygun donörleri varsa, organ nakli şansı yakalayabiliyorlar” ifadelerini kullandı.
Organ bağışını artırmak için gönüllü olunabilir
Organ bağışını artırmak için yapılabileceklere dikkat çeken Prof. Dr. Dinçkan, şunları söyledi:
“Canlı donör olmanın birinci kuralı gönüllü olmaktır. Aynı gönüllülük durumu, beyin ölümü olan kişiler için de geçerli olmalıdır. Ben organ bağışını topluma anlatmanın, toplumu bilinçlendirmenin yolunun da yine gönüllülükten geçtiğini düşünüyorum. Bu sorun sadece bu işi yapan hekimlerin ve sağlıkçıların değil, tüm toplumun bir sorunu olarak görülmeli. Toplum organ bağışını tekrar gündeme getirmeli. Dünyada savaşlar var, ekonomik sorunlar var, kültürel sorunlar var, göç sorunu var. Ancak bu sorunların içerisinde kronik sağlık sorunu yaşayanların da sorunları artmaya devam ediyor. Bu konu elzem çünkü kronik organ yetmezliği yaşayan insanların beklentisi, insanın temel hakkı olan yaşam hakkını ilgilendiriyor. O yüzden bu konu da en az savaşlar kadar önemli. Toplumda bir sürü insan zamanında organ bulunamadığı için hayatını kaybediyor. Dolayısıyla, organ bağışını artırmanın tek yolu toplum olarak gönüllü sayısını artırmaktan geçiyor. Bunu tekrar tekrar herkese anlatmalıyız. Sadece organ nakli ihtiyacı olduğunda, konunun aileler tarafından gündeme getirilmesi ile maalesef istenen farkındalık sağlanamıyor. Binlerce kişi hayatını kaybetmeye devam ediyor.”
Her organda kronik yetmezlik oluşabilir
Her organın farklı bir kronik yetmezliğinin olduğunu kaydeden Prof. Dr. Dinçkan, şu bilgileri paylaştı:
"Kronik böbrek hastalığı, kronik karaciğer hastalığı, kronik kalp yetmezliği, kronik akciğer yetmezliği gibi her organın kendine özgü kronik hastalıkları vardır. Başta diyabet ve hipertansiyon olmak üzere, çok çeşitli metabolik hastalıklar kronik böbrek hastalığına yol açar. Kronik karaciğer hastalığı da ülkemizde Hepatit B başta olmak üzere, viral hepatitler, karaciğer yağlanması ve alkolik hepatit nedeniyle artmaya başladı. Yine çocuklarda Bilier Atrezi -safra yollarının doğumsal olarak yokluğu- en önemli karaciğer yetmezliği sebebi olarak görülmektedir.”
Nakil sırasındakiler yaşam hakkına kavuşturulmalı
Organ nakli ameliyatı olan bireylerin hayatlarının nasıl değiştiğini anlatan Prof. Dr. Dinçkan, “Organ nakli ameliyatlarıyla insanların hayatları mucizevi bir şekilde değişir. Başta yaşam hakkı olmak üzere, temel haklarına tekrar kavuşurlar. Kronik organ yetmezliği olup da organ nakil tedavisine ihtiyaç duyan hastalar için öncelikle acil olarak organ bulunması hayati önem taşır. Bunun için iki kaynak vardır: Birincisi canlı donörler, ikincisi ise beyin ölümü olmuş donörler. Gelişmiş ülkeler bu sorunu beyin ölümü olmuş olan kişilerin organlarını kullanarak çözmektedir. Beyin ölümü olmuş kişinin organları toprağa gidip çürüyeceğine, onlara ihtiyaç duyan insanlara takılır. Böylece nakil olamazsa hayatını kaybedecek bu kişilere yaşam hakkı tanınmaktadır. Bizim gibi ülkelerde ise canlı donörden nakiller daha fazla yapılmaktadır. Bunun tek sebebi ise yeterli organ bağışı olmaması nedeniyle, aile içinde organ nakline acil ihtiyaç olduğu durumlarda kişilerin yakınlarının canlı donör olarak gönüllü olarak sorunu çözmeleridir. Oysaki insanı yaşatmanın kıymetini bilen bireyler olarak organ bağışı konusunda duyarlılığımızı artırmalıyız. Zamanı geldiğinde bir gün biz de organ nakli sırasında kendimizi bulabiliriz” diyerek sözlerini noktaladı.
&nbsp;
Kaynak : PHA  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye’de 30 bin kişi organ bekliyor  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 02 Nov 2023 10:54:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/03112023154606_f09641b7cc7be47ba9e2d91f4912ccfb.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/03112023154606_f09641b7cc7be47ba9e2d91f4912ccfb.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/03112023154606_f09641b7cc7be47ba9e2d91f4912ccfb.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siverek ilçe sağlık müdürlüğünden kırsal mahallelerde sağlık taraması
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-siverek-ilce-saglik-mudurlugunden-kirsal-mahallelerde-saglik-taramasi-5147.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-siverek-ilce-saglik-mudurlugunden-kirsal-mahallelerde-saglik-taramasi-5147.html</link>
                    <description><![CDATA[Siverek ilçe sağlık müdürlüğünden kırsal mahallelerde sağlık taraması
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Siverek İlçe Sağlık Müdürlüğü ilçe merkezinin yanı sıra kırsal mahallelerde de sağlık taraması ve bilgilendirme çalışması yaparak, vatandaşları bilinçlendiriyor.Siverek İlçe Sağlık Müdürü Doktor Tarık Alpsoy tarafından hazırlanan proje çerçevesinde, ilçe merkezine gelme imkanı olmayan uzak kırsal Mahalleler seçilerek sağlık taraması yapıldı. Proje çerçevesinde öğrencilerin diş sağlığı ve taraması yapılarak, diş macunu ve fırçası dağıtıldı. Projede, işitme ve bit taraması yanı sıra ailelere, aile planlaması, bebek ölümlerinin nedenleri, riskli gebeliklerin takibi, meme kanseri, rahim ağzı kanseri konularda da eğitimler verildi.Bu arada sağlık merkezi bünyesinde çalışan diyetisyenler tarafından isteyen vatandaşların boy ve kilo kontrolü yapılarak, sağlıklı beslenme konularda da vatandaşlar bilgilendirildi.Çevre Sağlığı Birimi tarafından da içme suları kontrol edilerek, analiz için numuneler alındı. Kadınlar açısından önem arz eden KADES uygulaması ve kullanılması hakkında kadınlar bilgilendirildi.İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Halk Eğitim Merkezindeki berber ve kuaförler tarafından da öğrencilere saç tıraşı yapılarak öğrencilere okuma kitapları dağıtıldı.Proje çerçevesinde İlçe Sağlık Müdürlüğü Koordinesinde ilçe Tarım Müdürlüğü tarafından kuduza karşı sahipsiz ve aşısız başıboş hayvanlar tespit edilerek gerekli önlemler ve tedbirler alındı.İlçe Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, projenin tüm kırsal Mahallelerde devam edileceği bildirildi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Siverek ilçe sağlık müdürlüğünden kırsal mahallelerde sağlık taraması
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 02 Nov 2023 08:21:05 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/02112023112105_96e24a2a515d45cab618d5bb4665f944.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/02112023112105_96e24a2a515d45cab618d5bb4665f944.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/02112023112105_96e24a2a515d45cab618d5bb4665f944.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gün aşırı 1 tatlı kaşığı bal tüketilmeli!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-gun-asiri-1-tatli-kasigi-bal-tuketilmeli-5127.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-gun-asiri-1-tatli-kasigi-bal-tuketilmeli-5127.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, sağlıklı bir besin olan bal hakkında tüm bilinmeyenleri anlattı.İSTANBUL (İGFA) - Arıların bitkisel kaynaklardan topladıkları nektarları metabolize ederek bala dönüştürmelerinin biyokimyasal bir süreç olduğunu ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, doğal bir besin olan bala, dışarıdan herhangi bir madde katılması veya balın doğal yapısında bulunan bir maddenin uzaklaştırılmasının kanun ve yönetmeliklerce yasaklandığını söyledi.



Yiğit, balın doğal olarak antioksidan özelliği olan bir gıdadır. Yapılan bir araştırmada koyu renkli balların antioksidan içeriğinin açık renkli olanlara göre daha yüksek olduğu görüldüğünü belirterek, "Bal içerdiği vitaminler, mineraller, organik asitler, flavonoidler ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve pek çok hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edici özellik gösteren fonksiyonel bir besindir. Bal bileşiminde bulunan potasyum, fosfor, demir, magnezyum, sodyum, mangan, klor, kükürt ve iyot gibi insan vücudunun ihtiyaç duyduğu mineral maddelerce de zengin bir besin kaynağıdır" dedi.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DE DESTEKLİYOR

Bal bakteri, virüs ve mantarlara karşı vücudun bağışıklık sistemine destek olduğuna dikkati çeken Yiğit, “Özellikle kış aylarında bağışıklığı güçlendirmek ve soğuk algınlığından korunmak için tüketmekte fayda vardır. Bal içeriğindeki flavonoidler sayesinde kansere karşı koruyucu etki de göstermektedir. Yapılan birçok bilimsel araştırma balın, mide ülserinin temel etkeni olan Helicobacter pylori bakterisinin gelişimini yavaşlatarak hastalığın etkisini azalttığını bildirmiştir.” şeklinde konuştu.

PORSİYON KONTROLÜNE DİKKAT!

“Bal oldukça sağlıklı bir besindir ancak tüketilirken porsiyon kontrolü oldukça önemlidir.” diyen Yiğit, içeriğinde yüzde 82 oranında karbonhidrat ve yüzde 1 oranında vitamin, mineral ve biyoaktif bileşikler bulundurduğunu, şeker oranı oldukça yüksek olduğu için diyabetik bireylerin tüketirken oldukça dikkatli olması gerektiğini söyledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Gün aşırı 1 tatlı kaşığı bal tüketilmeli! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 30 Oct 2023 14:49:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31102023085504_ce6b7b205a498596bcfddaef119eb33d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31102023085504_ce6b7b205a498596bcfddaef119eb33d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31102023085504_ce6b7b205a498596bcfddaef119eb33d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bilinçsiz vitamin tüketimi karaciğeri bozuyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-bilincsiz-vitamin-tuketimi-karacigeri-bozuyor-5128.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-bilincsiz-vitamin-tuketimi-karacigeri-bozuyor-5128.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, besin takviyelerinin önemi ve karaciğere olan etkileri hakkında bilgi verdi.İSTANBUL (İGFA) - Dengeli beslenen ve sağlıklı kişilerin besin takviyesine ihtiyacı olmadığını dile getiren uzmanlar, ancak ciddi vitamin eksikliği olan veya hastalık süresinde olanların hekim tavsiyesi ile besin tavsiyesi alabileceğini söylüyor. “Bilinçsizce tüketilen besin takviyeleri vücutta birikerek karaciğer gibi hayati organlarımıza zarar verebilir.” diyen Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, besin desteklerinin hekim kontrolünde ve öncesinde ölçüm yapılarak alınması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Aytaç Atamer, sağlıklı beslenen kişilerin hekim tavsiyesi olmadan besin takviyesi kullanmasının sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.



Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Vücudumuzun ihtiyacı olan vitaminin ve minareleri aldığımız gıdalardan rahatlıkla temin edebiliriz. İhtiyacımız olmadan aldığımız bu takviyeler ne bağışıklığımızı güçlendirir ne de karaciğerimizi temizler. Bilinçsizce tüketilen besin takviyeleri vücutta birikerek karaciğer gibi hayati organlarımıza zarar verebilir" diyerek, ciddi vitamin eksikliği olan veya hastalık süresinde olanlar hekim tavsiyesi olmak üzere besin tavsiyesi alabileceğini söyledi.

Besin desteklerinin hekim kontrolünde ve öncesinde ölçüm yapılarak alınması gerektiğini kaydeden Atamer, "Karaciğerimizin detoks yani zehirden uzaklaştırma kabiliyetini esas sağlayan antioksidan glutatyodur. Vücudumuzda glutatyon depolarının yüksek tutulmasını sülfür, C vitamini gibi içerikli gıdalar ile sağlayabiliriz. Bunu yeterli ve dengeli beslenmemizde almamız mümkündür.” dedi.

YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLERİN AŞIRI ALIMI KARACİĞERİ YORUYOR

Karaciğerin hayatının devamı için gerekli olan, vücudun en temel organı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, ağız yolu ile alınan her türlü yiyecek, içecek ve ilaçların karaciğerde metabolize olduğunu kaydetti.

“Yağda eriyen vitaminler karaciğerde metabolizme edildikten sonra depolandıklarından dolayı aşırı alımı karaciğeri yorar ve hasara neden olabilir. Özellikle A vitamini ve suda eriyen bir vitamin olan niasin yüksek dozlarda alındığında karaciğerde aşırı miktarda depolanarak toksiditeye yol açabilir.” diyen Prof. Dr. Aytaç Atamer, kimi bitkisel takviyelerin de karaciğer hasarına sebep olabileceğini anlattı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Bilinçsiz vitamin tüketimi karaciğeri bozuyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 30 Oct 2023 14:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31102023085512_1211a913bdd6becc155cdc74647759f1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31102023085512_1211a913bdd6becc155cdc74647759f1.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31102023085512_1211a913bdd6becc155cdc74647759f1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kalp hastaları için kilo önemli endişe kaynağı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-kalp-hastalari-icin-kilo-onemli-endise-kaynagi-5084.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-kalp-hastalari-icin-kilo-onemli-endise-kaynagi-5084.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kilo, kalp hastalığı veya kalple ilgili rahatsızlıkları olan bireyler için önemli bir endişe kaynağı olabilir, ancak tüm kalp hastalarının kilo ile ilgili aynı sorunlarla karşılaşmadığını anlamak önemlidir. Kilonun kalp sağlığı üzerindeki etkisi, spesifik kalp rahatsızlığı, bireyin genel sağlığı ve yaşam tarzı dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebilir.İSTANBUL (İGFA) - Kilonun kalp hastaları için önemli olabileceği bazı yolları ile ilgili Kardiyoloji Uzmanı Dr. Muharrem Arslandağ konu hakkında bilgiler verdi.

Obezite ve Kalp hastalığının aşırı kilolu veya obez olmak kalp hastalığı gelişimi için bir risk faktörü olduğuna dikkati çeken Dr. Arslandağ, özellikle karın çevresindeki aşırı vücut yağı, hepsi kalp hastalığıyla ilişkili olan yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve tip 2 diyabet gibi durumların riskini artırabileceğni söyledi.



Fazla kilo taşımak, vücuda kan pompalamak için daha fazla çalışması gerektiğinden kalbe ek yük getirebileceğini belirten Dr. Arslandağ, "Bu durum, kalbin kanı etkili bir şekilde pompalayamadığı kalp yetmezliği gibi durumlara yol açabilir. Obezite, kalbi besleyen kan damarları plak birikimi nedeniyle daraldığında veya tıkandığında ortaya çıkan koroner arter hastalığı için bir risk faktörüdür. Bu durum da kalp krizlerine yol açabilir" dedi.

Tedavi üzerindeki etkisi hakkında da açıklamalarda bulunan Dr. Muharrem Arslandağ, "Kilo, kalp hastaları için tedavi seçeneklerini ve sonuçlarını da etkileyebilir. Örneğin, obezite ameliyatı daha zor hale getirebilir ve belirli prosedürlerle ilişkili riskleri artırabilir. Aşırı kilo, kötü beslenme, fiziksel aktivite eksikliği ve sigara kullanımı gibi sağlıksız yaşam tarzı faktörleriyle ilişkilendirilebilir ve bunların tümü kalp sağlığını kötüleştirebilir. Bununla birlikte, tüm kalp hastalarının aşırı kilolu veya obez olmadığını ve diğer faktörlerin kalp sağlığında önemli bir rol oynayabileceğini unutmamak önemlidir. Ayrıca, kilo vermek karmaşık bir süreç olabilir ve tüm kalp hastaları için tedavinin birincil odak noktası olmayabilir. Kalp hastaları için tedavi yaklaşımı, özel durumları, genel sağlık durumları ve risk faktörleri dikkate alınarak bireyselleştirilmelidir" diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Kalp hastaları için kilo önemli endişe kaynağı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 19 Oct 2023 12:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19102023171652_e2a05783a4dd2bda5a870cf366e07b64.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19102023171652_e2a05783a4dd2bda5a870cf366e07b64.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19102023171652_e2a05783a4dd2bda5a870cf366e07b64.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ahmet Yesevi Sosyal Kompleksinde glütensiz ekmek üretimi başladı
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-ahmet-yesevi-sosyal-kompleksinde-glutensiz-ekmek-uretimi-basladi-5048.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-ahmet-yesevi-sosyal-kompleksinde-glutensiz-ekmek-uretimi-basladi-5048.html</link>
                    <description><![CDATA[Ahmet Yesevi Sosyal Kompleksinde glütensiz ekmek üretimi başladı
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Haliliye Belediyesi Ahmet Yesevi Sosyal Yardım Kompleksinde faaliyetlerin başladığı ekmek fırını ile PKU’lu ve çölyaklı vatandaşlara yönelik günlük olarak glütensiz ekmek üretiliyor.Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın talimatlarıyla her alanda vatandaşları yalnız bırakmayan Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, “Dayanışmanın ve Paylaşmanın Kalbi” sloganıyla vatandaşların ihtiyaç duydukları alanlarda çalışmalarını sürdürüyor. İlçe genelinde ihtiyaç sahibi ailelerin her zaman yanında olan Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, hayata geçirilen Ahmet Yesevi Sosyal Yardım Kompleksiyle daha geniş kitlelere ulaşıyor. İçerisinde Aşevi ve Sosyal Marketin yer aldığı sosyal yardım kompleksi ile ilçe genelindeki yüzlerce aileye yardım eli uzatan ekipler, çölyak ve PKU’lu vatandaşları yalnız bırakmıyor. Çölyaklı ve PKU’lu vatandaşlara periyodik olarak verilen glütensiz gıda kolileri ile destek olan Haliliye Belediyesi, Ahmet Yesevi Sosyal Yardım Kompleksi glütensiz ekmek fırınında da üretime devam ediyor. Yalnızca Haliliye ilçesinde ikamet eden değil, kent genelindeki çölyak ve PKU’lu hastalara glütensiz ekmeğin üretildiği fırından tüm vatandaşlar faydalanıyor. Glütensiz ekmek fırınına kayıt yaptıran vatandaşlar, Haliliye Belediyesi tarafından kendilerine verilen kartla, aylık 30 adet ekmeği bu fırından ücretsiz olarak teslim alıyor.Öte yandan, hijyen standartlarının en yüksek seviyede tutulduğu glütensiz ekmek fırınından yararlanmak isteyen çölyaklı ve PKU’lu vatandaşların ise detaylı bilgi almak ve hizmetten faydalanmak için belediyenin kurumsal iletişim merkezi numarasını arayarak irtibat kurması gerektiği belirtildi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Ahmet Yesevi Sosyal Kompleksinde glütensiz ekmek üretimi başladı
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 20 Sep 2023 14:30:51 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/20092023173051_5ad8c863ffc28e3a7fa6cde0351d0398.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/20092023173051_5ad8c863ffc28e3a7fa6cde0351d0398.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/20092023173051_5ad8c863ffc28e3a7fa6cde0351d0398.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Fırınlara baca ve gramaj denetimi
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-firinlara-baca-ve-gramaj-denetimi-4962.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-firinlara-baca-ve-gramaj-denetimi-4962.html</link>
                    <description><![CDATA[Fırınlara baca ve gramaj denetimi
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Haliliye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, halk sağlığını korumak için pide fırınlarına yönelik yürüttüğü denetimlerde ruhsat, hijyen, gramaj ve baca kontrollerini sağlıyor.Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın talimatlarıyla ilçe genelinde gıda satışı yapan işyerlerine yönelik denetim faaliyetlerini artıran Zabıta Müdürlüğü, çalışmalarını sürdürüyor.Vatandaşların sağlığı için başta gıda satışı yapan işletmeler olmak üzere yoğunluğun olduğu işletmelere öncelik veren ekipler, ilçe genelindeki pide fırınlarını denetledi. Gıda ve Tarım İl Müdürlüğü ekipleriyle koordineli şekilde yürütülen denetimlerde başta hijyen olmak üzere işyeri ruhsatı ve ekmek gramaj kontrolleri yapıldı. Vatandaşlara daha kaliteli ekmeğin ulaşması için denetimlerini titizlikle sürdüren ekipler, özellikle yaz aylarında vatandaşların bacadan çıkan isten rahatsız olmamaları ve çevre kirliliğinin önüne geçmek adına bacaların da sağlıklı bir şekilde çalışıp çalışmadığını inceledi. Denetimlerde hiçbir olumsuzluğa rastlamayan ekipler, kurallara riayet edilmesi ve duyarlı olunması yönünde uyarılarda bulunarak, kurallara uymayan işletmelere ise cezai işlem uygulanacağını bildirdi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Fırınlara baca ve gramaj denetimi
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 04 Aug 2023 18:06:53 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/04082023210653_f8f0aae16fff2275ae5ce89f476b9ee5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/04082023210653_f8f0aae16fff2275ae5ce89f476b9ee5.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/04082023210653_f8f0aae16fff2275ae5ce89f476b9ee5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye’de ilk defa bir kamu hastanesinde uygulandı
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-turkiyede-ilk-defa-bir-kamu-hastanesinde-uygulandi-4746.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-turkiyede-ilk-defa-bir-kamu-hastanesinde-uygulandi-4746.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’de ilk defa bir kamu hastanesinde uygulandı
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye’de ilk defa bir devlet hastanesinde endoskopik tüp mide işlemi, yani endoskopik sleeve gastroplasti uygulaması yapıldı.Türkiye’de ilk defa kamu ve üniversite hastaneleri arasında Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan endoskopik tüp mide işlemi, yani endoskopik sleeve gastroplasti uygulaması başarıyla sonuçlandı. Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından geliştirilen ve uygulanan bu işlem öncesinde Harvard’da ileri endoskopi eğitimi alan Doç. Dr. Cem Şimşek, 42 yaşındaki hastaya başarıyla uyguladı.Endoskopik tüp mide işlemi, endoskopik ile ağızdan girilerek içeriden mideye dikiş atma esasına dayanıyor. Özel bir endoskopik kamera ve dikiş cihazlarıyla uygulanan işlem sonucunda mide, kalıcı olarak akordeon benzeri bir şekilde katlanarak küçültülüyor. Yaklaşık 1 ila1 buçuk saat aralığında süren işlem, hastaların aynı gün taburcu olabildiği endoskopi ünitesinde gerçekleştiriliyor.İşlem hiçbir kesik içermediği için vücutta bir iz bırakmıyor. Hastaların mideleri kalıcı olarak küçültüldüğünde, açlık hissi azalıyor, daha hızlı doyuyorlar ve doygunluk hissi daha uzun sürüyor. İşlemin midede kalıcı etkileri, bir yıl içinde yaklaşık yüzde 50 fazla kilo kaybına yol açıyor. Bu kilo kaybının kalıcı olduğu ve hastaların 10 yıla kadar kilolarını koruyabildiği biliniyor.İlk defa bir kamu hastanesinde uygulandıDeprem bölgesinde gerçekleştirilen bu işlem, bölgedeki sağlık çalışanları ve hastalar tarafından memnuniyetle karşılandı. Tamamen endoskopik gerçekleştirilen bu işlemin sağlık turizmine de önemli katkılar sunması bekleniyor. Şanlıurfa’daki merkez ayrıca ileri endoskopik yöntemlerle sindirim sistemindeki tümörlerin tedavisini, yutma ve sindirim sistemi hareket bozukluklarının tedavisini ve safra yolları, safra kesesi, karaciğer ve pankreas hastalıklarının tedavisini gerçekleştiriyor.Türkiye’de kamu ve üniversite hastanelerinde ilk defa uygulandığını söyleyen Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Bedri Caner Kaya, “Hastanemiz Gastroenteroloji Kliniğinde bir ilke imza atıldı. Kamu hastaneleri ve üniversiteler dahil olmak üzere Türkiye’de daha önce yapılmamış olan bir operasyon uygulandı. Bu operasyonda çift kanallı endoskopi cihazıyla beraber dikiş atabilen cihazların alımı sonrası ülkemizde kamu hastaneleri ve üniversitelerde ilk defa yapılmış olan endoskopik tüp mide operasyonu gerçekleştirildi. Bu operasyonla beraber hastanemizde ve ülkemizdeki diğer kuruluşlar da bir genç hastamıza ilk defa cerrahiye ihtiyaç kalmadan endoskopik yolla son derece başarılı bir şekilde bu işlem uygulanmış oldu. Deneyimli gastroenteroloji uzmanlarımız sayesinde hastamız son derece başarılı bir operasyon sonrası şu anda sağlıklı bir şekilde servisimizde yatmaktadır” dedi.Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Bahattin Durak ise, “Hastanemiz Gastroenteroloji Kliniğinde son teknoloji cihazlarımızla birçok işlemi gerçekleştirmekteyiz. En son Türkiye’de ilk defa kamu ve özel üniversite hastanesinde bulunmayan endoskopik tüp mide operasyonu için çift kanallı endoskopi cihazını temin ettik. Beraberinde çift kanallı dikiş setini temin ettik. Cem hocam ile birlikte bu işlemi gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.Sağlık turizmine katkıda bulunacakMehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Cem Şimşek de, “Devlet kamu ve üniversite hastanelerinde ilk defa yapılan endoskopik tüp mide işlemini bölüm sorumlumuz Dr. Bahattin Durak, Dr. Mahmut Polat ile beraber gerçekleştirdik. Ameliyatımızın adı endoskopik tüp mide, endoskopik sleeve gastroplasti  olarak geçiyor. İlk defa Harvard’da geliştirilen bu işlemi ben buraya gelmeden örnek klinik eğitimini alarak ve ilk defa Şanlıurfa’da bugün yapma şansımız oldu. İşlemimizde sadece ağızdan endoskopik ve dikiş seti kullanarak ağızdan giriyoruz ve mideyi kendi içine katlayarak dikiyoruz. Herhangi bir içerden veya dışarıdan dikiş kesiği olmadığı için hastalar herhangi bir iz olmuyor. İşleme burada gördüğünüz endoskopi ünitesinde ayaktan yapıyoruz. Aynı gün hastalarımızı taburcu edebiliyoruz. Hastalarımız yaklaşık 6 ay ile 1 yıl arasında yeni tekniklerle yüzde 30 varan, 50 kiloya varan kilo kayıpları sağlayabiliyoruz. Çok daha önemlisi elimizdeki verilerde bu kilo kaybının 10 yıla varan süre boyunca korunduğunu biliyoruz. Ameliyat olmayan ayaktan gerçekleştirilen işlem ile hem hastalarımıza oldukça fazla kilo kaybettiriyoruz, hem de komplikasyon yan etki riskini de oldukça azaltıyoruz. Aynı zamanda bu işlemin sağlık turizmi açısından katkı da bulunacağını düşünüyoruz” diye konuştu. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye’de ilk defa bir kamu hastanesinde uygulandı
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 19 Jun 2023 19:16:45 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19062023221645_b33b4203fe4e0592078563b79dffabc8.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19062023221645_b33b4203fe4e0592078563b79dffabc8.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19062023221645_b33b4203fe4e0592078563b79dffabc8.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan Vakfı kuruldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-recep-tayyip-erdogan-vakfi-kuruldu-4635.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-recep-tayyip-erdogan-vakfi-kuruldu-4635.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Recep Tayyip Erdoğan Vakfı kuruluşuna ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü ilanı, Resmî Gazete'de yayımlandı.ANKARA (İGFA) - Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Recep Tayyip Erdoğan Vakfı'nın mal varlığının 120 bin lira olduğu bildirilen ilanda, "Vakfın sona ermesi hâlinde tasfiyesinden arta kalan mal varlığı, kurucular kurulunun uygun göreceği bir vakıf veya kamu kurumuna devredilir." hükmü yer aldı.

İstanbul'da kurulan vakfın yönetim kurulunda Necmeddin Bilal Erdoğan, Vedat Demiröz, Mehmet Tevfik Göksu, Esra Albayrak, Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Hüseyin Aydın, Ahmet Özel, Nuri Aksu yer aldı.

Vakfın amacı ise "İstanbul ilinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsına ait veya görevi sırasında kendisine tevdi edilen eşyalardan uygun görülenlerin sergileneceği Recep Tayyip Erdoğan Müzesi ve toplumun eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesi ile eğitim ve araştırma çalışmalarına katkı sağlanması amacıyla Recep Tayyip Erdoğan Kütüphanesi kurmak, ayrıca bilimsel, kültürel ve sanatsal programlar ile sergiler düzenlemektir." şeklinde tanımlandı.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan Vakfı kuruldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 31 May 2023 10:34:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31052023165031_dbb5b9042f5673550462214cd4a9c253.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31052023165031_dbb5b9042f5673550462214cd4a9c253.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31052023165031_dbb5b9042f5673550462214cd4a9c253.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Mevcut Kabine son kez toplanıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-mevcut-kabine-son-kez-toplaniyor-4636.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-mevcut-kabine-son-kez-toplaniyor-4636.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bugün Kabine Toplantısı gerçekleştirilecek. Yeni kabine öncesi, son toplantı yapılacak.ANKARA (İGFA) - Yüksek Seçim Kurulu'nun 28'inci Dönem Milletvekili Genel Seçimi kesin sonuçlarını açıklamasının ardından TBMM'deki yemin töreni tarihi de netleşti.

Buna göre, Cuma günü saat 14'te Genel Kurul&nbsp;MHP&nbsp;lideri&nbsp;Devlet Bahçeli&nbsp;başkanlığında toplanacak.

Milletvekilleri il ve isim sırası ile kürsüye gelerek yemin edecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni kabineyi açıklamadan önce son toplantı yapılacak.

Bugün yapılacak toplantının saati 15.30 olarak belirlendi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Mevcut Kabine son kez toplanıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 31 May 2023 06:26:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31052023165046_5f459bf7054b5463d42c50cfaab09837.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31052023165046_5f459bf7054b5463d42c50cfaab09837.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/31052023165046_5f459bf7054b5463d42c50cfaab09837.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ayak sağlığı için doğru ayakkabı seçimi önemli]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-ayak-sagligi-icin-dogru-ayakkabi-secimi-onemli-4617.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-ayak-sagligi-icin-dogru-ayakkabi-secimi-onemli-4617.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yanlış ayakkabı seçimi günlük yaşamda ciddi ayak sağlığı problemlerine yol açabiliyor. Ayak yapısına uygun olmayan ayakkabıların ayak dokusuna zarar verebiliyor.İSTANBUL (İGFA) - Günlük yaşantımızda sıkça kullanılan ayakkabıların seçiminin ayak sağlığında önemli bir yeri olduğuna değinen Anadolu Sağlık Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay, “Hava akımına müsaade eden, sentetik ve terleten materyalleri az içeren, dar olmayan, ayak yapısı ile uyumlu, yumuşak ayakkabılar tercih edilmeli. Aynı ayakkabı üst üste giyilmemeli, giyilecekse bu ayakkabılar havalandırılmalı, aşırı nem ve terleme varsa kurutulmalı” dedi.



Yanlış ayakkabı seçiminde en sık görülen problemlerden birinin ayakkabı vurması olduğunu ve ayakkabı vurması nedeniyle oluşan yaralara müdahale edilmemesinin ciddi ayak sağlığı problemlerine sebep olabildiğini söyleyen Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay, “Ayakkabının vurduğu yerde oluşan yara ılık su ile yıkanmalı, yaranın olduğu bölge kurulandıktan sonra yarayı temizleme ve mikropları öldürme gücüne sahip cilt losyonları ile bölgeye pansuman yapılmalı. Kişi eğer dışarıdaysa ve tekrar ayakkabı giyilmesi gerekiyorsa kapalı pansuman yöntemi ile yaranın enfeksiyon kapmaması için kapatılması gerekiyor. Eğer kişide diyabet ve dolaşım sorunu yoksa, darbe oluşturmayan ve bakımı düzenli yapılan ayakkabılar tercih edildiğinde, yaralar 7 ila 10 gün içerisinde iyileşebilir. Bu süre içerisinde iyileşmezse ciddi sağlık problemlerinin habercisi olabilir. Bu durumlarda dermatoloji, plastik cerrahi ve ortopedi hekimleri ile görüşülmeli” diye konuştu.

Dr. Acay, ayak yapısına uygun olmayan ayakkabıların tercih edilmemesi gerektiği kaydedildi. Acay, ayak sağlığı için uygun olmayan çalışma ortamlarının hijyenik olmayan koşullar ve uygun olmayan ayakkabı tercihleri enfeksiyon riskini artırabileceğini belirterek, enfeksiyon riskini en aza indirmek için bu etkenlere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Ayak sağlığı için doğru ayakkabı seçimi önemli - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 29 May 2023 14:53:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/29052023202709_cfdd597deb11f2ac00bfc72dbd702755.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/29052023202709_cfdd597deb11f2ac00bfc72dbd702755.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/29052023202709_cfdd597deb11f2ac00bfc72dbd702755.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Adalet Bakanı Bozdağ, Şanlıurfa’da şehir hastanesi inşaatını gezdi
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-adalet-bakani-bozdag-sanliurfada-sehir-hastanesi-insaatini-gezdi-4582.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-adalet-bakani-bozdag-sanliurfada-sehir-hastanesi-insaatini-gezdi-4582.html</link>
                    <description><![CDATA[Adalet Bakanı Bozdağ, Şanlıurfa’da şehir hastanesi inşaatını gezdi
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Şanlıurfa’da yapımında sona gelinen bin 710 yataklı şehir hastanesi inşaatını gezdi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Şanlıurfa’da yapımına devam edilen bin 710 yataklı şehir hastanesi inşaatını gezdi. İnşaat çalışmaları hakkında bilgi alan Bakan Bozdağ, yaptığı açıklamada “Şuanda Şanlıurfa şehir hastanemiz bin 710 yatak kapasiteli olup yaklaşık yüzde 40 civarında fiziki tamamlanmanın gerçekleştiğini görüyoruz. İnşallah 2024 sonu itibariyle de buranın faaliyete geçeceğini arkadaşlarımız ifade ettiler. Firma yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Hastanede 983 tek kişilik oda var. 547 yoğun bakım odası var. 57 tane ameliyathane var. Toplamda bin 710 yatak kapasiteli olduğunu görüyoruz. Tabi şehir hastaneleri yeni hastane konseptinde biliyorsunuz. Tek kişilik odalar içerisinde tuvalet var, televizyonu var, buzdolabı var. Refakatçı için koltuğu ve kalacağı yeri de var. Adeta VİP standardında tek kişilik odalar yapıldığını hepimiz biliyoruz” dedi.Hastanenin 2024 yılı içerisinde faaliyete geçeceğini söyleyen Bakan Bozdağ, “Şimdi Şanlıurfa’mıza da şehir hastaneleri konsepti içerisinde bin 710 yataklı hastanemiz inşallah 2024’te faaliyete geçecektir. Tabi bu yatak sayısı bin 710 ama ihtiyaç halinde bunu iki katına çıkarma imkanı da bulunmaktadır. Şuanda çalışmalar hummalı şekilde devam ediyor. Ben buradan firmaya, Sağlık İl Müdürlüğümüze, valiliğimize, belediyemize ve bu tesisin bu hale gelmesinde emeği geçen herkese huzurlarınızda ayrı ayrı teşekkürlerimi ifade ediyorum. Şanlıurfa şehir hastanesi ile sağlık alanında büyük bir değişimi yaşama imkanı bulacaktır. İnşallah hastalarımız gittikleri her yerde şifa bulurlar. Burası da şifa dağıtan önemli merkezlerden birisi olacaktır. Bir yandan tedavi için diğer illere, Ankara’ya, başka yerlere gitme devri de önemli ölçüde azalacaktır. Bu da ayrı bir Şanlıurfa’mız için hayırlı ve yararlı bir sonuç olacağı gibi pek çok hastalığında  daha önce tedavisi yapılmayan hastalıkların da  burada tedavilerinin yapılma imkanı olacaktır. Bu da ayrı bir gelişmedir Şanlıurfa’mız için. Tabi burası ayrıca da bir ekmek kapısı olacaktır. Zira böylesi devası bir şehir hastanesinin Şanlıurfa’da faaliyete geçmiş olması bir yandan hastalarımızın tedavisi, şifa bulması, sıhhate kavuşması, öte yandan da pek çok sağlık personeli ve yardımcı çalışanın da burada iş ve ekmek sahibi olması anlamına gelir. Bu açıdan da hayırlı bir hizmettir. O yüzden tekrar Şanlıurfa’mıza hayırlı olsun diliyorum. 2024’te burayı kısmet olursa birlikte açmayı Rabbim nasip eder diye dua ediyorum. Bütün hasta kardeşlerimize de ayrı ayrı şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı."Taslak kanun teklifi çalışmamız tamamlanmış durumdadır"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kira artışı ile ilgili yaptığı açıklamasıyla ilgili sorulan soruya da cevap veren Bakan Bozdağ, “Cumhurbaşkanımızın bize daha önce bu konuda bir talimatı olmuştu. Adalet Bakanlığı olarak alınması gereken tedbirlere ilişkin bizim hazırlıklarımız tamam. Taslak kanun teklifi çalışmamız tamamlanmış durumdadır. Seçim bitti, parlamento faaliyete geçtikten sonra inşallah bu kanun teklif taslağını yasalaşması dileğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi AK Parti Grubuna ve Parlamentoya ileteceğiz. Akabinde de yasalaşma süreci gerçekleşecektir. Şuanda hazırlıklarımız tamam, adımımızı parlamento faaliyete geçtikten sonra süratle atacağız” dedi.Arabuluculuk sistemi ile ilgili düzenleme hakkında bilgi veren Bozdağ, “Arabuluculuk ile ilgili düzenleme çıktı ve şuanda yürürlükte, kira ihtilaflarının mahkemeye gitmeden arabuluculuk marifetiyle çözülmesi hem bizim kültürümüze, hem bizim medeniyetimize hem de komşuluk anlayışımıza daha uygun düştüğü için biz kira ihtilaflarında da mahkemeden önce arabuluculuğu şart koşan bir yasal değişiklik yaptık. Şuanda bu değişiklik de yürürlükte. Bu da elbette meyvelerini verecektir. Ancak fahiş kira artışı karşısında vatandaşlarımızı korumak, öte yandan mülk sahiplerinin hak ve hukukunu koruyarak her iki tarafı da koruyan dengeli ve herkesin kabul edeceği, vatandaşlarımızın doğru diyeceği bir adımı önümüzdeki dönemde de atacağız. Çünkü bazı düzenlemeler yaptırım olmadığı takdirde etkinliği azalıyor. Kira artışlarını yüzde 25 ile sınırlayan, Temmuz ayında sona erecek düzenlemenin bir müeyyidesi yasalarda yok. O nedenle yeni dönemde bu konuyla ilgili özel bir müeyyide düzenlemesi de getireceğimizi buradan ifade etmek isterim. Bizim hazırlıklarımız dediğimiz gibi tamam, parlamento faaliyete geçtikten sonra da bunların yasalaşma süreci inşallah başlayacaktır” şeklinde konuştu.Yapılan değişikliklerin spekülasyonların önüne geçip geçmeyeceği sorusuna ise “Onu göreceğiz yasa yürürlüğe girdikten sonra hep beraber takip edeceğiz” şeklinde cevap verdi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Adalet Bakanı Bozdağ, Şanlıurfa’da şehir hastanesi inşaatını gezdi
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 26 May 2023 18:15:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/26052023211559_bf035a67612c35fe70ce7de6ffafc480.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/26052023211559_bf035a67612c35fe70ce7de6ffafc480.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/26052023211559_bf035a67612c35fe70ce7de6ffafc480.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şanlıurfa Şehir Hastanesi inşaatı hızla yükseliyor
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-sanliurfa-sehir-hastanesi-insaati-hizla-yukseliyor-4575.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-sanliurfa-sehir-hastanesi-insaati-hizla-yukseliyor-4575.html</link>
                    <description><![CDATA[Şanlıurfa Şehir Hastanesi inşaatı hızla yükseliyor
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Şanlıurfa’da 2021 yılında yapımına başlanılan bin 700 yatak kapasiteli Şanlıurfa Şehir Hastanesi hızla yükseliyor.Bin 700 yatak kapasiteli Şanlıurfa Şehir Hastanesi projesinin inşa çalışmaları devam ediyor. 2021 yılında inşaat çalışmalarına başlanılan hastane, 433 poliklinik, 53 adet ameliyathane, 547 adet yoğun bakım yatağı, 40 adet diyaliz yatağı, 40 adet yanık yatağı, 40 adet doğum salonu, Palyatif serviste 70 yatakla hizmet verecek. Şanlıurfa Şehir Hastanesinde Genel Hastanede 312, Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde 312, Kalp ve Damar Cerrahisi Hastanesinde 145, Onkoloji Hastanesinde 174, Psikiyatri Hastanesinde ise 60 yatak yer alacağı bildirildi. En üst teknolojinin kullanılacağı hastanenin sağlık turizmi alanında da bölge ekonomisine önemli katkılar sunması bekleniyor. Şanlıurfa Şehir Hastanesinin kapasitesi ihtiyaç halinde 2 bin 653’e kadar çıkabilecek şekilde planlandı. İnşaat çalışmaları yüzde 41 oranında tamamlanan hastanenin 2024 yılı sonunda hizmete girmesi bekleniyor.“Bölgeye ciddi anlamda katkı sağlayacak”Hastane inşaatında incelemeleri sonrası açıklama yapan Şanlıurfa İl Sağlık Müdür Vekili Faruk Günak, “Şanlıurfa Şehir Hastanesinin inşaatı devam ediyor. Bu hastanemizin inşaat çalışmaları 2021 yılında başladı. Depreme dayanıklı, sismik izolatörlü bir şekilde inşaatı yapıldı. Bin 700 yataklı olarak tasarlandı, 2 bin 600 yatak kapasitesine çıkartılabilecek şekilde planlaması yapıldı. 4 tane kuleden oluşuyor. Orta kor hariç, orta korda da ameliyathaneler, poliklinikler ve yoğun bakımların olduğu katlar var. Genel hastanesi, onkoloji, kadın doğum ve çocuk hastanesi şeklinde planlandı. Sizin de gördüğünüz gibi hastane inşaatı hızla devam ediyor. Şanlıurfa’ya, bölgeye özellikli hizmetlerin yapılabildiği bir hastanedir. 2024 yılının sonunda inşaatın tamamlanması planlanıyor. Hastanenin tamamlanması durumunda hem Urfa’ya hem bölgeye ciddi bir şekilde katkı sağlaması hedefleniyor” ifadelerini kullandı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Şanlıurfa Şehir Hastanesi inşaatı hızla yükseliyor
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 25 May 2023 07:19:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/25052023101908_dc88cc2cdcfda3342f036e237f9fb7bc.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/25052023101908_dc88cc2cdcfda3342f036e237f9fb7bc.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/25052023101908_dc88cc2cdcfda3342f036e237f9fb7bc.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siverek’te Kanat önderleri STK 'lar madde kullanımına dur demek için toplandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-siverekte-kanat-onderleri-stk-lar-madde-kullanimina-dur-demek-icin-toplandi-4561.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-siverekte-kanat-onderleri-stk-lar-madde-kullanimina-dur-demek-icin-toplandi-4561.html</link>
                    <description><![CDATA[Siverek’te Kanat önderleri STK 'lar madde kullanımına dur demek için toplandı
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde aşiret liderleri ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla madde kullanımı ve uyuşturucu ile mücadele toplantısı yapıldı.

Son zamanlarda artan madde kullanımını engellemek ve uyuşturucu satıcılarıyla mücadele etmek amacıyla, Siverek’te geniş kitlelere sahip Kanaat önderleri, Belediye Başkanı Ayşe Çakmak, ilçede bulunan sivil toplum kuruluşları temsilcileri, mahalle muhtarları, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve çok sayıda katılımcının katılımıyla toplantı düzenlendi.

İlçenin tarihi paşa konağında düzenlenen toplantının açılış konuşmasını Belediye Başkanı Ayşe Çakmak yaptı. Çakmak, ”Burada bir anne olarak katıldım ve bir annenin çocuklarına bakış açısıyla bakıyorum. Bana göre madde kullanımıyla mücadelenin en etkin olduğu yer ailedir. Ailede eğitimini doğru bir şekilde alan bir çocuk kolay kolay bu ilete bulaşmaz. Benim de 2 tane çocuğum var ve bunun ne olduğunu en iyi şekilde bilen benim. Ben bu noktada ailelerimiz eğitimlerini güçlendirirlerse bu illetle en iyi mücadeledir diyorum. Ailede birlik, beraberlik yanı sıra çocuklara sevgimizi esirgememeliyiz. Bunun yanında da İslami ve ahlaki kuralları da yerine getirdiğimizde inanıyorum ki çocuklarımızı en iyi şekilde koruyacağız. Siverek halkı ahlaki değerlere önem veren bir halktır, bundan dolayı bunu yapmak ve bu illetle mücadele etmek daha da kolay, çünkü bir küfre bile tepki gösteren, doğru görmeyen bir toplumuz. Bundan dolayı gerek Belediye olarak, gerek muhtarlar, aile büyüklerimiz, sivil toplum kuruluşları olarak ailelerimizi bilinçlendirmeliyiz. Bu illetle mücadelede ailelerimizin yanında da olmalıyız, Belediye olarak bu konuda bize ne düşüyorsa yapıyoruz zaten ve her zaman yapmaya hazırız” dedi.

Toplantıda katılımcılar uyuşturucu ile mücadelede yapılacak çalışmalar hakkında görüş belirttikten sonra, basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasını Siverek Eğitim Bir-Sen Siverek Temsilcisi Fikret Aslanparçası okudu. Basın açıklamasında şu maddelere yer verildi:"Şehrimizde kullanımı uzun yıllara dayanan fakat son dönemde oldukça artan uyuşturucu kullanımın ciddi anlamda yayılmış olması, bu kullanımın ilkokullara bile yayılması, 11 yaşındaki çocuklarımızın kullanmasından ötürü bugün sizleri buraya davet etmiş bulunmaktayız. Kaymakamlığımız ve Belediyemiz başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarımızdan birtakım beklentilerimiz olacaktır, bu beklentilerimiz şunlardır: Uyuşturucu ile mücadelenin başlangıç noktası ailedir, anne babalar çocuklarını sürekli gözlem altında tutarak ve hassas olarak çocuklarının bu bataklığa düşmemesin önüne geçmelidir. Çocuklar aileden istedikleri ilgi ve alakayı aldıklarında bu tür maddeleri kullanımları azalacaktır. Uyuşturucu kullanım ve yayılma noktalarından biri maalesef ki okullarımızdır. Eğitim alması için okula gönderdiğimiz canlarımız okul çevresinde bulunan şebekeler aracılığı ile bu bataklığa sürüklenmektedir. Bu hususta başta okul müdürlerimiz ve öğretmenlerimize büyük sorumluluk düşmektedir. Gerek öğrenci olsun gerekse okul çevresinde bulunan satıcı olduğu düşünülen şüpheliler derhal emniyete bildirilmelidir."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Siverek’te Kanat önderleri STK 'lar madde kullanımına dur demek için toplandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 May 2023 14:02:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/siverekte-kanat-onderleri-stk-lar-madde-kullanimina-dur-demek-icin-toplandi-175422-20230523.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/siverekte-kanat-onderleri-stk-lar-madde-kullanimina-dur-demek-icin-toplandi-175422-20230523.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/siverekte-kanat-onderleri-stk-lar-madde-kullanimina-dur-demek-icin-toplandi-175422-20230523.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Alerji sandığınız burun tıkanıklığının nedeni kanser olabilir
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-alerji-sandiginiz-burun-tikanikliginin-nedeni-kanser-olabilir-4538.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-alerji-sandiginiz-burun-tikanikliginin-nedeni-kanser-olabilir-4538.html</link>
                    <description><![CDATA[Alerji sandığınız burun tıkanıklığının nedeni kanser olabilir
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Cemal Ayhan, alerji sanılarak önemsenmeyen burun tıkanıklıklarının kanser gibi önemli bir hastalık da olabileceğini ifade ederek, alerjik zannedilen reaksiyonlarda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söyledi.Mevsim geçişleriyle birlikte alerjik hastalıklar da artamaya başladı. Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Cemal Ayhan, alerjik hastalıklar ve burun tıkanıklıklarının sebepleri hakkında önemli bilgiler verdi. Her burun tıkanıklığının alerjik olmadığını ve önemli hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Opr. Dr. Ayhan, hayati uyarılarda bulundu.Alerjilerin mesleki, mevsimsel ya da kalıtımsal olabileceğine değinen Medicana Intarnational Samsun Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Kliniği’nden Opr. Dr. Cemal Ayhan, “Alerji hastaların hayat konforunu bozan, günlük hayattaki konforunu düşüren bir hastalık. Alerjiyi doktor muayenesi ile tespit etmek mümkün. Alerji hastaları bize genellikle burun tıkanıklıkları ve akıntıları ile geliyorlar. Kulak, burun, boğaz muayenesiyle alerjiyi saptadıktan sonra da çeşitli ilaç tedavileri veriyoruz. Bu ilaç tedavilerinde hastalara uygun şekilde ayarlıyoruz. Atopik bünye dediğimiz vücutta birçok etkene karşı alerjiler geliştiğini görebiliyoruz. Hastalara tek bir şeye karşı alerjiniz var demek doğru değil. Bir kişi bir şeye karşı alerjik yapıya sahipse aslında diğerlerine karşı da diğer maddelere karşı da diğer alerjenlere karşı da alerjik reaksiyon geliştirme potansiyeli daha yüksek diyebiliriz. Şu anda alerjik durumlara çok rastladığımız tablodayız. Hastalar baharın gelmesiyle birlikte ağaç polenlerinin çok yoğun olduğu bir maruziyetten sebep alerjiyle karşımıza çıkıyor. Biz alerji tiplerini de ayırıyoruz. Hastalar mevsimsel veya mesleki alerjilere maruz kalabiliyorlar. Mesleki alerjiye maruz kalanlar hafta sonları tatillerinde veya yaz tatillerinde bu şikayetlerin azaldıklarını söylüyorlar. Tüm yıl boyunca alerjilere maruz kalan hastalarımız da tüm yıl şikayetleri oluyor” dedi.“Alerji olduğunu düşünen hastanın kanser olduğunu öğrendik”Bazı burun tıkanıklıklarının çok önemli hastalıkların habercisi ya da belirtisi olabileceğine de değinen Opr. Dr. Ayhan, “Bizim en sık rastladığımız alerjiler mevsimsel nöbetler. Sadece tek bir tipe karşı değil polen, çayır, çimen, duman, güneşe maruziyet gibi çeşitli alerjenlerle şikayetlerde buluyorlar. Bu alerjiler sonrası doktor muayenesiyle yazılan ilaçlar kullanılabilir. Evdeki eski ilaçları ya da komşu önermesi ilaçların kullanılmasını önermiyoruz. İlaç kullanılmadan önce muayene olunmalı ve hangi tedavinin uygun olacağı doktor tarafından belirlenmelidir. Biz doktorlar alerjide tanıyı hastayla birlikte konuşarak koyuyoruz. İlaçlar faydalı olabiliyor ama burun tıkanıklığının, hapşırmanın veya boğazdaki kaşıntının tek sebebi alerji değil. Biz altında enfeksiyon yatan alerji şikayetiyle gelip enfeksiyon tanısı alan birçok hastamızı burada muayene ettik ve tedavi düzenledik. Hiçbir alerjisi olmayıp burundaki polipleri, burun etlerin büyüklüğüyle gelip bize veya daha ciddi bir tabloyla burun etlerinin büyüklüğünden çok, belki de kanser olup kansere ilerleyebilecek kadar ciddi bir tabloda alerjiyle yıllarca geçirmiş hastaları burada muayene edip tedavilerini düzenledik. O yüzden kesinlikle bir komşu tavsiyesi değil bir doktor tavsiyesini dinlemelerini söylüyorum. Burnun tıkanmasını sağlayan tek şey alerji değildir. Burun tıkanıklığını yapan yüzlerce sebep var. Yabancı cisimden tutun da birçok hastalıktan dolayı burun tıkanabilir. Bize burun tıkanıklığıyla gelip alerji diye ötelenip, burunda taş çıkardığımız, yabancı cisim çıkardığımız hastalarımız oldu. Kanser tanısı koyduğumuz hastalarımız oldu. Mantar topları tespit ettik” diye konuştu.“Uzun süren burun tıkanıklığı başka hastalıklara altyapı oluşturuyor”Önemsenmeyen ve uzun süren burun tıkanıklıklarının akciğer fonksiyonlarını etkileyip, başka hastalıklara ortam hazırladığına vurgu yapan Cemal Ayhan, “Burun tıkanıkları uzun dönemde bazı hastalıkları altyapı oluşturuyor. Burun akciğeri koruyor ve düzgün çalışmasını sağlıyor. Burun düzgün çalışamazsa akciğere hava çıkışını sağlayamaz. Çünkü biz biliyoruz ki burun; ısıtma, nemlendirme, filtreleme fonksiyonuna sahip. Bunları pas geçerseniz eğer ciddi akciğer enfeksiyonlarına yol açabilirsiniz. Onun dışında sinüzit gibi bir hastalığın önünü açabilirsiniz. Hastaların genelde muzdarip olduğu şey nefes alamamak ve hapşırık nöbetleriyle gelmeleri. Alerji altyapılı hastaların da tedavisi var. Tedavisi ilaç tedavileri lakin bunların hiçbirisi kalıcı çözüm değil. alerjiyi tamamen çözen Nobel ödülünü alır. Çünkü anti alerjik verdiğimiz tedavilerin hepsi geçici sürer. Burada asıl tedavi ne diye sorarsanız alerjenle maruziyeti kesmek. Bu da hasta tecrübesiyle olan bir şey. Biz tabii ki kendi kliniğimizde, kendi hastanemizde şunları yapıyoruz; Alerji testleri yapıyoruz. Hastanın neye karşı alerjisi olduğunu tespit ediyoruz. Çözüm hastada ve alerjenden uzak kalmakta” şeklinde konuştu.Alerji tedavisinde kullanılan yöntemlerAlerjik reaksiyonlardaki tedavi yöntemlerine değinen Opr. Dr. Cemal Ayhan ayrıca, “Alerji kalıtsal geçişi olan bir hastalıktır. O yüzden sizde bir alerjik altyapı varsa çocuğunuzda da riskler vardır. Burun eti büyüttüklerine yönelik çeşitli cerrahi ve cerrahi dışı çözümlerimiz var. Yine yol açtığı sinüzitin çözümleri var. Alerjiyle ilgili biz antihistaminikleri ilk basamak olarak kullanıyoruz. Onun dışında dekonjestan dediğimiz tedaviler var. Aslında burun içerisindeki damarlardaki büzüşmeyi sağlayan ve akıntıları azaltan bir tedavi rejimi. Yine kortizon tedavimiz var. Kortizonun kısa kullanımı sayesinde o bildiğimiz yan etkilerinden de kaçınarak tedavi etmiş oluyoruz. Alerji eşittir burun etlerinin büyümesi, ciddi akıntılar ve ciddi hayat konforsuzluğu demektir. İster radyo frekansla, ister lazerle, isterseniz cerrahi olarak, törpülemeyle burun etlerinin küçültülmesi sağlanabiliyor. Buna hastayla birlikte karar veriyoruz. O yüzden gerekli tedavi yöntemi hasta doktor muayenesi ile birlikte kararlaştırılır” ifadelerini kullandı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Alerji sandığınız burun tıkanıklığının nedeni kanser olabilir
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 20 May 2023 11:42:52 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/20052023144252_e034dd858b02400302f6cca044d79eee.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/20052023144252_e034dd858b02400302f6cca044d79eee.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/20052023144252_e034dd858b02400302f6cca044d79eee.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Devteşti Mahallesi Diş Hastanesine kavuşuyor
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-devtesti-mahallesi-dis-hastanesine-kavusuyor-4523.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-devtesti-mahallesi-dis-hastanesine-kavusuyor-4523.html</link>
                    <description><![CDATA[Devteşti Mahallesi Diş Hastanesine kavuşuyor
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, Devteyşti Mahallesinde hizmete girecek olan Diş Hastanesinde açılış öncesi incelemelerde bulundu. Çalışmaları yüzde 95 seviyelerinde olduğunun altını çizen Canpolat, “Diş polikliniği niteliğindeki bölümlerimiz, ünitelerimiz hemen hemen tamamlandı. Yüzde 95 seviyelerine gelmiş durumdayız” diye konuştu.Canpolat, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Faruk Günak ile birlikte Devteyşti Mahallesinde açılış için gün sayan Diş Hastanesinde incelemelerde bulundu. Çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi alan Canpolat, hastanenin kısa zaman içerisinde hizmete gireceği müjdesini verdi. Canpolat, burada yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“İl Sağlık Müdürümüz ile beraber şuanda Devteyşti Mahallemizdeyiz. Burada semt polikliniği şeklinde şuanda hizmet veren binamızdaki hastane niteliğindeki binamızda incelemelerde bulunduk. İnşaat işleriyle ilgili, faaliyetlerle ilgili Haliliye Belediyesi olarak biz üstlendik. Sağ olsun değerli müdürlerimde proje kısmında onlarda kendilerine gerekli olan iş ve işlemleri proje nispetinde işte sarf malzeme olmak üzere temin ettiler. Bizim de şuanda içerideki diş polikliniği niteliğindeki bölümlerimiz, ünitelerimiz hemen hemen tamamlandı. Yüzde 95 seviyelerine gelmiş durumdayız, burada hep birlikte iki kurum olarak denetimlerde bulunduk. Ufak tefek rötuş eksikleri var, bazı eksikler var onlarında hemen talimatını verdik. İnşallah çok kısa bir süre sonra buranında hep birlikte açılışını yapmış olacağız. Buradaki hanımlarımız, bacılarımız, kardeşlerimiz bizi gördükleri zaman bir çocuk polikliniği, bir kadın doğum aynı zamanda dahiliyede şuanda hizmet veriyor. Burada bir hastane bizden isteniliyordu. Burada semt polikliniği şuanda hizmet böyle daha çerçeveli çalışması anlamında eksikleri gideriyoruz. Aynı zamanda da burası Türkiye’de bir örnek olacak şekilde, ameliyathanesi de içerisinde olmak üzere diş hastanesine dönüştü. Bu hastanede yine burada yaşayan Devteyşti, Süleymaniye, Bağlarbaşı, Hızmalı bu bölgede yaşayan vatandaşlarımıza hizmet edecek. Devletimiz var olsun, devletimiz payidar olsun. Kurumlar işbirliği içerisinde Haliliye Belediyesi olarak her zaman için vatandaşlarımızın emrinde olmaya, yanlarında olmaya onların istekleri konusunda kendilerine hizmet etmeye gayret ettiğimizi ifade ederim.”Canpolat, açıklamalarının ardından hastane binasından ayrıldı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Devteşti Mahallesi Diş Hastanesine kavuşuyor
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 19 May 2023 15:55:23 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19052023185523_69f25681ad413d337b4a4d7bfc1a35f6.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19052023185523_69f25681ad413d337b4a4d7bfc1a35f6.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19052023185523_69f25681ad413d337b4a4d7bfc1a35f6.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: İkinci tur için kendimden eminim]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-cumhurbaskani-erdogan-ikinci-tur-icin-kendimden-eminim-4525.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-cumhurbaskani-erdogan-ikinci-tur-icin-kendimden-eminim-4525.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ CNN International'da Becky Anderson'ın sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sürecinden dış politikaya birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN International'a verdiği mülakatta “Temennim odur ki bu seçimlerde inşallah milletim bizi yanıltmayacak." dedi.

İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen 20 yılda girdiğiniz her seçimi rahatlıkla kazandınız, seçimlerde rekorlar kırdınız. Türkiye'nin tarihinde ilk kez bir seçim ikinci tura kaldı. Şu an kendinizi ne kadar rahat hissediyorsunuz?" sorusu üzerine, "Önümüzdeki pazar yapılacak seçimlerde de ben inanıyorum ki halkım güçlü Türk demokrasisini gösterecek ki yüzde 90'a varan güçlü seçmen katılımı oldu. Bu çok önemli bir katılım. Dünyada pek benzeri yok. Bu seçimlerden de temennim odur ki inşallah milletim bizi yanıltmayacak." ifadelerini kullandı.

"ABD Başkanı Joe Biden'ın seçim kampanyasında kendisine otokrat dediği için onu kınadığının" hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birinci tur değil, ikinci tura çıkan bir insandan diktatör olur mu? Şimdi gerçek de bu. Cumhur İttifakı 322 milletvekiliyle parlamentoya girecek ve bunun başındaki insan da ikinci tura birinci olarak çıkacak. Bu nasıl bir diktatörlük?" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeniden seçilirseniz Biden yönetimiyle çalışır mısınız?" sorusuna ise "Onda hiç şüphe yok. Sayın Biden'la da çalışırım. Eğer Biden değişirse onun yerine gelecek olan kim olursa olsun onunla da çalışırım." yorumunu yaptı.

Batı'nın Ukrayna ihtilafı konusunda Rusya'ya karşı tavrına katılmadığı ve bu konuda "Batı'nın daha çok provokasyona dayalı bir politika izlediği" yönündeki sözleri hatırlatılarak, "Ukrayna'ya büyük kapsamlı askeri ve finansal yardımın gönderilmesi bir provokasyon anlamına mı gelir? Batı burada yanlış mı yapıyor?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şu anda Batı bu noktada dengeli bir yaklaşım sergilememiştir. Yani Rusya gibi bir ülkeye dengeli bir yaklaşım çok daha isabetli olabilirdi. Yani ben Sayın Putin'le bu münasebetlerimi nasıl geliştiriyorsam veya yapıyorsam aynı durumu Batı da yapmalıydı. Çünkü dünyada birbirimize ihtiyacımız var. Yani ben Batı'nın her ülkesiyle nasıl görüşüyorsam, bu noktada Sayın Putin'le de o şekilde görüşüyorum. Aynı şekilde mesela şu Karadeniz Tahıl Koridoru'nda biz sadece Batı'nın değil Afrika ülkelerinin de ihtiyacını karşılar duruma geldik. Bakın şu anda tahıl sürecini 18 Mayıs'tan itibaren iki ay daha uzattık. Nasıl oldu bu iş? Sayın Putin'le olan bu özel münasebetlerimiz sayesinde oldu."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: İkinci tur için kendimden eminim - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 19 May 2023 15:18:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19052023185534_62280cb009ab42c572ef80557aa9f71a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19052023185534_62280cb009ab42c572ef80557aa9f71a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19052023185534_62280cb009ab42c572ef80557aa9f71a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sakız, çürük riskini azaltıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-sakiz-curuk-riskini-azaltiyor-4526.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-sakiz-curuk-riskini-azaltiyor-4526.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kızartarak tüketilen yiyeceklerin çürük oluşturma potansiyelleri daha yüksek. Besinleri haşlama, yiyecekte daha fazla su kalmasına neden oluyor. Besinlerin kurutularak tüketilmesi çürük oluşturma potansiyelleri arttıran bir diğer faktördür.İSTANBUL (İGFA) - Beslenme ile diş çürüğü arasında ciddi bir ilişki mevcut.

Besinlerin kimyasal ve fiziksel yapısı, hazırlanışı, yeme şekli ve sırasının diş çürüklerine yol açabildiğinin altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Ayça Tarakçı, sert, yapışkan ve kolay erimeyen yoğun karbonhidratların çürük oluşturma potansiyellerinin daha fazla olduğunu, sert, lifli ve kokulu yiyecekler ise çürüğe karşı koruyucu rol oynadığını söyledi.&nbsp;

Diş çürüğünün, alınan sıvının izlediği yolu takip ederek de yayılım göstereceğinin altını çizen Diş Hekimi Tarakçı, dişlerin az sıklıkta asit ataklarına maruz kalması diş çürüğü oluşumunu azaltacağını kaydetti.



MEYVELER POSASI İLE TÜKETİLMELİ

Dişlerin fırçalanamadığı durumlarda ise su içilmesi veya ağız gargarası yapılmasının önemine dikkat çeken Diş Hekimi Tarakçı, “Şekerli besinlerin tüketimi, peynir gibi şekerin oluşturduğu asidi tamponlayıcı gıdalar ile yapılmalı. Örneğin kurabiyeyi asitli bir içecekle tüketmek yerine çay ile tüketmek daha uygun olur. Hızlı beslenmenin yerini yavaş beslenme almalıdır. Taze meyvelerin suyunu sıkarak tüketmek yerine meyvenin kendisi posası ile tüketilmelidir” diye konuştu.

SAKIZ ÇÜRÜĞÜ ENGELLİYOR

Ana öğünlerde yağ içeriğinin zenginliği nedeni ile diş yüzeyleri daha kaygan olacak ve tükürük miktarı daha fazla olacağından şekerli yiyeceklerin tek başına bir öğün olarak tüketilmesi yerine ana öğün sonlarında tüketilmesinin daha az zararlı olduğunu ifade eden Tarakçı, sakız çiğnemenin tükürük akış hızını artırdığından yıkama özelliği ile çürükten korunmayı da sağlayacağını söyledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Sakız, çürük riskini azaltıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 19 May 2023 14:32:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19052023185607_cd348c6d902da72130bdd1de3ebe28d9.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19052023185607_cd348c6d902da72130bdd1de3ebe28d9.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/19052023185607_cd348c6d902da72130bdd1de3ebe28d9.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şanlıurfa İlçelerine  büyükşehirle kaliteli içme suyuna kavuşuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-sanliurfa-ilcelerine-buyuksehirle-kaliteli-icme-suyuna-kavusuyor-4514.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-sanliurfa-ilcelerine-buyuksehirle-kaliteli-icme-suyuna-kavusuyor-4514.html</link>
                    <description><![CDATA[İlçeler büyükşehirle kaliteli içme suyuna kavuşuyor
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Şanlıurfa genelinde vatandaşlara arıtılmış su sağlamak adına ilçelerde içme suyu arıtma tesisi çalışması başlatan Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Siverek, Hilvan, Birecik, Halfeti, Viranşehir ve Suruç ilçelerinde tesis ve ana isale hattı çalışmalarını sürdürüyor.

ŞUSKİ Genel Müdürlüğü’nün Şanlıurfa’daki vatandaşları temiz ve sağlıklı içme suyuna kavuşturmak için hedeflediği içme suyu arıtma tesislerinde idari ve kontrol binası, debimetre odası, kimya, klor, jeneratör binası, ısı merkezi ve filtre odası, hızlı ve yavaş karıştırıcı durultucu flokülasyon yapısı, kum filtre, temiz su deposu, çamur yoğunlaştırma yapısı, foseptik yapısı gibi bölümler yer alacak. Tesislerde ayrıca periyodik olarak su analizleri ve kontrolleri de yapılacak. Hilvan ilçesindeki tesiste ise 20 bin 422 metrekarelik alana sahip olan içme suyu arıtma tesisi günlük 15 bin 000 metreküp ham suyu arıtarak günde 15 bin ton suyu içmeye hazır hale getirecek ve ilçe halkına arıtılmış, temiz ve sağlıklı içme suyu sunulmuş olacak. Diğer ilçelerdeki tesislerin bir an önce bitirilip hizmete sunulması adına inşaat çalışmaları devam ediyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Şanlıurfa İlçelerine  büyükşehirle kaliteli içme suyuna kavuşuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 18 May 2023 12:41:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/18052023154115_2faf60317b20778dd66b23c1a001bf3f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/18052023154115_2faf60317b20778dd66b23c1a001bf3f.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/18052023154115_2faf60317b20778dd66b23c1a001bf3f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Fatih Erbakan Bingöl’den Millet İttifakı’na yüklendi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-fatih-erbakan-bingolden-millet-ittifakina-yuklendi-4419.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-fatih-erbakan-bingolden-millet-ittifakina-yuklendi-4419.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Bingöl'deki seçim mitinginde halkla buluştu.Bingöl Güncel TV / BİNGÖL (İGFA) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Bingöl’de düzenlediği mitingde partisinin seçim stratejisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Erbakan, seçimler öncesinde alınan stratejik bir kararla Cumhur İttifakı çatısı altında seçimlere girildiğini belirterek, Millet İttifakı’na yüklendi.

LGBT konusuna da değinen Erbakan, 7’li masaya teslim edilemeyeceğini ve LGBT’ye destek olanların Bingöl’den oy alamayacaklarını vurguladı.



Ayrıca, başörtüsüne anayasal güvence getirilmesi konusunda da Bingöllü kardeşlerin 7’li masaya geçit vermeyeceğini ifade etti. Erbakan’ın konuşması, Bingöllülerin 14 Mayıs’ta sandıkta gereken cevabı en güzel şekilde vereceklerine dair umutlarını da dile getirdi.

Eski Başbakan Necmettin Erbakan, iktidardaki CHP partisini eleştirerek, politikalarının ekonomiyi alt üst edeceği uyarısında bulundu. CHP’nin ahlaktan, maneviyattan, başörtüsü meselesinden bahsederken işsizlik, enflasyon gibi ekonomik sorunları, küçük çiftçi ve esnafın mücadelesini çözemediğini savundu. Erbakan, CHP zihniyetinin geçmişte olduğu gibi ülkeye devalüasyon, kıtlık, ekonomik kriz ve yoksulluk getireceğini ileri sürdü. Başbakan, CHP’nin ekonomiyi düzeltmek için Londra’dan daha fazla borç almayı içeren ekonomik planını da eleştirdi. Bunun halka daha fazla borç ve vergi yükü getireceğini savundu. CHP’nin ekonomik sorunlara tek çözümünün düşük faizle borç alıp vermek olduğunu, bunun sorunları çözmeyeceğini vurguladı. Erbakan, CHP’nin halefi olduğu sol görüşlü SHP’nin geçmişte birçok belediyeyi iflasın eşiğine getirdiğine de değindi. Ekonomiyi düzeltmek için bu zihniyete güvenmenin aptalca olacağı sonucuna vardı.” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Fatih Erbakan Bingöl’den Millet İttifakı’na yüklendi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 05 May 2023 17:39:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/06052023014750_d0d9206d7959271ec78cc082f59c45be.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/06052023014750_d0d9206d7959271ec78cc082f59c45be.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/06052023014750_d0d9206d7959271ec78cc082f59c45be.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TRT 'de Adayların propaganda sırası belli oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-trt-de-adaylarin-propaganda-sirasi-belli-oldu-4370.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-trt-de-adaylarin-propaganda-sirasi-belli-oldu-4370.html</link>
                    <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı adayları ve siyasi partilerin TRT'de yapacağı propaganda konuşmalarının sırası için Yüksek Seçim Kurulu'nda (YSK) kura yapıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhurbaşkanı adayları ve siyasi partilerin TRT'de yapacağı propaganda konuşmalarının sırası için Yüksek Seçim Kurulu'nda (YSK) kura yapıldı.

ANKARA (İGFA) - YSK, Cumhurbaşkanı adayları ve siyasi partilerin TRT'de yapacağı propaganda konuşmalarının sırası için bugün kura çekimi gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı adaylarının birinci konuşma sırası Kemal Kılıçdaroğlu, Sinan Oğan, Muharrem İnce, Recep Tayyip Erdoğan; ikinci konuşmanın sırası ise Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu, Sinan Oğan ve Recep Tayyip Erdoğan şeklinde olacak.

Cumhurbaşkanı adayları 7 Mayıs ile 13 Mayıs günü saat 18.00 arasında "Konuşma ve görüntülü propaganda" hakkını kullanacak.

Bir günde en fazla kullanabileceği konuşma süresi 10 dakika olacak. Seçimin ikinci tura kalması halinde ise adaylar 24 Mayıs-27 Mayıs arasında konuşacaklar. İkinci kura kalan adaylar için ise 22 Mayıs'ta konuşma sırası için kura çekimi yapılacak.

Televizyonda yapılacak propaganda konuşmalarında, Türk bayrağı ile Yüksek Seçim Kurulunun belirlediği büyüklükteki parti bayrağı konuşmacının arkasındaki panoya, ekrana net olarak görülebilecek biçimde asılacak veya ekrana verilecek.

Bu arada seçime katılacak siyasi partilerin de 10'ar dakikalık iki konuşma hakkı bulunuyor.

Buna göre ilk gün konuşma sıralaması; Yeniden Refah Partisi, İYİ Parti, Halkın Kurtuluşu Partisi, Adalet Partisi, Güç Birliği Partisi, Anavatan Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Vatan Partisi, Büyük Birlik Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Milli Yol Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Yenilik Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Millet Partisi, Sol Parti, Genç Parti.

İkinci gün yapılacak konuşma sıralaması ise; Yenilik Partisi, İYİ Parti, Anavatan Partisi, Adalet Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Millet Partisi, Büyük Birlik Partisi, Halkın Kurtuluşu Partisi, Vatan Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Memleket Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Yeniden Refah Partisi, Milli Yol Partisi, Sol Parti, Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Zafer Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Adalet ve Birlik Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[TRT 'de Adayların propaganda sırası belli oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 27 Apr 2023 15:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/27042023204326_9227d40ab99d6f510d01cc0b08052ac7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/27042023204326_9227d40ab99d6f510d01cc0b08052ac7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/27042023204326_9227d40ab99d6f510d01cc0b08052ac7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Aşı karşıtlığı yüzünden hastalar hayatını kaybediyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-asi-karsitligi-yuzunden-hastalar-hayatini-kaybediyor-4364.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-asi-karsitligi-yuzunden-hastalar-hayatini-kaybediyor-4364.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Birlik ve Dayanışma Sendikası, her bir çocuğun aşı ile önlenebilir hastalıklardan korunması ve toplumsal farkındalığı arttırmak amacıyla 24-30 Nisan tarihleri arasında kutlanan Dünya Aşı Haftası ile ilgili açıklamada bulunduANKARA (İGFA) - Her sene 24-30 Nisan tarihleri arasında kutlanan Dünya Aşı Haftası’nın bu yılki teması “Eksik Aşıların Tamamlanması” olarak belirlendi. Dünya Aşı Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Mengücük, 24 - 30 Nisan Dünya Aşı Haftası dolayısıyla aşının önemini, aşı yapmak için yıllarca emek veren aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının kıymetlerini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Yüz yıllardır toplumu bir savaştan daha çok öldürebilen salgın hastalıklara karşın aşıların bulunması ile toplumun sağlığa, sekelsiz sağlıklı bir yaşama ulaşmasını çok açık ve net olarak görüyoruz.” diye konuştu.



“AŞI KARŞITLIĞI İLE BİLİMDEN UZAK ÜRÜNLERİN SATIŞI YAPILIYOR”

Dr. Derya Mengücük, aşı karşıtlığı ile bilimden uzak ürünlerin satışının yapıldığını söyledi. Mengücük açıklamasında, “Toplumun her kesimini ilgilendiren böylesi önemli bir konuyu siyasi figür haline getirenlerle beraber aşı karşıtlığı üzerinden kazanç elde edenlerin de sayısının oldukça arttığını gözlemliyoruz. Aşı karşıtlığı üzerinden bilimden uzak ürünlerin satışı ile kirli menfaat ağları pazarlanıyor. Bir taraftan da cahilliğin verdiği dayanılmaz hafiflik ile toplum önünde kişisel egolarını şişirme ve rant sağlamanın yollarını zorluyorlar.&nbsp; Aynı iddiaları sürekli tekrar ederek ispatı mümkün olmayan dayanaksız, asılsız fikirlerle sosyal medya üzerinden reyting sağlamak için insanları yanıltan hazır gündemlere neden oluyorlar.&nbsp; Peki tüm bu sanal, dayanaksız aşı karşıtı söylemlerin feci sonuçları olabilir mi?&nbsp; Ne yazık ki “evet” dedi.

Dr. Derya Mengücük, aşı karşıtlığının sonucunun insanların hayatını kaybetmelerine neden olduğunu belirterek, “Yanlış ve yanıltan karşıtlık, yeniden kızamıktan ölen, çocuk felcinden engelli kalan çocuklar, menenjitten uzvu kesilmek zorunda kalan insanlara sebep olabilir. Diyabet, kalp hastalığı nedeniyle viral bir enfeksiyon sonucu zatürre olup yoğun bakıma yatanlar, korunabileceği halde hayatını kaybedenler olabilir. Aşılara karşı söylemler ispatı olmadığı gibi yalan ve yanlış iken olası bu sonuçlar maalesef gerçektir. Bütün bu sanal yalanları yayanların, rant elde edenlerin, siyasi kazanım peşinde koşanların umurunda değildir bu durum. Ama biz aile hekimleri aile sağlığı çalışanları aşıyı, aşılarla korunmayı, toplum sağlığını çok önemsiyoruz ve önemsemeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Aşı karşıtlığı yüzünden hastalar hayatını kaybediyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 26 Apr 2023 09:20:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/26042023204804_1e986beee382384cea7d847c81a71d38.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/26042023204804_1e986beee382384cea7d847c81a71d38.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/26042023204804_1e986beee382384cea7d847c81a71d38.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Esnafın etiket oyununu zabıta ekipleri bozdu
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-esnafin-etiket-oyununu-zabita-ekipleri-bozdu-4321.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-esnafin-etiket-oyununu-zabita-ekipleri-bozdu-4321.html</link>
                    <description><![CDATA[Esnafın etiket oyununu zabıta ekipleri bozdu
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala çarşı denetimlerini sürdüren Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri esnafın etiket oyununu bozdu. Zabıta, son kullanma tarihi geçmiş lokum kutularının üzerine yeni etiket yapıştıran çok sayıda esnafa cezai işlem uygularken toplanan 649 kutudan oluşan yaklaşık yarım ton lokuma el konuldu.Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığına bağlı ekipler denetim için çarşı pazara indi. Bayram öncesi alışverişin yoğun olduğu bölgelerde denetim yapan Zabıta ekipleri, fahiş fiyat konusunda esnafı denetledi. Denetimlerde ürünlerin alış ve satış faturaları ve irsaliyelerini kontrol eden Zabıta ekipleri, bir işyerindeki lokum kutusundaki etiket dikkat çekti. Zabıta ekipleri, etiketin altında farklı bir etiket daha olduğunu belirledi ve lokum kutularına el koydu. Son kullanma tarihi geçmiş bayramlık lokumların üzerine yeni tarihli etiket yapıştırarak satış yapan işletmeye cezai işlem uygulanırken, Şanlıurfa Zabıtası lokumun depolandığı firmaya da baskın düzenledi. Depo da bulunan son kullanma tarihi geçmiş çok sayıda lokum kutularına el konuldu. Sahte etiket ile lokumların üzerini kapatarak yeni tarih yazan depo işletmecisine cezai işlem uygulandı.İlçe belediyeleri de denetimlerini sürdürüyorHaliliye ve Eyyübiye belediyeleri de denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Haliliye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, Ramazan Bayramı öncesi kuruyemiş ve şekerleme satan işyerlerine yönelik yaptığı denetimde vatandaşların mağdur olmaması için hijyen, son kullanma tarihi ve fiyat kontrollerini sağladı.Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın talimatlarıyla halkın sağlığı için denetimlerini sürdüren ekipler, Ramazan Ayıyla birlikte artırdığı denetimlerini bayram öncesi devam ettiriyor. İlçe sınırlarında periyodik olarak denetimlerine devam eden ekipler, Ramazan Bayramı öncesi kuruyemiş ve şekerleme satan işletmeleri denetledi. Vatandaşların bayram öncesi yoğunlukla alışveriş yaptığı işletmeleri inceleyen zabıta ekipleri, başta hijyen ve temizlik kontrolleri olmak üzere, gıda ürünlerinin vatandaşın sağlığını tehdit edecek şartlarda saklanmaması için işletmelere uyarıda bulundu. Şekerleme ve kuruyemişlerin son kullanma tarihini de kontrol eden ekipler, vatandaşların sağlığını tehdit edecek ürünleri satışa sunan işyerleri hakkında cezai işlem uygulanacağını ifade etti.Eyyübiye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, tarihi çarşılar, iş hanları, küçük esnafın yer aldığı ve bayram öncesi yaya trafiğinin önemli ölçüde arttığı bölgelerde işgal denetimlerini sıklaştırdı.Şanlıurfa’daki toptan gıda ticareti, sanayi kuruluşları, tarihi çarşılar ve turistik bölgelere ev sahipliği yapan Eyyübiye’de, yaklaşmakta olan Ramazan Bayramı öncesi zabıta tedbirleri artırıldı. Halkın rahat şekilde alışverişlerini yapabilmeleri amacıyla özellikle yaya trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde işgal denetimleri gerçekleştiren Eyyübiye Belediyesi Zabıta ekipleri, kurallara aykırı davranan iş yerlerine uyarılarda bulundu. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Esnafın etiket oyununu zabıta ekipleri bozdu
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 18 Apr 2023 14:50:04 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/18042023175004_7d7a6623a7b6729307cdd73c4811a29e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/18042023175004_7d7a6623a7b6729307cdd73c4811a29e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/18042023175004_7d7a6623a7b6729307cdd73c4811a29e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çölyak ve fenilketonürililere glutensiz ekmek desteği
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-colyak-ve-fenilketonurililere-glutensiz-ekmek-destegi-4297.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-colyak-ve-fenilketonurililere-glutensiz-ekmek-destegi-4297.html</link>
                    <description><![CDATA[Çölyak ve fenilketonürililere glutensiz ekmek desteği
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Haliliye Belediyesi, kent genelinde yaşayan yaklaşık 2 bin çölyak ve fenilketonüri (PKU) vatandaşa kendi fırınında ürettiği glutensiz ekmeklerle desteğini sürdürüyor.Vatandaşların ihtiyaç duyduğu her alanda hizmetlerini sürdüren Haliliye Belediyesi, bu anlayış çerçevesinde çalışmalarını sürdürüyor. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın talimatlarıyla çölyak ve fenilketonüri hastalarının da yanında olmaya devam ediyor. Sırrın Mahallesi Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nda bulunan Haliliye Belediyesi Glutensiz Ekmek Fırını’na kayıt yaptıran çölyak ve fenilketonürililer, kendilerine verilen kartla aylık 30 adet ekmeğini ücretsiz olarak teslim alıyor. Bölgenin tek olma özelliğini taşıyan glutensiz fırın ile hizmet veren Haliliye Belediyesi vatandaşlardan tam not alıyor.Öte yandan Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü tarafından Haliliye’de ikamet eden çölyak ve fenilketonüri hastalarına periyodik olarak içerisinde glutensiz ürünlerin yer aldığı gıda paketi de dağıtılıyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Çölyak ve fenilketonürililere glutensiz ekmek desteği
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 11 Apr 2023 12:01:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/11042023150132_05c29e90f391a56eca6dac1759252462.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/11042023150132_05c29e90f391a56eca6dac1759252462.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/11042023150132_05c29e90f391a56eca6dac1759252462.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siverek’te kan bağışına yoğun ilgi
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-siverekte-kan-bagisina-yogun-ilgi-4274.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-siverekte-kan-bagisina-yogun-ilgi-4274.html</link>
                    <description><![CDATA[Siverek’te kan bağışına yoğun ilgi
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde vatandaşlar kan bağışına yoğun ilgi gösterdi.Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Türk Kızılay’ı ve Sivil Toplum kuruluşları işbirliğiyle kan verme kampanyası düzenlendi. Daha önce Kızılay tarafından kan stoklarında azalma yaşandığı ve asgari seviyesinin altına düştüğü açıklamaları üzerine Siverek’te bulunan STK’larda çağrılarda bulunarak vatandaşları kan bağışı yapmaya davet etti.Kızılay ve STK’lar tarafından 2 günlük yapılan kan verme kampanyasının ilk gününde Siverekli vatandaşlar, kan vermek için uzun kuyruklar oluşturdu. Ramazan ayı nedeniyle iftar saatinden sonra başlayan kampanya sahur vaktine kadar devam ediyor.6 Şubatta yaşanan deprem sonrası yurt genelinde ciddi kan ihtiyacı doğduğu ve stoklarda ki kanında asgarinin altına düştüğüne dikkat çeken Şanlıurfa Bir Damla Kan Telesimi Derneği Başkanı İbrahim Dizlek, ”Ramazan ayının girmesiyle birlikte de kan bağışına ilginin azalması üzerine, Sivil Toplum Kuruluşları olarak,  Kızılay’la birlikte Siverek’te bir kampanya düzenledik. Bu kampanya Şanlıurfa ilimiz Merkez ve tüm ilçelerinde düzenliyoruz. Bugün Siverek ilçesindeyiz Siverek halkına çok teşekkür ediyorum, yoğun bir ilgi var, buda bizi çok memnun etti. Kan bağışımız iftardan sonra başlıyor, sahura kadar devam ediyor. Siverek Halkı bu konuda çok duyarlı davrandı, kendilerine çok teşekkür ediyorum” dediKan bağışında bulunan Abdurrahman Aslan, ”STK ve Kızılay’ın kan verilmesi konusunda çağrılarını duyduk, vatandaşlık görevimiz olarak bizde bu çağrıya karşılık verdik ve kan vermeye geldik. Kızılay’da kan oranlarının azaldığını duyduk bu bizi son derece özdü, tüm vatandaşları kan vermeye davet ediyorum” şeklinde konuştu.Talasemi hastası Hakan Dizlek’te, ”Ben kendim bir talasemi hastasıyım, ülkemizde son olan doğal afetler nedeniyle kan stokunda azalma yaşandı, gerek bizim için ve gerekse hastalar için kan sürekli bir ihtiyaçtır. Tüm vatandaşlarımızı bizim için talasemi, lösemi ve diğer kalıtsal hastalar için kan vermeye davet ediyorum" diye konuştu. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Siverek’te kan bağışına yoğun ilgi
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 09 Apr 2023 12:27:04 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/09042023152704_4227c93f4e0de29a287b5bb9a4ce28ba.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/09042023152704_4227c93f4e0de29a287b5bb9a4ce28ba.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/09042023152704_4227c93f4e0de29a287b5bb9a4ce28ba.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bahar aylarında alerjik krizlere dikkat!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-bahar-aylarinda-alerjik-krizlere-dikkat-4271.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-bahar-aylarinda-alerjik-krizlere-dikkat-4271.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Alerjik astım, nefes darlığı, kuru öksürük veya hırıltılı solunum belirtileriyle ortaya çıkıyor. Hastanın yaşam kalitesini düşürüyor. Bahar aylarının gelmesiyle çoğalan polenler, alerjik astımı tetikleyebiliyor.İSTANBUL (İGFA) - Özellikle bahar aylarında ortaya çıkan polanler alerjik astımı olanlarda çeşitli belirtiler gösteiyor.&nbsp;

Alerjik astım hastalığında çevresel olduğu kadar genetik faktörler de rol oynuyor.

Uz. Dr. Banu Altoparlak, alerjik astım ile ilgili bilgi verdi.

Alerjik astımı tetikleyen bazı genetik faktörler arasında sıralayan Uz. Dr. Altoparlak, Ailede daha önce astım veya alerjik astım öyküsünün olması, Bebeklik veya çocukluk döneminde solunum yollarını etkileyen ağır hastalıklar geçirmek,&nbsp; Bebeklik veya çocukluk döneminde alerjen maddelere yoğun şekilde maruz kalmak, Sigara içilen ortamlarda dumana maruz kalmak ve Erken doğumla dünyaya gelmek bu faktörlerden bazıları olduğunu kaydetti.



ALERJİK ASTIM TEDAVİSİ ERTELENMEMELİ

Alerjik astım kronik bir hastalıktır ve tedavide en önemli konu hastanın rahatsız olduğu ortamlardan uzak durması gerektiğine dikkati çeken Altoparlak, "Bu rahatsızlığın tanısında hastanın öyküsü önemlidir. Öksürük ataklarının sıklığı, ailede astım varlığı ve alerjinin gösterdiği belirtiler belirlenmelidir. Alerjik astım krizlerinin kurtarıcı ilaçları bulunmaktadır. Ağızdan alınan veya nefesten çekilen ilaçlar, belirtileri azaltabilmektedir. Tedavinin ertelenmemesi hastanın yaşam konforu için önemli olmaktadır. Özellikle polen alerjisi olanların bahar aylarında ilaçlarını kullanması alerjik astım belirtilerini azaltmaktadır" dedi.

Uz. Dr. Altoparlak, bahar aylarında polenlerin en yoğun olduğu zamanlar 05.00 ile 10.00 arası olduğunu belirterek, bu zamanlarda açık havada uzun sürede bulunulmaması ve spor yapılmamasının alerjik astım hastaları için önemli olduğunu söyledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Bahar aylarında alerjik krizlere dikkat! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 09 Apr 2023 09:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/09042023144203_af8f842937dc3adba19413c47a2adff9.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/09042023144203_af8f842937dc3adba19413c47a2adff9.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/09042023144203_af8f842937dc3adba19413c47a2adff9.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Oruç migreni tetikleyebilir]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-oruc-migreni-tetikleyebilir-4259.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-oruc-migreni-tetikleyebilir-4259.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Aç ve susuz kalma süresinin artması vücutta birtakım ağrılara neden olabiliyor.İSTANBL (İGFA) - Kişide ayda 1 ya da 2’den fazla olmamak kaydıyla ataklar şeklinde gelen bir ağrı varsa ve bu ağrılar ilaç dışı yöntemlerle geçiyorsa bu kişilerin sahur ve iftar öğünlerini düzgün takip ederek oruçlarını tutabileceklerini paylaşan öroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Ancak migren gibi kronik ağrısı olan kişilerde oruç tutmak bu ağrıyı tetikleyebilir. Migren gibi çok şiddetli bir ağrıyla karşılaşmadığınız sürece orucunuzu bozmadan bu ağrıları gidermek mümkün” açıklamasında bulundu.

Migren benzeri ağrısı olan hastaların bazılarının koruyucu tedaviyi sürdürmek kaydıyla oruç tutabileceklerini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Örneğin; ayda 2-3 migren atağı olan bir hasta, atak gelmesin diye koruyucu tedavi alıyorsa, ilaç alım saatini ramazana göre düzenleyip, kriz sayısı da az olduğu için orucunu sürdürebilir. Migren hastaları oruç konusuna özellikle dikkat etmeli çünkü açlık, yüzde 100 migren ataklarını tetikleyen bir durum. Sık atağı olanlar ve çok şiddetli atak geçiren hastalar atağın geleceğini hissederler ve önceden ilaçlarını alırlar.

Ancak oruç sırasında ilacı alamayacakları için bu kişilerin çok şiddetli atak geçirme olasılığı vardır. Bu durum, kişiden kişiye farklılık gösterdiği için mutlaka kişi kendini test etmelidir. Şiddetli ağrıyla karşılaşan kişiler, ağrıyı ciddiye alıp oruç tutmakta ısrarlı davranmamalılar. Çünkü oruç, ağrılı hastalarda dengeyi çok ciddi bozabilir” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Oruç migreni tetikleyebilir - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 08 Apr 2023 12:00:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/08042023171035_e865f734e498a879552bb87d4b645bee.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/08042023171035_e865f734e498a879552bb87d4b645bee.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/08042023171035_e865f734e498a879552bb87d4b645bee.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ramazanda spor nasıl yapılmalı?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.urfaguncel.com/haber-ramazanda-spor-nasil-yapilmali-4244.html</guid>
                    <link>https://www.urfaguncel.com/haber-ramazanda-spor-nasil-yapilmali-4244.html</link>
                    <description><![CDATA[Ramazan ayında sağlıklı beslenmek ve kilo kontrolü sağlamak kadar düzenli egzersiz ve spor yapmak da önem taşıyor.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op Dr. Yaşar Akdoğan, Ramazan ayında doğru egzersiz ve spor programının nasıl yapılması gerektiği konusunda önemli bilgilendirmelerde bulundu.

BURSA (İGFA) - Ramazan ayında sağlıklı beslenmek ve kilo kontrolü sağlamak kadar düzenli egzersiz ve spor yapmak da önem taşıyor.

Nev Esentepe Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op Dr. Yaşar Akdoğan, Ramazan ayında nasıl spor yapılması gerektiği konusunda bilgiler verdi.

“Kişi sağlık için spor yapıyorsa, ramazan ayı boyunca antrenman programında bazı düzenlemeler yapmalıdır” diyen Dr. Akdoğan, “İftardan 2 saat sonra antrenman yapmak daha doğru olur. İftar öncesi veya hemen sonra egzersiz yapılmamalıdır.İftarda bol sıvı ve sindirimi kolay olan yiyecekler tüketmiş olmak gerekir.Antrenman 1 saatten daha uzun olmamalıdır.Spor, nemin ve sıcaklığın düşük olduğu ve tercihen hava akımının olduğu ortamda yapılmalıdır.Antrenman aşırı yorgunluk ve sıvı kaybına sebep olmayacak biçimde her zaman yapılandan daha hafif olmalı ve aralıklı yapılmalıdır.Giyim, iklim koşullarına uygun olmalı ve aşırı telemeyi engellemelidir.Yeterli uykuya dikkat edilmelidir. Uykusuzken yoğun antrenman yapılmamalıdır.Gün içinde yorucu aktivitelerden kaçınmak gerekir.Sakatlanmaları engellemek amacıyla spor öncesi ısınmak, spor sonrası vücudu esnetmek gibi her zaman geçerli egzersiz prensiplerine uymak gerekir” diye konuştu.

&nbsp;

YORGUNLUK HİSSİ NORMAL

“Ramazan ayı boyunca birçok kişide olduğu gibi, sporcularda da yorgunluk hissi şikâyeti vardır” diyen Dr. Yaşar Akdoğan, “Profesyonel sporcunun oruç tutması performansını düşürebilir.Sporcular, yeterli kaloriyi ve gerekli besin maddelerini almaya dikkat etmelidir.Oruç tutan sporcuların çoğunda gözlenen özellik, Ramazan ayı boyunca daha yağlı yiyecekler, daha fazla hayvansal protein ve daha fazla şeker tüketilmesidir.Ramazan’da yaygın olarak sporcularda daha geç saatte yatma ve uyku eksikliği gözlenir.Ramazan ayında oruçlu olan sporcu kaçınılmaz olarak bazı zorluklar yaşayacaktır.Sıcak havada dayanıklılık azalır ve çabuk yorulma olur.Belirli bir sıklette yarışması gerekiyorsa kilo düştükten sonra yorgunluk dönemini oluşur.Birkaç güne yayılmış yarışmalarda yorgunluk gözlenir.Günün geç saatinde olan yarışmalarda zorluk çekilir.Günü erken saatinde yarışma olması bir önceki günün yorgunluğun devamına sebep olur” açıklamalarında bulundu.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.urfaguncel.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Ramazanda spor nasıl yapılmalı? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 06 Apr 2023 08:37:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/06042023164135_16b66c705710a632f8bb83a8fdd33ae8.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/06042023164135_16b66c705710a632f8bb83a8fdd33ae8.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.urfaguncel.com/images/haber/06042023164135_16b66c705710a632f8bb83a8fdd33ae8.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>